Kapat

Sınai hakları en az diğer sermaye tipleri kadar önemlidir

 Sınai hakları en az diğer sermaye tipleri kadar önemlidir

Marka tescili, sahibine ilgili markanın tescil kapsamındaki mal ve hizmetler için marka sahibinin izni dışındaki her türlü kullanımını engelleme hakkı verir. Marka sahibi markayı bizzat kendi kullanabileceği gibi başkalarına da marka kullanım izinleri verebilir. Markanın marka sahibinin izni dışında kullanımı durumunda kanunda önemli yaptırımlar getirilmiştir..

Günümüzün hızla değişen ekonomi düzeninde tescilli bir markanın tescilsiz markalara oranla büyük avantajlarının olmasıyla marka tescilinin önemi bir kez daha ortaya çıkmaktadır.

Bir işletmenin ürettiği mal ya da hizmeti diğer işletmelere ait mal ya da hizmetlerden ayrılmasını sağlayan işaret olarak bilinen marka aynı zamanda bir işletmenin tüm varlığını temsil eder. Dolayısıyla bu kadar önemli bir işaret, özenle korunmalı, yasal olarak tescil edilmeli ve bunu kanıtlayacak belgeye sahip olmalıdır.

İşte biz de konuya gereken duyarlılığın gösterilmesi amacıyla Murat Gürsoy ile Karadeniz Sohbetleri’nde tüm yönleriyle marka tescilini konuşmak istedik. Konuğumuz ülkemizin önde gelen marka patent kuruluşlarından Markiz Patent Genel Müdürü Orhan Eriman.

-Öncelikle Markiz Patent’ten kısaca bahseder misiniz?

-30 yıldır marka ve patent vekilliği yapıyorum. Marka, patent ve endüstriyel tasarım tescil işlemleri konusunda gerek yurtiçi gerekse yurtdışında hizmet veren bir danışmanlık firmasıyız. Dünyanın her yerinde markaların tescil edilmesi ve sonrasında markaların izlenmesi konularında faaliyet göstermekteyiz.

-Markiz Patent’i diğer paydaşlarından ayıran en önemli fark nedir?

-Markiz Patent, butik hizmet verme anlayışı içinde olup, uzun vadeli çalışma ve doğru hedefler üzerinde hareket etmektedir. Markiz Patent'te çözümler standart değildir. Çözüm, her müşterinin yapı ve beklentisine en uygun ihtimal düşünülerek ortaya konur. Müşterilerinin ihtiyaç ve beklentilerini anlama konusunda özel bir çaba içindedir. Markiz Patent, sınai hakların en az diğer sermaye tipleri kadar önemli ve değerli olduğuna inanmaktadır. Bu doğrultuda üye olduğu pek çok sivil toplum kuruluşu bünyesinde de çeşitli faaliyetler sürdürmekte, sanayi ve ticaretle uğraşan tüm toplum kesimleri ile bilgi alışverişinde bulunmaktadır.

-Marka tescili neden gereklidir?

-Taklitçi kişi veya firmaların haksız rekabetini önlemenin ilk adımı “marka tescili" ile mümkündür. Bir markayı korumak marka vekilleri aracılığıyla yapılan "marka ön araştırma" işleminden sonra Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde marka tescil ile gerçekleşir. Markaların sınıf, hizmet araştırması yapıldıktan sonra doğru sınıf için marka tescil başvurusu yapılır.

-Peki bu tescil işletmeye ne sağlar?

-Marka tescili, sahibine ilgili markanın tescil kapsamındaki mal ve hizmetler için marka sahibinin izni dışındaki her türlü kullanımını engelleme hakkı verir. Marka sahibi markayı bizzat kendi kullanabileceği gibi başkalarına da marka kullanım izinleri verebilir. Markanın marka sahibinin izni dışında kullanımı durumunda kanunda önemli yaptırımlar getirilmiştir.

-Süreç nasıl işlemektedir?

-Marka tescil süreci Türk Patent ve Marka Kurumu’nda yapılan başvuru ile başlar. Türk Patent uzmanlarınca yapılacak incelemenin ardından, benzerlik ve marka olma kriterleri açısından değerlendirilir. Uygun görülmesi halinde, kamuoyunun bilgisine sunulmak üzere Resmi Marka Bülteni’nde yayınlanır. Herhangi bir itiraz gelmemesi durumunda, TürkPatent marka tescil belgesini düzenler. Tüm bu süreç (herhangi bir itiraz gelmemesi halinde ) yaklaşık 7 ay sürmektedir. Ancak tescil başvurusu yapıldığı an itibariyle hak başvuru sahibindedir. Marka tescil belgesinin geçerlilik süresi 10 yıldır. Her on yılda bir ilgili harçlar yatırılarak marka tescilinin süresini uzatmak mümkündür. Markanın, tecil tarihinden itibaren beş yıl içinde ve hatta Rusya gibi bazı ülkelerde 3 yıl haklı bir neden olmadan kullanılmaması veya bu kullanıma beş yıllık bir süre için kesintisiz ara verilmesi halinde, marka mahkeme kararı ile iptal edilebilir.

-Tescil tek başına yeterli midir?

-Markanın tescil edildikten sonra da titizlikle izlenmesi gerekmektedir. Markaların tescil edilmesi onların taklit edilemeyeceği anlamına gelmemektedir. Türk Patent ve Marka Kurumuna yapılan başvuruların izlenmesi, benzerlerinin tespit edilmesi ve tescilin engellenmesi şarttır. Aksi takdirde piyasada markanıza çok benzer markaların türemiş olduğunu görebilirsiniz.

TürkPatent Resmi Marka Bülteni'nde yayınlanan markaların tümü kesinlikle tescil edilebilir anlamına gelmemektedir. Sınai Mülkiyet Kanununa göre, TürkPatent incelemesinden geçen başvurular iki ay süre ile ilan edilmekte ve ilan süresi içerisinde haksız rekabet ve benzerlik oluşturan başvurulara itiraz edilebilmektedir. Tescilli marka sahibinin başvurusu yapılan benzer markaları tespit edip, kendi markasına zarar vereceğini düşündüğü benzer markaların tescil işlemini engellemesi gerekmektedir. Aksi takdirde tescilli markaya benzer olan marka tescil edilir. Tescil edildikten sonra da TürkPatent nezdinde itiraz yapılamaz. Ancak tescilin iptali dava ile mümkündür. Dava hem uzun zaman alan hem de maliyetli bir işlemdir. Bunun yanında marka başvuruları incelenirken Sınai Mülkiyet Kanunu ve uygulamaları hakkında da bilgi sahibi olunmalıdır. Tespit edilecek markanın gerçekten tescilli olan markaya benzeyip benzemediği ve bu markanın iptal edilip edilemeyeceği ile ilgili uzmanlık ve tecrübe gereklidir.

-Türkiye’de yapılan tescil yurtdışında geçerli midir?

-Markalar, sadece tescil edildikleri ülkelerde korunurlar. Türkiye’de yapılmış olan marka tescili sadece Türkiye sınırları içinde geçerli olup, uluslararası piyasalara açılmadan önce markanızın tescil durumunun yurtdışında da araştırılması gerekmektedir. Özellikle kendi markası ile ihracat yapan şirketlerin, mallarını gönderdikleri ya da pazar olarak gördükleri her ülkede markalarının tescil ettirmesi gerekmektedir.

-Neden yurtdışında marka tescili yaptırılmalı?

-İlgili ülkede markanız ile satış yapmanızın veya hizmet vermenizin engellenmesi,

-Mallarınızın gümrüklerde veya o ülke sınırları içinde toplatılması,

-Tazminat ve ceza davaları gibi risklerin önüne geçer.

Markanızı siz tescil ettirmezseniz bir başkası (Ör: ilgili ülkedeki distribütörünüz) kendi adına bilerek veya bilmeyerek tescil ettirebilir.

-Yurtdışında marka tescili nasıl yapılır?

-Yurtdışında marka tescilinde kullanılan 4 farklı yöntem vardır. 107 ülkenin imza koyduğu Madrid Protokolü Tescili, 27 Avrupa Birliği ülkesinin yer aldığı Avrupa Birliği Tescili ile 17 ülkenin katılımıyla oluşan Afrika Birliği (OAPI) ve lokal bazda tescil olarak 4 farklı yöntemden bahsedebiliriz. Madrid Protokolü sistemi en çok kullanılan yöntemdir. Sisteme üye olan 107 ülkenin tamamında tescil başvurusu yapılabileceği gibi, bu ülkeler arasından sadece belirlediğiniz ülkeler için de tescil başvurusu yapılabilir. Türkiye’de en çok kullanılan yöntemdir. Merkezi İsviçre’de olup, tek bir başvuru ile birçok ülkede tescil yapabilme imkânı sağlamaktadır. Hem maliyet, hem prosedür, hem süreç açısından avantajlıdır.

-Ve diğerleri…

-Evet diğerlerinde Avrupa Birliği (EUTM) tescili ise tek bir başvuru ile 27 Avrupa Birliği ülkesinde tescil imkânı sağlamaktadır. OAPI tescil başvurusunda ise tek bir başvuru ile aşağıda belirtilen 17 Afrika ülkesinde tescil başvurusu yapma imkânı sağlamaktadır. OAPI ülkeleri içinde Benin, Burkina Faso, Çad, Ekvator Ginesi, Fildişi Sahili, Gabon, Gine, Gine Bissau, Kamerun, Kongo, Mali, Moritanya, Nijer, Orta Afrika Cumhuriyeti, Senegal, Togo, Komorlar yer almaktadır. Körfez ülkeleri (Birleşik Arap Emirlikleri, Yemen, Katar ve Suudi Arabistan) ve birçok Afrika ülkesi (Nijerya, Güney Afrika Cumhuriyeti,) yukarıdaki toplu tescil sistemlerinden hiçbirine dahil olmadıkları için buralarda lokal bazda tescil başvurusu yapılabilmektedir. Yani direk söz konusu ülkelerin Resmi Patent ofislerine başvuru yapılmaktadır.

-Teşekkür ediyorum…

 

 

Bu Haberlerede Göz Attınızmı ?