Kapat

Oysa devlet desteksiz bırakmıyor…

 Oysa devlet desteksiz bırakmıyor…

Getirilen sistem değişiklikleri ile devlet desteklerinde başvuru süreçleri daha kontrollü ve daha hızlı olmaya başladı. Artık firmalar destek başvurularını tek aşamada yapabiliyorlar. Dosyalarının hangi personelde, hangi aşamada ve hangi durumda olduğuna ilişkin süreci çok rahat takip edebiliyorlar. Sahip olunan belge, resim, harç istisnası belgelerini tek ekranda görüntüleyebiliyorlar. İletişim teknolojine bağlı gelişmelerle süreç neredeyse ışık hızında ilerlerken işletmeler yakın geçmişteki bürokratik işlemlerden kurtulmanın rahatlığı ile desteklere daha kolay ulaşabiliyorlar..

Murat Gürsoy ile Karadeniz Sohbetleri’nde bu hafta konu başlığımız “destek yönetim sistemi.”  Ticaret Bakanlığı’nın Ocak 2021’de yürürlüğe koyduğu “destek yönetim sistemi”nin iş dünyasındaki yansımalarını İnovakademi Eğitim ve Danışmanlık Firması’nın iki yöneticisine Fatma Kordu ve Gökhan Erol’a sorduk. Beklenen olumlu etkilerini, destek sürecini ve firma kriterlerini iki yetkin isimden dinleyip sayfamıza taşıdık.

-Sohbetimizde bu hafta alanında yetkin iki ismi aynı anda konuk edeceğiz. İnovakademi Eğitim ve Danışmanlık Firması’nın iki yöneticisi Gökhan Erol ve Fatma Kordu. Gökhan bey önce sizinle başlayalım… İnovakademi Eğitim ve Danışmanlık olarak çıkış noktanız ve işletmenin geçmişi hakkında kısaca bilgi verir misiniz?

- İnovakademi Eğitim ve Danışmanlık olarak 20 yıla yaklaşan bir geçmişe sahibiz. Benim ise 31 yıllık ihracat geçmişim var. Bu süre zarfında tüm Türkiye’de 30 bine yakın katılımcıya değişik eğitimler verdik. Deyim yerindeyse gitmediğimiz, ayak basmadığımız il kalmadı. Halihazırda inovatif olarak hedef pazar analizi ve ticari istihbarat çalışmaları yapıyoruz. Şirketlerimizi yurt dışına açılması konusunda desteklerde bulunuyoruz. Ticaret Bakanlığı’nın UR-GE projelerinde yer alıyoruz.

- Fatma hanım sizin ihracat geçmişiniz ve alanınızı öğrenebilir miyiz?

-İnovakademi Eğitim ve Danışmanlık’ta devlet desteklerinden sorumlusuyum. Kurum içi çalışma firmalarımızın devlet desteklerinden daha etkin nasıl yararlanabileceğine yönelik. 6 yıllık ihracat operasyon geçmişimle bilgilerimi aktarmaktan büyük keyif duyuyorum. Devlet desteklerinden faydalandırmayı sağlıyoruz. Aslında bu noktada devletimiz diyor ki “siz ihracat yapın, bir adım atın. Ben size iki adım geleceğim.” Bizim için de böylesi bir aksiyon gurur verici oluyor elbette.

-Sistem nasıl işliyor peki?

-Ticaret Bakanlığı’nın “destek yönetim sistemi”nin yürürlüğe girmesiyle birlikte devlet desteklerinin başvuru süreçleri daha kontrollü ve daha hızlı olmaya başladı. Bu da olumlu yansıdı tabi. Artık firmalar destek başvurularını tek aşamada yapabiliyorlar. Dosyalarının hangi personelde ya da hangi aşamada olduğunu rahatlıkla takip edebiliyorlar. Sahip olunan belge, resim, harç istisnası belgelerini tek ekranda görüntüleyebiliyorlar. Her şey elektronik ortamda gerçekleştiği için kâğıt ve diğer fiziksel evrak kullanımında da tasarruf sağlanıyor. Yine yurt dışındaki fuarlar sektörel ticaret heyetleri ve diğer pazarlama faaliyetlerine hızlıca erişim sağlanabiliyor. Bakanlığımızın ihracatçılara sunduğu bu hizmetlere tek ekrandan erişim sağlayabildikleri için aslında çok avantajlılar diyebilirim. Bunun firmalara çok önemli yararı var.

-Devlet desteklerinden yararlanabilmesi için bir firmanın hangi kriterlerde olması lazım?

Gökhan Erol – Aslında çok bir şart yok. Tek bir şart var şahıs şirketi olmayacak. Ticaret Bakanlığı diyor ki; şahıs şirketleri hariç, sermaye şirketleri yani limited ve anonim şirketler ile diğerleri bu destekten faydalanabilir. Şahıs şirketlerini kapsam dışında bırakılmış. Sıklıkla şöyle sorularla da karşılaşıyoruz. “Ben hiç ihracat yapmadım acaba bu desteklerden faydalanabilir miyim? Evet faydalanabilirsiniz. Devlet hiç ihracat yapmamışsın bu desteklerden yararlanamazsın demiyor.

-Yurt dışı depo, ofis mağaza destekleri, yurt dışı tanıtım destekleri son dönemde önemli hale gelmeye başladı. Bu konuda ne gibi fırsatlar var?

Gökhan Erol – Ticaret Bakanlığı’nın birçok desteği var. Bunlardan biri ofis, mağaza, showroom, yurt dışı birim ve tanıtım desteği diye geçiyor. Diyelim yurt dışında ihracatınızı artırmak için bir yerde ofis ya da mağaza kiralayacaksınız. O ülkede mağazanız olursa ihracatınızı artıracaksınız. Diyorsunuz ben burayı kiralayayım. Ama bir yandan da cesaret edemiyorsunuz. Devlet işte bu aşamada ben sana burada da destek vereyim diyor. Burada üretici olmak veya olmamak ile ilgili ayrım var. Ticari şirket misiniz, sınai şirket misiniz? Sınai şirket demek üretici olmak demek, üretici olmanın ispatı için kapasite raporunuzun olması gerekiyor. Eğer siz kapasite raporu sahibi yani başka bir deyişle merdiven altı olmayan bir şirket iseniz bunu da kapasite raporu ile belgeleyebiliyorsanız üretici olarak kabul ediyor sizi ve 10 puan daha fazla destek veriyor. Sınai şirketlere yüzde 50, ticari şirketlere yüzde 40 oranında destek var.

-Farklı destek limitleri olsa gerek…

-Evet… Destek limiti de değişiyor. Ofis, mağaza, showroom, depo olmasına göre birim başına yıllık 75 bin ile 120 bin dolar arasında destek var. Diyelim ki siz üretici şirketsiniz, yurt dışında da bir mağaza açayım diyorsunuz ihracatımı ben o şekilde artıracağım diyorsanız o zaman size yüzde 50 destek veriyor. Diyelim ki yıllık 200 bin dolara bir mağaza tuttunuz. Devlet diyor ki bunun yüzde 50’sini 100 bin dolarını ben sana iade edeceğim.

-Burada bir başka ayrıntı da şu olsa gerek. Acaba 200 bin dolarlık kiramın 100 bin dolarını devlet benim hesabıma mı yatıracak?

-Hayır öyle olmuyor. Sen tut diyor kiralayacağın yeri bunu diyor bizim orada ticaret ataşemiz var. Müracaat et o bir incelesin diyor. Ticaret ataşemiz gidiyor dükkânı, mağazayı öyle bir yer var mı yok art niyetli bir girişim var mı yok mu ona bakıyor. Ondan sonra kira mertebesine bakıyor, herhangi bir oynaklık marjı var mı fiyatta onlara bakıyor. Her şey uygunsa bir formu var onların size uygundur yazısı veriyor. Siz o formla birlikte bulunduğunuz ihracatçı birliğine müracaat ederek yurt dışı birim desteğinden faydalanabiliyorsunuz. Her bir birim için 4 yıl boyunca her bir ülke için bu destekten faydalanabilmeniz mümkün. Firma başına da her bir şirketin 25 farklı birim olarak bu destekten faydalanması mümkündür. Birim açma niyetimiz varsa burada ciddi oranlarda desteklenmeniz gayet mümkündür. Bununla ilgili de devletin desteği vardır. Bir diğer destek de ofisi açtınız, bir de tanıtım yapayım dediniz. Şimdi artık dijital çağda yaşıyoruz. Dijital pazarlama yapabilir, sosyal medya mecralarında yapabilir, istiyorsa görsel basında yapabilir, yazılı basın olabilir, web sitelerinde olabilir, panolar olabilir gibi. Eşantiyon olabilir, bir konferansa sponsor olabilir.

-Böylesi bir tanıtım faaliyeti harcaması için limitler nedir?

 -Yüzde 60 oranında destek alıyor. Bu destekte ofis, showroom, mağaza olmasına göre yıllık 150 bin dolar ile 250 bin dolar arasında yıllık ülke başına değişiyor. Yüzde 60’ı 200 bin dolar olduğunu düşünürseniz gerçekten çok yüksek bir destek. 4 yıl boyunca da bu destekten faydalanabiliyorsunuz. Tabi gittiğiniz ülkede marka tescilinizin olması lazım. Aksi taktirde marka tesciliniz yoksa, markanız taklit edilebilir. Yüzde 50’si yıllık 50 bin dolara kadar 4 yıl boyunca yurt dışı marka tescil desteği vardır. Burada tabi ilgili ülkede markayı tescil ettirebileceğiniz gibi Madrid protokolü diye bir şey var. O marka tescilini yaptırdığınız da 170 ülkede tek kalemde tescil ettirip geçip gidebiliyorsunuz. 

-“Yurt dışına gitmişken markayı da tescil ettireyim” diyenler de olacaktır. Böyle bir destek var mı peki?

-Evet var yıllık yüzde 50’si 50 bin dolara kadar destek var. Türkçesi şu sen diyor devlet 100 bin euroya kadar harca marka tescili 50 binini ben sana iade edeceğim diyor. Çok büyük bir destek.

-Destek süreçleri ile ilgili nasıl bir yol izlenmeli? Bu sorunun cevabını da Fatma hanımdan alalım…

- Devlet desteklerinin başta mutlaka mevzuatları okunması gerekiyor. Orada talep edilen evrakın firmalar tarafından eksiksiz hazırlanması gerekiyor ilk aşamada. Eğer eksik yaparsak dosyayı inceleyen uzman eksiklik bildiriminde bulunabilir. Bunun sonucunda eksik evrakı yeniden bulmaya çalışıp sisteme yeniden yükleme yapıyoruz ondan sonra hak edişimizin gelmesini bekliyoruz. Eksik evrak sunduğumuz için de sistemi başa döndürdüğümüz için de bizim de hak edişin süresi artmakta oluyor. Mutlaka dikkat edilmesi gereken en önemli şey mevzuatın dikkatlice okunup eksik evrakların doğru şekilde hazırlanması gerekiyor. Bakanlık tarafından istenilen bu belgelerin mevzuata uygun hazırlanması aslında bizi doğruya götürecek en iyi yol. Bunun dışında şirketlerin destek süreçlerinin takibini daha etkin yapabilmeleri içinse bu işlerle ilgilenecek bir personelin bulundurulması önemlidir. Günümüz şirketlerinde destekten yararlanamayan firmaların en büyük eksikliği bence sürecin birçok şirket tarafından takip edilmesi. Süreci birçok kişi takip ediyor ve bu yüzden doğru bilgi akışı sağlanamıyor. Bu işin belirli personeller tarafından yapılması süreci daha doğru geçirmemize neden olacaktır. İlgisiz çalışanlar yaptığında iş yükü olarak görüyorlar ve dolayısıyla firmalar hak kaybına uğruyor. Genelde bizim çalıştığımız firmalarda evrak takibini muhasebeler yapıyor. Ama bu personellerin yoğun olduğu zamanlarda bakanlıktan destek süreciyle ilgili eksiklik yazıları geliyor. Bu yoğun oldukları dönemlerde eksiklik yazılarını görünce yoğun oldukları için cevaplayamıyorlar, ikinci plana atıyorlar aslında. Bu yüzden de eksiklik tamamlama süreci içerisinde talep edilen evrakları dolayısıyla sisteme sunamıyorlar. Şirket bünyesinde bir kişinin bu işleri takip etmesi ya da bizim gibi danışmanlık firmalarından profesyonel destek almaları benim en önemli tavsiyemdir.

-Yani firmaların bu konuda fazla bilinçli olmadıklarını söyleyebilir miyiz?

-Yeni sistemle beraber 1 Ocak 2021’de DYS sistemine geçildi biliyorsunuz. Biraz daha sıkıntılı bir sistem ama sistem güzel bir sistem. Her başvuru sürecinde ibraz etmemiz gereken belgeleri bu sisteme tekrar ibraz etmiyoruz. Bunun için büyük bir zaman kazandırıyor bize. İşleyiş zamanla oturacaktır.

 

 

 

Bu Haberlerede Göz Attınızmı ?