Kapat

VE ÇIKARKEN...

 VE ÇIKARKEN...

Keyf veren bir olayla  başlıyorum bu yazıya.  Bu resmi paylaştığım dostum Aslı  Karamete,  Olimpiyat’lara  Türkiye’den 2. kez katılan ilk kadın eskrimci .Annesi Nili, İsrael ulusal takımında  yer almış bir eskrimci..

Kenan MORTAN

Master dereceli  mühendis İrem,önce Rio, şimdi de Tokyo’da  pistte.Yarışacağı eskrim pisti ise  -büyük bir olasılıkla-babası ve  öncü girişimci Müh.Mehmet Karamete‘nin  ‘’Greenapple‘’ imalatı.

İrem’in geçen sene  şu sıralarda Olimpiyat’lara katılım hakkı yoktu... Herkes  virüs ile gün doldururken, o kocası ve hocası olan dünya şampiyonu İtalyan asıllı Andrea ile birlikte olağandışı bir kış çıkardı,kendini  hazırladı, 24 Mart’da Doha’da  Fransız ve İtalyan rakiplerini yenerek  ‘’olimpiyatlara katılım hakkını‘’ elde etti. Flöre dalında 34  yarışmacı olacak. İrem,şimdi dünya klasmanında  22. sırada.

Eskrimde adını ilk duyuran 1936 Berlin Olimpiyatlarına katılan   ve  resmi  törende ‘’ Hitler’in elini sıkmayan ‘’ arkeolog Prof. Dr. Halet Çambel oldu.

’’ İyiye / Doğruya / Güzele selam durulacaktır ‘’diyen,yazı çınarımız Yaşar Kemal‘in dizesini anmanın anı...

İrem !  Bahtın açık olsun...

 

                                                                  X   

 

ABD,Eylül ayında  Afganistan’dan çıkıyor.

40 uzun yıldan sonra...

1979‘da Talibancıları destekleyerek Sovyetleri Afganistan’dan atabileceklerini   düşünmüşlerdi.

Son 20 yılda bu ülkede her yıl 100 milyar $ harcadı, bu toplamda 2 Trilyon dolar eder. Afgan ekonomisi ise  bir yılda  20 milyar $ yaratabiliyor.

Sonuç, ABD için kocaman bir ‘’sıfır ‘’ oldu.

Taliban güçleri, bu ülkede yönetimi süratle  ele geçiriyor.Ülkenin toplam 400 idari biriminin 325‘i Talibancı güçlerin elinde.

Ülke en geç 36 ay içinde ‘’ şeriat ‘’ esaslı bir  devlet  modeline  geçecek...

Bu işler nasıl başladı ?

1979 dünyada  bir ‘’ kırılma ‘’ yılıdır...

Dostum Prof. Dr. Hamit Bozaslan ‘ın  ‘’Orta-Doğu: Bir Şiddet Tarihi ‘’de kullandığı  deyimle 1979 yılı ‘’ Büyük Sarsıntı’’dır. İran’da  ‘’şeriat’’ kurgulayan  mollalar yönetime gelmiştir, o yıldan başlayarak kartlar yeniden karılmaktadır.

Avrasya  coğrafyasında  alan kaybını içine  sindiremeyen  ABD, Sovyetlerin  Afganistan’ı işgali sonrası Talibancı güçleri destekleyerek bu ülkede  bir paylaşım savaşına kalkışır.

ABD, bu kontr-işgale, NATO ülkelerini katar,başkent Kabil’de ne yaptığını bilmeyen, pusup kalan,  10.000 kişilik  bir işgal  birliği oluşturur.

SSCB  dağılır,El Kaida’nın yerini, ABD‘nin desteklediği Talibancı güçler alır...Ancak  giydikleri forma değişmiştir, Talibancılar artık  ABD karşıtıdır.

ABD ve yandaş  güçleri 20 yıl  boyunca  bu ülkede dirlik ve istikrar  sağlayamaz. ‘’ Düşük Yoğunluklu Savaş ‘’ hali egemen olur.

Ama bir iş hiç aksamaz : Eroinin ekimi/ hasadı / pazarlaması...  

Ekimi, Talibancı güçlerin denetimindeki  bölgelerde Afgan köylüsü  yapıyor.

Bu eroini  dünyaya kim  dağıtılıyor ?

Size ironik gelecek...En iyi ekim alanları,  ABD‘nin  1949 ‘da başlatıp ve 1979‘daki Sovyet işgaline dek yürüttüğü  HAVA adlı  entegre  kalkınma projesinin alanları.  Sulu tarım olacak  yerler şimdi uyuşturucu tarımına dönüştü.HAVA Projesinin yürütücüsü ise ABD‘nin en büyük  kamusal  bölgesel kalkınma idaresi  TVA,ekleyeyim.

Afyon / eroin pazarı şimdi ne olacak ?

Dünyada  65 milyar $’lık  bir  uyuşturucu piyasası olduğu kestiriliyor.Bunun % 80‘i Afganistan’dan çıkmakta. 55 milyar $’lık  afyon/ eroin ekim pazarını  şimdi kim ele geçiriyor ?

Bu afyon ve eroinin % 50‘den fazlası  ABD ve Avrupa’ya pazarlanıyor. Ekim denetiminin  Talibancı güçlerin eline geçmesinden sonra, dünyaya ihraç  edilecek miktarının artmasına şaşmamalı... Afganistan ile Pakistan  arasında 1965’de imzaladıkları   APTTA  serbest ticaret  anlaşması var ve  bu kapı hep  ‘’açık’’.

20 yıllık ABD işgalinde bir olgu daha perçinlendi: Kadınlara yaşamdan  el çektirildi....

Taliban  ‘’şeriat’’ a uygunluğu  sağlamak adına  ‘’aktif terör’’ uyguladı, kadınlara işkence etti, öldürdü, sindirdi.

40 milyon nüfuslu ülkenin 2000 sonrasında  ekonomisi daha da kötüleşti,ulusal hasıla  19 Milyar $‘a geriledi. Kişi başına gelir 500 $‘ın altına düştü, ülke artık  ‘’dünyanın  en fakir 10 ülkesinden biri ‘’.

Oysa ülke,  3 Trilyon $’lık potansiyel  değeriyle bir maden zengini, hem de  bir  ‘’meyve cenneti ‘’.1 milyon ton üzüm  yetiştirerek  dünyanın sayılı üreticilerinden  biri, buna narı da ekleyin.

Ülkenin genç  nüfusu  son 20 yılda dünya geneline  saçıldı, göçmenleşti, ya da Talibanın paralı askeri oldu.

Şimdi ne olur ?

Çin gücünü perçinler, buna hazır olalım.

Çin, bu ülkede  önce 2008’de bir bakır  madeni çıkarma ruhsatı  aldı, buna 2011‘de  bir petrol arama  lisansı  eklendi.

Bakır ve petrol imtiyazları nedeniyle Çin artan oranda  etki alanı yaratacak,bu kaçınılmaz (Hindistan-Kanada Konsorsiyumu’nun 2018‘de yaptığı  altın çıkarma ruhsatı için aynı şeyi söylemek mümkün  olmayacak. Herhalde  bu işin üstüne bir bardak su içmekle  yetinecekler).

1979‘da dünyayı paylaşma ve komünizmi önleme gerekçesi, aslında dünyayı paylaşmak adına, ABD Afganistan’ı işgal etmişti.

11 Eylül 2021‘da ABD’nin bu ülkeden çekilmesiyle, önce bir iç savaş  çıkacak, sonrasını gelin siz öngörün...

Ama merak etmeyin, dünyada hiçbir  coğrafi alan  boş kalmaz! Newton‘un  3. Yasası   ‘’Her etkiye  eşit ve zıt  bir tepki kuvveti vardır ‘’ ( 1687) çalışacak, belki de bir  Taliban – Çin koalisyonu oluşacak.

Süper güç ABD‘nin  payına ise  ‘’kına yakmak’’ düşecek...

(km/24.07.2021)

 

Bu Haberlerede Göz Attınızmı ?