Kapat

Yeni başarı hikayelerine ihtiyaç var

Bütün Yazıları Okumak İçin Tıklayın
 Yeni başarı hikayelerine ihtiyaç var

Reel sektörün ülkemizde çok güçlü olması ve dünyanın her tarafında önemli işler yaparak ülkeye döviz getirmesiyle önemli kazanımlar elde etmedik değil. Kaynaklarımızı doğru kullanmaya devam ettiğimiz sürece birlik ve beraberlik içinde her şeyin üstesinden

Murat GÜRSOY

Ülkemiz ekonomisi zaten önemli zorluklarla uğraşırken üstüne üstlük dünyayı ve ülkemizi etkisi altına alan Covid 19 salgını çıktı. Bir yılı aşkın zamandır devam eden salgın nedeniyle başta hizmet sektörü olmak üzere hemen hemen tüm sektörler büyük zarar gördü. Görmeye de devam ediyor. Hükümet, salgının ilk günlerinden itibaren pek çok ekonomik paket açıklasa da sonuç kısmı ne yazık ki eksik kaldı. İş dünyasının ve esnafın yanı sıra halkın mağduriyetlerini her gün yazılı ve görsel basında görmekteyiz. Bu gelişmelere gerçekleri görmemek ve bu konuda konuşanı ötekileştiren unsurlar da eklenince sorunlar artarak devam etti. Reel sektörün ülkemizde çok güçlü olması ve dünyanın her tarafında önemli işler yaparak ülkeye döviz getirmesiyle önemli kazanımlar elde etmedik değil. Kaynaklarımızı doğru kullanmaya devam ettiğimiz sürece birlik ve beraberlik içinde her şeyin üstesinden geleceğimiz gibi ekonomik zorlukları da geçmişte olduğu gibi bugün de aşacağımıza inancım tamdır. Ancak sorunları görmezden gelerek yapamayız. Böyle olursa ülke ekonomisinin kayıpları artar. Zira hala bedel ödendiği unutulmamalıdır. Faturanın giderek ağırlaşmasının önünde geçilmelidir. İş dünyasınca söylenenlerin dikkate alınmalı çünkü o kesim kavga dilinden, gerginliğin alışkanlık haline gelmesinden oldukça rahatsızlık duyuyor. İstedikleri her alanda reformların getirilmesi ve ortaya başka tabloların çıkmamasıdır. Üreten kesimin, esnafın ve halkın yeni teşviklere, kredilere ve de keşke gerçekleşebilse hibelere ihtiyaç var. Hep söyleyegeldik. Valilerimiz, belediye başkanlarımız ve siyasilerimiz iş dünyasının yanında olmalılar. Sorunları yerinde görmeleri ve iş insanlarının önündeki engelleri kaldırmaları olmazsa olmazdır. Tablo böyleyken üstüne üstlük ek vergilerin gelmeye başlaması gerçekten can sıkıcı.

Vergiler can sıkıyor

Ekonomistler, hele böylesi bir dönemde halka vergi yüklenmesini eleştiriyorlar. Malum yeni yılla birlikte özel iletişim vergisi oranı artırıldı. Zamanında geçici olarak gelen sonra da kalıcı hale getirilen özel iletişim vergisi oranı yüzde 7.5’ten yüzde 10’a çıkarıldı. Böylece salgın döneminde özellikle çocuklarımızın vazgeçilmezi olan uzaktan eğitim modeline vergi zammı getirildi. Yani internet kullanımı ücretleri gizli vergi ile artırıldı. Yıllara yaygın inşaat işleri vergi kesintisi oranı da yükseltildi. Hasılat üzerinden kesilen verginin artırılması ile en az yüzde 25 brüt kazanç sağlanması anlamına geliyor ki bu da mümkün değil. Elektrikli araçlarda ÖTV artırıldı. Şirketlerin kurumlar vergisi oranı gizli olarak yükseltildi. Şirketlerin kullandıkları kredinin faizlerinin belli koşullarda yüzde 10’unun gider yazılmasının önüne geçildi. İlk kez getirilen bu düzenleme ile zaten zorda olan şirketlere gizli kurumlar vergisi zammı yapılmış oldu. Ve alkollü içkide ÖTV artırıldı.

 Mart ayında normalleşme adımları

Hükümet Mart ayında illerin durumuna göre normalleşme adımlarına başlanacağı mesajını verdi. Bunu önemsiyoruz. Ama sağlık ile geçim arasında ince bir çizgide tercih yapmak zorunda kalmak da öyle kolay iş değil karar vericiler için. Her şeye rağmen hayat belirtisinin ilk işareti gibi algılayabiliriz bu mesajları.

Fındıkta afetten medet ummak çok yanlış

 Ülkemizde TMO alımlarıyla son üç yılda fındık artı bir değer kazanmış fındıktadır. Fiyata ilişkin farklı eleştiriler gelse de çoğunluk mutlu. İhracatçı destekliyor, üretici de mutlu olduğunu ortaya koymaktadır. Bu işin bir yanı. Diğer yandan afetten, dondan ve kuraklıktan medet umanlar da var gibi. Fındık ihracatçıları ile ziraat odaları bu ülkenin kurumlarıdır. Üretici de bu ülkenin. Gönül ister ki ziraat odaları ve ihracatçılar birbirlerini ziyaret etsinler ve ortak payda yaratsınlar. Her ne kadar kabul etmeseler de farkında olmadan hedef göstermeleri bugüne kadar bir şey kazandırmadı. Enerjimizi verimi ve kaliteyi artırmaya, istikrarlı ve sürdürülebilir politikalara harcayalım. Olumsuz iklim koşullarında sadece küçük bir kesimin mutlu olması yerine tamamının mutlu olacağı politikaların ortaya çıkmasına çaba harcarsak kazanan ülke ve bölge ekonomisi olacaktır.

HAFTANIN SÖZÜ

Çalıştığınız kadar oynayın…

Bu Haberlerede Göz Attınızmı ?