Kapat

Biden’nın Amerikası...

Bütün Yazıları Okumak İçin Tıklayın
 Biden’nın Amerikası...

ABD demokrasisi için temel konu  ‘’hukuk devleti mi,çapulcu egemenliği mi? ‘’dır. Sorun,demokratik  kurumların  güçlendirilmesi, onları  batmaktan kurtaracak  subaplar takılmasıdır.

Kenan MORTAN

46.ABD Başkanı olan Biden‘in 20 Ocak’taki  yemin töreninde yaptığı  konuşmayı dinliyorum. Edebi olmasa da  akıcı, içten ifadeler sıralanıyor ağzından...

Cümleleri ‘’Bugün Demokrasinin Günüdür‘’,‘’Amerikayı Yeniden Yaratabiliriz‘’,‘’Herkesin Başkanı Olacağım‘’ arasında  gidip-geliyor.

Demokrat Partili bir  ABD Başkanı’nın, herhangi bir  dönemde –hatta yüzyılda-  yapacağı  herhangi bir konuşma...

Oysa, 6 Ocak’ta  bu ülkede   bir  ‘’Saray Darbesi ‘’ baskını    yaşanmış.

Bu konuşmada neler umardım ?

Darbeleri önleyecek  hukuğun güçlendirilmesi konusunu beklersin...  Seçim kampanyasında  10 ‘a yakın kara derili öldürülmüş.  Hınç / intikam / tarihi inkar konusunda hukuk hükümleri  umarsın... Koronadan  ölen insan sayısı tüm savaş kayıplarını aşmış. Herkese  sağlık  hakkı konusunda  bir deklarasyon yapmasını  dilersin...

Ama Biden‘ın bir engeli var : F. Braudel isimli namlı tarihçinin dediği üzere ‘’ABD için  anahtar kelime fırsattır.Kapitalizm bu ilerlemenin örgütleyicisi olmuştur‘’. Ve burada ‘’ nokta’’ konur.Bu yüzden  geçmişe hep bir  sünger çekilir.Alkışlanan  ‘’ Self Made Man ‘’ ya da ‘’ Gemisini Kurtaran Kaptan ‘’ dır.

İlk  ABD anayasa  metni   7 maddelidir. Güçlerin ayrılığı, denge-kontrol  ve sınırlı hükümet  ilkeleri  temeli üstüne oturur.  ‘’İsim Babası ‘’sının 4. ABD Başkanı  James Madison‘un  olduğu 1787  ABD Anayasası  ve Haklar Bildirgesi,  temelde  fırsat eşitliğine dayalı olarak  yurttaş haklarını ifade eder. O kadar ki, ‘’Yazılı olmayan haklar, yurttaş lehine,  yurttaşlık hakkı  olarak  yorumlanır ‘’. Yurttaşın kendini koruma adına  silah kullanma hakkı  bir anayasal  hükümdür.  

Ama bu  yurttaş haklarının egemenlere  ait olduğu çok geçmeden anlaşılır...

1861-1865 arasındaki iç savaş  bir ‘’ iktidar kavgasıdır ‘’ ve  kanımca el ‘an sonuçlanmamıştır. Bu yüzden yine tarihçi F.Braudel’in  deyimlendirmesiyle   ‘’zenci hakları beyhude çıkmıştır‘’.  

İnsanların deri rengine dayalı  ‘’meydan savaşı ‘’ sürmektedir.ABD ceza hukuku  ise yetersiz  ve  eli-kolu  bağlıdır.

6 Ocak’ta beyaz egemen çapulcuların  ‘’Saray  Darbesi’’ hazırlığı, bizlere  ABD  demokratik yaşamının içten içe  kuşatılabileceğini  gösterdi.

Size sorarım :Bu darbe hazırlığı Kongre Binası yerine silahlı olarak Pentagon binasına  yapılsaydı, sonuç acaba  ne olurdu ?   

ABD demokrasisi için temel konu  ‘’hukuk devleti mi,çapulcu egemenliği mi? ‘’dır.

Sorun,demokratik  kurumların  güçlendirilmesi, onları  batmaktan kurtaracak  subaplar takılmasıdır.

74 milyon oy  almış olsa bile  Trump   ‘’çapulcuların başı’’ dır. Oy veren milyonlar  bu çapulcuları onaylamaktadır. Mezheplerdeki  gibi tapınan ve  ayin yapan bu yarı sapık çapulcular adına  ‘’Trumpizm’’ denilen ‘’beyaz egemen otoriterliği ‘’ amaçlayan  kinin ilacıyla beslenmektedir.

İşte bu Trumpizm,  şimdi  ABD  yönetim kapısının dışında ‘’hazır güç’’ olarak bekliyor.

Project Syndicate  adlı saygın bilim  forumunun  22 Ocak’ta gerçekleştirdiği  açık oturumunda Profesör  Daron Acemoğlu‘nun şu sözlerini okumak beni çok etkiledi  :

-ABD’daki demokratik kurumların zaafiyetine  acil bir  reform gerekiyor... 

Gelin, bu işe  ‘’ ABD Demokrasinin  Yontulması Gerekir  ‘’ diyelim.

Hapishane sistemini incelemek üzere Fransa tarafından görevli olarak yollandığı ABD‘de    1835’de yazdığı‘’Amerika’da Demokrasi Üzerine‘’ adlı ve  2 ciltten oluşan (1.cilt:Çoğunluğun Tiranlığı,2.Cilt:Demokratik Despotizm)eseriyle bu alanda en çok  anılan bir   isim olan A.deTocqueville‘in  şu önermesi, hepimize küpe olmalı :

-Seçimle gelen devletin despotizminden korkmak gerek... ( km /30.01 )

 

 

Bu Haberlerede Göz Attınızmı ?