Kapat

Dayton Anlaşması'nın 25.yılı

Bütün Yazıları Okumak İçin Tıklayın
 Dayton Anlaşması'nın 25.yılı

21 Kasım Dayton ‘Barış’ Anlaşması‘nın 25.yıldönümüydü. Anlaşma,  Bosnalılar, Sırplar, Hırvatlardan oluşan ve 100 bini aşkın insanın ölümüne yol açan iç savaş sonrasının ‘zoraki’ barışıydı.

Kenan MORTAN

21 Kasım Dayton ‘Barış’ Anlaşması‘nın 25.yıldönümüydü. Anlaşma,  Bosnalılar, Sırplar, Hırvatlardan oluşan ve 100 bini aşkın insanın ölümüne yol açan iç savaş sonrasının ‘zoraki’ barışıydı. İç savaş öncesi nüfusu 4.7 milyon olan bu ülkede günümüzde sadece 2.7 milyon insan yaşıyor, gerisi hep göç etmiş durumda... Bosna-Hersek sokakları ve binalar halen bomba ve mermi izleri taşıyor. 15 milyar $ ulusal geliri olan ülkede kişi başına gelir çok ama çok düşük. Ülkedeki tek beklenti bir AB üyeliği. NATO güçleri artık çekildi, yerini EUFOR’a bıraktı. BM Yüksek Komiseri yürütme organının fiilen başı durumunda. Komiserin herkesi görevden azletme yetkisi var. Anlaşma başta 3 etnik topluluğu bir araya getirdiği için kâğıt üstünde ideal gözüktü. Ama bir devlet modeli olarak işlemedi. Etnik topluluklar nüfuslarına göre değil, eşit düzeye ve tekil olarak ele alındı. Anlaşmanın günümüzde yenilenmesi ise olanaksız, zira taşlar oynatılmaz konumda. Düşünün bu ülkede 3 kurucu halk ve 10 kanton var. Cumhurbaşkanı 8 ayda bir değişiyor. 160 bakanlık bulunuyor. Uzmanlar bu ülke için  ‘aynı arabadalar ama arabada ayrı ayrı 3 fren ve 3 gaz pedalı var’  benzetmesini yapıyor.  Dayton Anlaşması için ‘ameliyat sırasında makas midede unutuldu’ deniliyor. Gündüz Vassaf’ın mükemmel bir kalem işçiliği ile kâğıda döktüğü Mostar Köprüsü ‘Bir Başka Hiroşima’ örneği olarak bu ülkenin simgesi. Mostar Köprüsü, Türkiye’den bir şirketçe yeniden yapıldı. Türkçe, 10 kantonun 5’inde seçmeli 2. dil. Türkiye çıkışlı yatırım örnekleri çok fazla. Ziraat Bankası çok etkin. 25 yıl sonra, 2020’de geriye bakıldığında ABD’nin- daha doğrusu R. Holbrooke - öncülük ettiği zorlama bir barış anlaşmasının yaraları hiçbir biçimde saramadığı anlaşılıyor. Önemli olan bu 3 etnik topluluğun barışa karar vermesiydi, o da ufukta gözükmüyor. Hınç- kin ekseni üstüne kurulu bir ortak gelecek ne yazık ki oluşturulamıyor...    

 

Bu Haberlerede Göz Attınızmı ?