Kapat

İş dünyası neler konuşuyor?

Bütün Yazıları Okumak İçin Tıklayın
 İş dünyası neler konuşuyor?

Hemen her hafta Anadolu iş dünyasına yaptığımız ziyaretlerde iş insanlarının önünü görememekten, plan yapamamaktan ve geçici çözümlerle hareket etmenin zorluğundan yakındığını gözlemledik.

Murat GÜRSOY

Hemen her hafta Anadolu iş dünyasına yaptığımız ziyaretlerde iş insanlarının önünü görememekten, plan yapamamaktan ve geçici çözümlerle hareket etmenin zorluğundan yakındığını gözlemledik. Bir bilinmezlikle dünyayı etkisi altına alan covid-19 virüsünün sonlanacağı tarihin belli olmaması ve ikinci dalga tedirginliği ile reel sektör orta ve uzun vadeli plan yapmakta zorlanmaktadır.

Özellikle “yatırım” planlarını gerçekleştiremeyen imalat sanayisi küresel ekonomideki yavaşlama ibareleri ile doğal olarak ülkemiz de de büyüyemiyor. Dolayısıyla illerin dinamikleri olan vali ve belediye başkanlarının, Ticaret ve Sanayi Odası başkanları ile iş dünyası temsilcilerinin ortak amacı yarım kalan ya da kamulaştırma bekleyen ülke genelindeki tüm OSB’leri sağlam bir altyapı ile yatırımlara ve istihdama açmak olmalıdır. Ekonomistler firmaların özellikle açık pozisyonları nedeniyle finansman giderlerini artırarak borç-öz kaynak dengesini bozarak, ödeme güçlerini zayıflattığı uyarısında bulunuyor. Döviz kurundaki artışlar, ithal ürün maliyetlerine yansıyarak fiyatın yükselmesine yol açıyor.

Teşvikte tarihi zirve

İş dünyasında bu gelişmeler olurken Sanayi ve Teknoloji Bakanı’ndan hafta içinde önemli açıklamalar geldi. Kısaca bahsedelim: Mustafa Varank, yatırım iştahının temmuzda da artmaya devam ettiğini belirterek, "düzenlediğimiz bin 200 teşvik belgesiyle yeni bir zirveye ulaştık. Bölgesel teşvik uygulamasında yaptığımız yeni düzenlemeyle ilçelere yatırımı daha fazla teşvik edeceğiz" ifadelerini kullandı. Bakanın mesajında paylaştığı grafikte de temmuz ayı yatırım teşvik belgelerine ilişkin şu bilgilere yer verildi: "Temmuz ayında düzenlediğimiz bin 200 teşvik belgesiyle teşvik tarihimizdeki aylık belge rekorunu kırdık. Bu belgeler sayesinde 22,5 milyar lira sabit yatırım yapılması ve 33 bin 174 kişilik istihdam sağlanması bekleniyor. Yapılacak yatırımların yüzde 57'si imalat, yüzde 21'i enerji, yüzde 14'ü hizmetler, yüzde 4'ü tarım ve yüzde 4'ü madencilik sektöründe olacak."

Doğu Akdeniz gerçeği

Hafta içi Süleyman Demirel Üniversitesi’nden Erkan Ayan linkedin de şu geçeği paylaşmış. “Yunanistan çok uzun yıllardır karasularını 12 deniz miline çıkarmak istemektedir. Adalar Denizi'nde karasuları, Lozan Anlaşması ile 3 mil olarak belirlenmiştir. Ancak Yunanistan tek taraflı olarak bunu ilk önce 1936'da 6 mile, daha sonra da 1995'te 12 mile çıkarmıştır. Türkiye'nin “bu kararın uygulamaya konulmasını savaş sebebi sayarım" şeklindeki TBMM kararı sebebiyle o günden bu güne hâlâ 6 mil olarak uygulanmaktadır. Yunanistan'ın karasularını 12 mil olarak uygulaması Türkiye'nin aleyhine bir durum oluşturacaktır. Bugün (6 mil esasına göre) Adalar Denizi'nin yüzde 40'ı Yunan karasularıdır. 12 mile çıkarılması halinde Adalar Denizi'nin yüzde 70'i Yunan, yüzde 10'dan az kısmı Türkiye karasuları haline gelecektir. Açık denizler yüzde 51'den yüzde 19'a gerileyecektir. Türk donanması ve uçakları Adalar Denizi'nde serbestçe hareket edemeyecek, tatbikat yapamayacak, balıkçılar avlanamayacak, deniz ulaşımında sorunlar oluşacaktır. Türkiye'nin dış ticaretinin yüzde 80'i Adalar Denizi'nden geçmektedir. Ayrıca güvenlik, strateji ve millî çıkarlar açısından Adalar Denizi hayatî öneme sahiptir. Bu karar ile Yunanistan ellerini Türkiye'nin boğazına geçirmek istemektedir. Türk milleti bunun olmasına asla izin vermeyecektir. Mevzu bahis VATAN olduğunda, atalarımızdan geri kalmayacağımızı ispatlayacağımız günler, sandığımızdan daha da yakın olabilir.”

Evet… Bu gerçeği tekrar hatırlamakta ve hatırlatmakta fayda var.

Günün sözü

Her iş insanı için altın kural şudur; “kendini müşterinin yerine koy.”

 

 

 

Bu Haberlerede Göz Attınızmı ?