Kapat

Bentaş pandemide yüzde 40 büyüdü

 Bentaş pandemide yüzde 40 büyüdü

225 kişilik istihdamı ile 56 ülkeye kedi kumu ihraç eden Bentaş Bentonit, pandemi nedeniyle işlerini yavaşlatan çoğu işletmenin aksine yüzde 40 büyümüş durumda..

Murat Gürsoy ile Karadeniz Sohbetleri’nde bu hafta Trabzon’dayız. Karadeniz’in ekonomik zenginliği ile dikkat çeken ve bölgenin ikinci en büyük kenti olan Trabzon’da özellikle kedi kumunda bir dünya markası yaratan Bentaş Bentonit’in CEO’su Turgay Ömür ile bir araya geldik. Uluslararası bilinirliğe sahip bir marka nasıl yaratılır? üzerine konuştuğumuz başarılı işadamından hedefe giden yolda “takım çalışması hayali gerçeğe dönüştürür” mottosunu anlatmasını istedik.

-Kedi kumundan uluslararası bir marka yaratmayı nereden akıl ettiniz?

-Asıl işim mali müşavirlik. Trabzon’da pek çok üst düzey şirkete ve isime mali müşavir olarak hizmet veren birisiydim. Bu konuda tevazu göstermek de istemem zira alanımda bir hayli başarılı olduğumu yıllık göstergeler de ortaya koyuyor. Kedi kumu işine girdiğimizde öncelikle bir araştırma yapmıştım. Türkiye’nin kedi kumunda toplam pazarı 10 bin ton civarındaydı. Bizim üretimimiz ise 40 bin ton. O nedenle önceliğimiz iç pazar değil ihracat oldu. Başlangıçta fason odaklı yani başka firmaların markalarına iş yaparak yol aldık. Kazandığımız her kuruşu yine işletmeye katarak 4 bin liraya kurduğumuz tesisin aktif toplamını 100 milyon liranın üzerine çıkardık. Daha sonra VanCat ve Cat’s White markalarını tescil ettirerek kendi markamızla piyasaya girdik. Şu anda VanCat toplam satışlarımızın yüzde 25’ini oluşturuyor. Grup içinde yönettiğimiz diğer 5 marka ile bu rakam daha yukarıya çıkıyor.

-Hammaddeniz bentonit ve Fatsa’daki yataklardan çıkan hammaddeyi Fatsa Organize Sanayi Bölgesi’nde işliyorsunuz…

-Zaten bizim amacımız Türkiye’nin bentonitini hammadde olarak yurtdışına çıkışını engellemekti. Biz fabrikalarımızda nihai ürünü yapmaya çalışıyoruz. Hammaddeyi üretim sahamıza getirip formüle ederek tesiste besleyip granül elde etmek ki buna yarı mamul diyoruz. Son olarak da bu yarı mamulü paketleyerek ihraç ediyoruz. Bugün için ihracatımızın yüzde 90’lık kısmını paketli ürün bazında gerçekleştiriyoruz.

-Bu potansiyelle yan sektörlere de büyük katkı sağlamış olmuyor musunuz?

Tabi ki. Biz günde 20 tır mal üretiyoruz. Bu 20 tır ürün için en az 30 tır hammadde kullanımı gerekiyor. Bu şu anlama geliyor.30 tır madenin fabrikaya girsin ki 20 ton işlenmiş ürün çıksın. Samsun limanından ayda 400 konteyner mal çıkışımız oluyor. Bunun için yılda bin ton sadece plastik rulo torba ve palet kullanıyoruz. Yılda 4 milyon lira palet harcamamış oluyor. Enerji sektörünü de bu kapsamda sayabiliriz. Yani bir anlamda çarpan etkisi oluyor.

-Pazar payınız hakkında neler söylersiniz?

-Şu anda Avrupa’nın en büyüğü konumundayız. Almanya bu anlamda en büyük partner ülkemiz. Oradaki en büyük market zincirlerine kendi markaları adına hizmet veriyoruz. Sadece bu ülkeye 80 konteyner kedi kumu ihracatımız var. Finlandiya ve Danimarka da çok önemli pazarlarımız. Bunun yanında Ortadoğu’da varız. Uzakdoğu’da iki yıldır ciddi mesafeler kat ettik. Aynı şekilde Güney ve Kuzey Amerika’da da kedi kumu pazarına girdik. Avrupa’ya bakıldığında geçen yıl 100 bin ton ürün sattık. Bu yıl en az 130 bin ton satış gerçekleştireceğiz ve bu toplamın yüzde 90’ı paketlenmiş olacak.

-Peki, dünya liderliği ne zaman?

-Toplam üretim kapasitemiz 250 bin tona ulaştığında… Beyaz bentonitte o hedefe doğru yürüyoruz. Distribütörler aracılığıyla da yol alıyoruz. 4-5 yıl önce oluşturduğumuz Türk-Alman ortaklığı ile Avrupa’daki ihalelere çok kolay girip kazanabiliyoruz. Market sektöründe çok güzel bir çözüm ortaklığımız oldu. Avrupa’da bu türden lojistik bir desteğe ihtiyaç vardı. Dolayısıyla yakın gelecekte planlamalarımızı dünya liderliği için yapıyoruz.

-Siz bu yolda ilerlerken dünya markası olma yolunda aldığınız uluslararası bir ödülün tetikleyici olacağını düşünüyoruz. Sizce de öyle mi?

-Tabi ki… Türkiye’de pet sektöründe dünya markası ödülünü alan ilk ve tek firmayız. World Branding Forum tarafından düzenlenen Evcil Hayvan Temizliği ve Sağlığı kategorisinde Brand of the Year 2019 ödülü VanCat’in oldu. İngiltere merkezli olan forum tarafından iki yılda bir düzenlenen World Branding Awards Animal Edition ödüllerinde VanCat, kategorisinde yılın markası ödülüne layık görülürken ödülü geçen yıl tam da bugünlerde Avusturya Cumhurbaşkanı’nın resmi ofis ve ikametgâhı olan Hofburg Sarayı’nın taht odasında düzenlenen görkemli gecede aldık. Bizim için oldukça mutluluk verici bir gelişmeydi. Emeğimizin karşılığıydı adeta. Zira 13 yıl önce tescillenen VanCat markamızı 56 ülkeye ihraç ediyoruz. Rusya, Yunanistan, Ukrayna, Malta, Portekiz, İspanya. Bu pazarlardaki müşteri memnuniyeti ve internet üzerinden 100 bin kedi kumu kullanıcısının katıldığı anket bize bu ödülü getirdi. Kendi segmentinde THY gibi bir kuruluşun da aynı ödülü alması bizi daha fazlasıyla mutlu etti. Gururlandık. Ebette yaptığımız işlerin ve üstlendiğimiz sorumluluğun yansıması oldu.

-Ve peşinden gelen bir başka ödül daha…

- “İhracatın Yıldızları” yarışmasında “Özgün Ürün Şampiyonu” kategorisinde üçüncülük ödülü aldık. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) öncülüğünde düzenlenen organizasyonda 13 dalda 22 firmaya ödül verildi. Burada da Tüpraş ve Petkim gibi markalarla aynı ödülü almak da gerçekten gurur verici oldu.

-Sizin için bir başka gurur kaynağı da vergi rekortmenliğiniz olsa gerek…

-Evet… Fatsa’da 2019 yılı verilerine göre vergi rekortmeni Bentaş Bentonit oldu. Bu gurur aslında hepimizin. Layık görüldüğümüz vergi rekortmenlik ödülünü Ordu Defterdarı sayın Kemalettin Işık takdim etti. Sayın Işık’a ve Fatsa Vergi Dairesi Müdürü sayın İbrahim Akan’a ve ekiplerine sonsuz teşekkürlerimizi bir kez daha iletmek isterim.

-Bu arada dünyada olduğu gibi ülkemizde de bir pandemi süreci yaşandı. Her ne kadar normalleşmeye yönelik adımlar atılsa da ekonomik anlamda zor bir dönemdi. Bu süreci siz nasıl yönettiniz?

-Başlangıçta çok üzüldük. Ekonominin kötüye gideceğini fark ettik. Sağlık açısından ise kendi adımıza şirketimizde gereken önlemleri aldık. Ekonomi kapanacaksa biz de kapanacaktık. Fakat devletimiz süreci çok iyi yönetti. Biz de 24 saat üç vardiya esasına göre çalışmayı sürdürdük. Avrupa’nın kapandığı ortamdan yüzde 40 büyüme ile çıktık.

-Biraz da yatırım stratejilerinizden bahsedelim…

Grup bünyesinde 7 firmamız var. Amiral gemimiz Bentaş Bentonit. Ankara’da bir fabrikamız var. Aynı zamanda Ordu’da maden firmasında ortaklığımız, lojistik ve pazarlama firmamız var. Son olarak Ankara Kahraman Kazan’da bir yatırımımız var. Orada da büyük hissedarız. Yakın zamanda Nevşehir’de maden ruhsatı olan bir başka firmada bizimle iletişime geçti. Tabi bütün bunlar dünyada aranan bir firma olmamızdan kaynaklı. Dolayısıyla ileriye dönük olarak Nevşehir’de bir fabrika kurarak Mersin Limanı çıkışlı Uzakdoğu’ya ve ABD’ye mal satışını daha kolay hale getireceğiz. Gelen taleplerin üretime yetmemesi üzerine Ordu’daki fabrikamızda yeni tesisimizi devreye sokma kararı aldık. Ekim ayında o tesisi de işler hale getireceğiz.

-Bunca yoğunluk aynı zamanda ciddi istihdam anlamına geliyor. Grup bünyesinde kaç kişi çalışmaktadır?

-Grup firmalarında 225 kişi çalışıyor. Belki az gibi görünebilir ama bütün tesislerimizin tam otomasyon ile entegre edildiği sistemde çalışanlarımızı sadece palete koyacağımız ürünlerin taşınmasında kullanıyoruz.

-Yeminli mali müşavirlik babadan oğula geçen bir meslek değil. Belli ki sizden sonrakilere güzel bir gelecek hazırlamışsınız. Size bu planlamada eşlik edenler kimlerdir?

-Firmayı asıl kurma amacımız çocuklarımız içindi. Üç oğlum var ve bunların geleceğini garanti altına almak istedim. Büyük oğlum Fatih Ömür Bilkent Üniversitesi mezunu. Firmanın tüm kademelerinde sırasıyla görev aldı. Bir buçuk yıl önce de şirketin genel müdürü olarak bayrağı benden devraldı. İşinde oldukça başarılı ve güzel bir şekilde götürüyor.  İkinci oğlum Yavuz Ömür de Bilkent Üniversitesi’ni burslu kazandı. ABD’de işletme masterı yaptı. Yaklaşık bir buçuk yıl önce Türkiye’ye döndü. Bentaş Bentonit’in ihracat ve lojistiğini çok başarılı bir şekilde yönetiyor. 150 müşterinizin 110’u uluslararası müşteri ve bu kolay bir iş değil. Üçüncü oğlum Murat Ömür de Hacettepe Maden Mühendisliği’nden henüz mezun oldu. İki aydır fabrikada. Staj ve laboratuvar gibi eğitimlerle yurtiçi pazarlama laboratuvar, ürün gelişiminde destek olacak. Çünkü amacımız yakın gelecekte ülkemize yeni bir “turquality” markası kazandırmak olacak.

-Son olarak hedeflerinizi sormak isteriz. Yakın gelecekte Bentaş Bentonit A.Ş.’yi nerede göreceğiz?

-Sıradaki hedefimiz Türkiye’nin üretimden satış yapan ikinci 500 ile üretimden ihracat yapan yine ikinci 500 firmaları arasına girebilmek olacak. İkinci hedefimiz ise marka değerlerimizi arttırmak ve VanCat ve Cat’s White markalarımızı tüm dünyada daha tanınır hale getirebilmektir.

 

BENTAŞ BENTONİT

2007 yılında kurulan Bentaş Bentonit A.Ş. ülkemizde bulunan beyaz bentonit rezervlerini, çeşitli işlemlerden geçirerek dünyada 56 ülkeye ihraç etmektedir. Türkiye’deki beyaz bentonit rezervlerinin yüzde 90 yakın kısmı Ordu-Ünye-Fatsa civarındadır. Bu rezervlerin önemli bölümünü elinde bulunduran Bentaş Bentonit, Türkiye pazarının yüzde 80’inden fazlasını da domine etmektedir. Ülke genelinde 30’a yakın büyük toptancı ya da iş ortaklığı olan işletme hem üretim kapasitesi hem de paketleme kapasitesi olarak Avrupa’nın önde gelen firmasıdır. Bentonit kedi kumunun yanında, seramik için mikronize bentonit de üreten işletme Hindistan başta olmak üzere İtalya, Birleşik Arap Emirlikleri ve Çin gibi ülkelere ürün satışı gerçekleştirmektedir. Avrupa’da her noktaya ulaşmış olmanın vermiş olduğu sorumlulukla son yıllarda kendi markalarına yatırım yapmaktadır. VanCat markası 42 ülkede, Cat’s White markası ise 15 ülkede satılmaktadır.

.

Bu Haberlerede Göz Attınızmı ?