Kapat

Mart ayı dert ayı! Kazanç yok vergi var

Bütün Yazıları Okumak İçin Tıklayın
 Mart ayı dert ayı! Kazanç yok vergi var

Gündem ekonomi olunca mart ayından bahsetmeden olmaz. Bilindiği gibi yılın mart ayı dert ayı diye bilinir. Bu sene mart ayı pandemi nedeniyle 2 kere dert ayı oldu.

Ertuğrul YÜKSEL

Gündem ekonomi olunca mart ayından bahsetmeden olmaz. Bilindiği gibi yılın mart ayı dert ayı diye bilinir. Bu sene mart ayı pandemi nedeniyle 2 kere dert ayı oldu. Bilindiği gibi mart ayında esnafın, tüccarın, serbest meslek vergi mükelleflerinin yıllık gelir vergisi beyannamelerinin verildiği ve çıkan verginin 1 taksitinin ödendiği ay olduğu gibi pandemi süreci devam etmesi nedeniyle de esnafın, hizmet sektörünün işyerlerinin kapalı olması ile de ekonomik olarak dibe vurduğu bir ay. Artık mart ayının son haftasına da girmiş bulunuyoruz. Esnafımız hiç kazanmadığı halde vergi ödediği bir de esnafın ve de birtakım meslek sahiplerinin önceki dönem borçları için yapılandırma yapan mükelleflerin taksitlendirme borçlarının taksitinin ödendiği ay onun için yılın mart ayı dert ayı olduğu gibi ayrıca en kasvetli ay diyebiliriz.

Sorun tasarruf değil, sermaye birikiminin olmamasıdır

Yeni Ekonomik Reform Paketi açıklandı. Bu bence ekonomi ile uğraşan, ekonomi ile uzaktan yakından bağlantısı olan herkesin bir yol haritası olur diye düşünüyorum. Yeni Ekonomik Paket süre gelen pandemi  (Covid-19) nedeniyle gereken ilgiyi bulamadığını, çok ses getirmediğini görüyoruz. Herkes kendi derdinde, ayrıca pandeminin gıda sektörünün dışında etkilemediği sektör veya kişi kalmadı. Halen de sürüyor ama hayat devam ediyor. Bu reform paketinde neler var şöyle bir baktığımızda;

*Ekonomik istikrarın temini, sürdürülebilirliği

*Rekabetçi üretim ve verimlilik, Şeffaflık hesap verebilirlik

Makro Ekonomik politikalar kapsamında en önemlileri kamu maliyesi, fiyat istikrarı, mali disiplinin sağlanması, cari açıklar ve istihdamın yer aldığını görmekteyiz. Tabi birçok alanda daha birtakım düzenlemeler var.Kamu maliyesi, Fiyat istikrarı, kurumsal yönetim, yatırımların teşviki, iç ticaretin kolaylaştırılması, kamuda taşıt alınması ve kiralanması, temsil ve ağırlama giderlerinde kısıtlama. Bunlar kamuoyu adına güzel ve beklenen şeyler. Tabi ekonomide üretimin artırılmasının yanında tasarrufa gidip giderleri azaltmakta önemlidir. Türkiye’nin en büyük sorunu bence tasarruf değil, sermaye birikiminin olmamasıdır. Tabi sermaye birikimi olmayınca yatırımda yapılmıyor.Kamu personeline dair iş ve işlemlerin tek bir idare tarafından yapılması, liyakata önem verilmesi, toplam borç stoku içinde döviz cinsi borçların azaltılması bunlar ekonomi çevrelerinin beklentileri içindeydi. Bunların hepsi güzel de sadece güven eksikliği var. Bir de hukuk reformu yapılarak güven tesis edilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Beyan yükümlülüğünün kaldırılması doğru değil

           Reform paketinde geliri düşük olan esnafa vergi muafiyeti sağlanması, basit usulde vergilendirilen berber, kuaför, tesisatçı, tuhafiyeci, marangoz, kaportacı, lastikçi, tornacı, çay ocağı, terzi, tamirci gibi yaklaşık 850 bin esnaftan gelir vergi muafiyeti ve beyan yükümlülüklerinin kaldırılması konusu var. Vergi Usul Kanunu, gönüllü uyumu teşvik edecek şekilde değiştirilmesi, Elektronik deftere elektronik belge, fatura uygulaması, dijital vergi dairesinin hayata geçirilmesi kamuoyu süresinde ödenmeyen borçların bir daire tarafından takip edilmesi, haksız rekabetin önlenmesi, pratik ve çabuk vergi incelemelerinin yapılması çağa uygun doğru bir yaklaşım. Ancak küçük esnaftan vergi alınmaması doğru olabilir. Fakat beyan yükümlülüğünün kaldırılması doğru değil çünkü kayıt dışı ekonomiyi körüklediği gibi teknik olarak da mevcut vergi sistemini bozacağını vergi kayıp ve kaçağına sebep olacağını düşünüyorum. Bunların yanında acilen gelir vergisinde bir reform niteliğinde değişiklik yapılması, çağdaş bir vergi kanunu olması, Anayasanın 73. maddesine uygun olarak verginin az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınan bir sistemin yapılması, fiyatların içinde olan dolaylı vergi oranının Avrupa Birliği ülkelerinde olduğu gibi % 30 – 35’lere çekilmesi, ekonominin kılcal damarı olan ve işsizliği bir nebze de olsa önleyen küçük esnafları koruyan perakende ticaret kanununun ve sebze ve meyve  hali kanunun çıkarılması, Büyük uluslararası AVM mağazalarındaki zincir marketlere bir sınırlama getirilmesi gerektiğine inanıyorum. Bu Ekonomik Reform Paketi’nde bunları görmek isterdim. 

Bu Haberlerede Göz Attınızmı ?