Kapat

İklim değişikliğine karşı 'yeşil dönüşüm'

Bütün Yazıları Okumak İçin Tıklayın
 İklim değişikliğine karşı 'yeşil dönüşüm'

10 günlük uzunca bayram tatili sonrasında genel ekonomik beklentilere bakacak olursak; içinde bulunduğumuz durumdan az hasarla da olsa sıyrılmak kısa zamanda pek mümkün görünmüyor. Her zaman söyleyegeldiğimiz gibi yüksek enflasyon ve faiz ile dalgalı ku

Murat GÜRSOY

Covid-19 salgını ile birlikte önümüzdeki 10 yıl boyunca en fazla konuşacağımız iki konunun gıda güvenliği ve iklim değişiklikleri olduğuna yönelik duyarlılıkla gazete olarak belli aralıklarla konuyu manşetimize aldık ve uzman kişileri konuşturduk. Her şeye rağmen bir tarım ülkesi olmanın avantajını virüste en iyi yaşayan ülke olduk. Ama kapıda bekleyen yeni tehlikeye dikkat çekmek ve iklim değişikliklerine karşı acilen tedbir almamız gerektiğinden yola çıkarak artık söylemden eyleme geçmek zorundayız.

Dünya nereye gidiyor

TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Ziya Altunyaldız, iklim değişikliğiyle ortaya çıkan zararın önümüzdeki 30 yıl boyunca her yıl 500 milyar doları bulacağını belirterek, "yeşil dönüşümle bu kayıp engellenebilir" ifadelerini kullandı. Henüz 4 gün önce Rize ve Artvin’de meydana gelen sel felaketleri de aslında bir uyarı niteliğinde değil mi? Benzer bir durum aynı günlerde Almanya’da yaşandı ve 60’a yakın kişi hayatını kaybetti. Kabul etmek gerekir ki el birliği ile iklim değişikliğine kapı araladık. Bu nedenle yeşil dönüşüme kayıtsız kalmamalıyız. Önlem alınmazsa sonuçları ve bilanço daha ağır olacak.

Olağandışı meteorolojik gelişmeler

TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı’nın yaptığı önemli açıklamaların geniş bir bölümünü tekrar anımsatalım;

Altunyaldız, “iklim değişikliği ve küresel ısınmaya bağlı olarak her yıl 1,5 trilyon tona yakın buzulun eridiğini, ortaya çıkan olağanüstü meteorolojik olayların sayısının dörde katlandığını, su kaynaklarının da tehlikeye girmesiyle birlikte üç milyar insanın geçiminin risk altına girdiğini” söyledi. Bu gidişin devam etmesi halinde küresel anlamda kişi başına gelirin yüzde 7 düzeyinde azalacağını ifade eden komisyon başkanı, kümülatif zararın ise 8 trilyon doları bulabileceğini dile getirdi. Altunyaldız, iklim değişikliğiyle mücadelede ülkelerin fosil kaynaklar yerine yenilenebilir enerjiden faydalanıp yeşil dönüşüm adımlarıyla yol ayrımına girdiğini belirterek şöyle konuştu: "İklim değişikliğinin her geçen gün geri dönülemez boyutlarda etkileri ortaya çıkıyor. Bu gidişe dur demezsek iklim değişikliği ve küresel ısınma sonucu ortaya çıkan zarar 2030 yılına kadar her yıl 300 milyar dolara, 2050 yılına kadar ise her yıl 500 milyar dolara çıkacak. Yeşil dönüşüm ve sürdürülebilir politikalarla bu kayıp engellenebilir. Sürdürülebilir bir dünyayı tesis etmek için tüm ülkelere sorumluluk düşüyor. Türkiye yeşil dönüşüm süreciyle beraber önüne çıkan fırsatları avantaja çevirmek için çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor. Biz de parlamento ve komisyon olarak yasal düzenlemeler ve kamu-özel sektör-akademi iş birlikleriyle bu dönüşüm sürecinin ülkemiz için en olumlu şekilde hayata geçirilmesi için çalışıyoruz."

İklim değişikliği küresel anlamda ortak sorunumuz

Aynı zamanda Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) Türk Delegasyonu Üyesi olan Altunyaldız, açıklamalarında geçen yılın kasım ayında raportör olarak atandığı "İklim Değişikliğinin Cezai ve Hukuki Sorumluluklar Bağlamında Ele Alınması" başlıklı rapora ilişkin olarak da şu bilgileri verdi. “Bu yıl güz oturumunda AKPM Genel Kurulu'nda görüşülmek üzere Hukuk İşleri ve İnsan Hakları Komisyonunda kabul edildi. İklim değişikliğinin yıkıcı etkilerine karşı çok geç olmadan ciddi önlemler almalıyız. Artık uluslararası kurum ve kuruluşların etkili iş birliği iklim değişikliğiyle başa çıkabilmek için olmazsa olmaz nitelikte.

Dönüşüm süreci fırsatlarla dolu

Altunyaldız, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla beraber yerel tedarik zincirlerinin önem kazandığına da işaret etti. Yeşil dönüşüm süreciyle birlikte yeni yatırım ve iş fırsatlarının Türkiye'yi önemli bir cazibe merkezi konumuna getirdiğini belirten Altunyaldız, "Türkiye, sahip olduğu üretim kapasitesini ve iş gücü potansiyelini yeni fırsatlar ve yatırımlarla birleştirerek başta Avrupa ülkeleri olmak üzere yakın coğrafyada önemli bir üretim ve tedarik merkezi konumuna ulaşabilecek. Bugün küresel yatırım kararlarına baktığımızda tüm dünyada yatırım kararları için öncelikli unsurların iklim değişikliği ve küresel ısınma olduğunu görüyoruz. Ülke olarak yeşil dönüşüme önem vererek iklim değişikliklerine önlem almak zorundayız. Aksi takdirde tedbirleri almazsak açıkça görmekteyiz ki dünya ve ülkemiz için maalesef sonuçları hiç iyi olmayacak” uyarılarında bulundu.

Fındıkta Rekolte Tartışmaları

Tarım ürünleri içinde ülkemize en fazla dövizi kazandıran ve yüzde 90’ını ihraç ettiğimiz fındıkta dört ayrı rekolte çıkması ülkemiz açısından sağlıklı bir durum değildir. Unutulmamalıdır ki; rekolte bir ülkenin dünyaya karşı itibarıdır. Bugüne kadar fındıkta dışarıya karşı itibarlı bir şekilde gelişmeleri ortaya koyduk. Ancak aynı üründe aralarında uçurumlar olan dört ayrı tahmin açıklamak izah edilir bir durum değildir. Hepimizin aynı gemde olduğu gerçeğinden hareketle fındıkta Türkiye’nin kazanımlarını ortak çıkarlar çerçevesinde korumak zorundayız. Fındıkta günü değil geleceği kurtarmak için daha sağlıklı politikalara fındığımızın ihtiyacı olduğu gerçeğini unutmamalıyız.

 

 

 

 

Tokat, geleceğin parlayan yıldızı oluyor

Karadeniz Ekonomi yayın grubu olarak dijital platformlarda da hemen her gün alanında söz sahibi çok değerli konukları ağırlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Geçen hafta o isimlerden biri de Tokat Ticaret ve Sanayi Odası’nın başarılı başkanı Dr. Ali Çelik oldu. Üç yıldır oturduğu koltuğun sorumluluğu ile hemen her gün sahada görmeye alıştığımız sayın başkanın yerinde tespitleri ve eleştirileri de aslında Tokat ekonomisi için ufuk açıcı. Değerli başkan bu hafta 40 dakika boyunca Tokat’ı ve kent ekonomisini anlattı. Ve bir de iddia ortaya koydu. Bir zamanlar ülkemizin en büyük dördüncü ekonomisine sahip Tokat, lojistik sorununu kısa sürede aşıp çok yakın bir gelecekte yine dünyayı beslemeye devam edecek.

HAFTANIN SÖZÜ

Başarıyı kutlamak güzeldir. Ama başarısızlıklardan alınacak dersleri unutmamak daha önemlidir.

Bu Haberlerede Göz Attınızmı ?