Kapat

Karadeniz ekonomisine yeni bir bakış

Bütün Yazıları Okumak İçin Tıklayın
 Karadeniz ekonomisine yeni bir bakış

Eğer Karadeniz ekonomisinin yöre halkının refahını yükseltmesini istiyorsak, küresel güç olma çabasındaki Rusya Federasyonu'nun imkan ve kısıtlarını bir bilimsel enstitü disipliniyle izlememiz gerekir. Yeni koşulları, yeni modelleri sorgulayalım ki sağlık

Rüştü BOZKURT

Eğer Karadeniz ekonomisinin yöre halkının refahını yükseltmesini istiyorsak, küresel güç olma çabasındaki Rusya Federasyonu'nun imkan ve kısıtlarını bir bilimsel enstitü disipliniyle izlememiz gerekir. Yeni koşulları, yeni modelleri sorgulayalım ki sağlıklı bir gelecek inşasına katkımız olsun...

İnsan eliyle yarattığımız teknolojik etkilerin azgınlaştırdığı gelir dengesizliği, doğanın kendi düzen dengesi ve döngüsünü bozan açgözlülük ve sorumsuzluğun sınır tanımaz iştahı, bütün insanlığı tarihin ender tanıklık ettiği bir değişim ve dönüşüm noktasına taşıdı. Büyük dönüşüm dönemlerinde büyük düşünenler geleceği en az maliyetle inşa eder; küçük düşünenler de tersine bir ilişkiyle büyük bedeller öder.

Karadeniz ekonomisinin ‘büyük resmi’ Karasu’dan Hopa’ya kıyı şeridindeki bütün illeri, arka planda ise Çorum, Amasya ve Tokat’ı kapsayan Orta Karadeniz illeri kapsar. Karadeniz Bölgesi’nin küçük resmine bakmak, herkesin kendi yöresini kurtarmaya dönük taleplerinin yarattığı ‘dağınık altyapıyla’ geleceğin sorunlarını çözmemiz mümkün değil. O nedenle, çok genel bakışı başlıklar halinde paylaşacağım; ayrıntılarını mutlaka sorgulamamız, değerlendirmemiz bir ortak strateji oluşturmamız gerekir.

DÜNYA PENCERESİNDEN BAKIŞ

Eğer Karadeniz ekonomisinin yöre halkının refahını yükseltmesini istiyorsak, küresel güç olma çabasındaki Rusya Federasyonu’nun imkan ve kısıtlarını bir bilimsel enstitü disipliniyle izlememiz gerekir. Karadeniz’in doğusunda Gürcistan eksen olmak üzere Güney Kafkasya ülkelerinde olup bitenleri kavramadan bir gelişmenin altına imza atamayız. Kuzey’de Rusya’nın nükleer gücünü, zengin yer altı kaynaklarını, coronavirüs sonrasına görüldüğü gibi milyonlarca donmuş toprağı ‘iklim değişikliği’ nedeniyle tahıl üretimine elverişli hale gelmesini bir etki aracı olarak kullanmasının anlamını sorgulamadan bizim Karadeniz’in geleceğini sağlam zeminler üzerinde kurgulayamayız. Rusya ile Ukrayna, Belarus, Moldova, Romanya, Bulgaristan gibi ülkelerin çıkar dengelerini netleştirmeden Karadeniz’in kaderini değiştiremeyiz.

Atlantik ötesi, Avrupa çevresi ve Rusya-Çin eksenindeki üç odakla ‘Karadeniz kavşağının’ önemini sadece enerji kaynakları ve tahıllar değil; geçitler, üretilen mal ve hizmetleri denize ulaştıracak altyapılar da bizim ilgi menzilimize girmezse, kendi bölgemizin çıkarlarını en üst düzeylere çıkaramayız.

Bizim Karadeniz’de yaşayanlar refahı, ‘yaşamdaş’ olduğu yakın çevresiyle çok sıkı bağlarla bağlıdır; o yakın çevreyi analiz etmeyen yatırımlardan beklenen zenginliği elde etmek zordur.

KENDİMİZE AYNA TUTMALIYIZ

Karasu’dan Hopa’ya var olan limanların kapasitelerini, teknik olanaklarını, hizmet maliyetlerini, doluluk oranlarını, arka plan yük potansiyellerini bir bütün olarak sorgulamadan tutarlı bir Karadeniz ekonomisinden söz edilemez. Kamu ya da öze kesime ait limanlar, Filyos gibi önemli projeleri açık ortamlarda tartışmazsak, gereksiz yere liman yatırımları talep ederiz. Popülist politikacılarda, kamu kaynaklarımızın verimini düşürmeden harcama yapabilir.

Karadeniz ekonomisinin liman altyapılarını sorgularken, Ankara yakınlarındaki Irmak’tan Zonguldak’a ulaşan demiryolunu özellikle sorgulamalıyız. Yetmez, cumhuriyet döneminin kazma kürekle bize hediye ettiği Sivas-Samsun demiryolunun arka plan yük akışlarını sorgulamadan Karadeniz ekonomisiyle ilgili hamaset yapmak hiçbir yarar getirmez; tersine kaynak israfına yol açar.

Hopa’daki Cankurtaran Tüneli’nden, Zigana ve Ovid Tüneli’ne yeni ulaşılabilirlik potansiyellerini, Ordu-Koyulhisar Akdeniz bölünmüş yollarına kadar karayolu altyapımızı; sonuncusu Arhavi’de hayat bulan OSB’lerimizi, havaalanlarını, çay ve fındık üretimimizi, Bafra ve Çarşamba Ovası’nın tarım potansiyellerini, Orta Karadeniz illerimizin üretim olanaklarını, mevcut sanayimizin ciddi bir envanterini önümüze koymadan da geleceğin Karadeniz ekonomisi hakkında söz söylersek geçmişteki yanlışları tekrar ederiz.

Bu Haberlerede Göz Attınızmı ?