Kapat

Türkiye ekonomisinde ne değişti?

Bütün Yazıları Okumak İçin Tıklayın
 Türkiye ekonomisinde ne değişti?

Dünyadaki Merkez bankaları zincirleme olarak gevşiyor, para musluklarını tekrar açıyorlar. Finansal koşullar açısından olumlu. Diğer taraftan Küresel ekonomi yavaşlıyor. Yavaşlayan süreç ticaret savaşlarını tetikliyor. Ticaret kanalları açısından sıkıntıl

Selçuk Şağban

Bu yazıda olumlu ve olumsuz durumlar ana başlıklar altında ifade edilmeye çalışılmış; değerlendirmeler eklenmiştir.

*Küresel ekonomi açısından;

Dünyadaki Merkez bankaları zincirleme olarak gevşiyor, para musluklarını tekrar açıyorlar. Finansal koşullar açısından olumlu. Diğer taraftan Küresel ekonomi yavaşlıyor. Yavaşlayan süreç ticaret savaşlarını tetikliyor. Ticaret kanalları açısından sıkıntılı...

* Ekonomik faaliyetler açısından;

Dipten dönüş, sınırlı bir toparlanma var. 2008 krizinde olduğu gibi V şeklinde değil ucu yukarı doğru L şeklinde ;İşsizlik oranı çok yüksek seviyelerde ama zirveden dönüş var gibi görünüyor. Tüketici güveni dipte, yatırımlar zayıf, istihdam azalmaya devam ediyor.

* Cari ve dış denge açısından:

Cari açık kapandı. Olumlu ancak; Harcamalar kısıldığından, küçüldüğümüzden cari açık kapandı. Cari dengedeki güçlü iyileşme dönemi artık sona erdi. Hala önemli bir dış borç stoku var. Diğer ülkelerle karşılaştırıldığında rezervlerin yeterli olduğu söylenemez.

* Kamu maliyesi açısından;

Bütçe dengesinde son aylarda fazla verildi. Bütçede görülen toparlanma TCMB yedek akçesi ile oldu. Tek seferlik kalemler hariç tutulduğunda açık zirve seviyelerde. Yıl sonunu getirdik diyelim önümüzdeki sene bu tek seferlik salmalar devam mı edecek bu büyük bir soru işareti?

* Finansal piyasalar açısından;

Faizler düşüyor, krediler kıpırdamaya başladı. Kamu bankaları öncü. Son bir ayda kredi hacimlerinde yüzde 4.3 artış var. Özel bankalar Uykuda yüzde 1.9 daralma var. Kamu bankalarıyla mali bünyeleri de düşünüldüğünde nereye kadar bu süreç devam ettirilebilir! Risk primi düşmüyor, Şuan Arjantin ve Yunanistan bile normal seviyelerde biz ise zirvede. Sorunlu krediler artmaya devam ediyor. Özellikle bu hafta BDDK İNŞAAAT sektörünü izlemeye aldı; ENERJİ sektörüne de iç güveysinden hallice dedi.

* Bankacılık sektörü açısından;

Bilanço temizliği için ilk adım atıldı, bazı krediler takibe intikal ettirildi. Bilanço resminin netleşmesi açısından olumlu bir gelişme diyebiliriz. Bu adım kredi vermeye doğrudan teşvik değil. Ayrıca ne kadar daha böyle kredi var sorusu Akılları bir süre daha bulandırmaya devam edecek.

* Enflasyon açısından;

Enflasyon düşüyor ve enflasyon beklentileri geriliyor. Talep koşulları ve istikrarlı TL; düşüşü destekliyor. Enflasyon, hedefin çok uzağında ve diğer ülkelerin çok üzerinde. Fiyat istikrarından uzağız. ( Fiyat istikrarı enflasyonun yüzde 5 seviyesinde belirli bir süre düzenli olarak stabil kalması olarak tanımlanıyor ülkemiz için)

Para politikası açısından;

Enflasyondaki düşüşe ve beklentilerde iyileşmeye paralel faizlerde indirim imkanı doğdu olumlu; Risk primi ve diğer gelişmekte olan ülkelerin reel faizleri düşünüldüğünde artık çok büyük bir indirim alanı kalmamış görünüyor; buraya kadar diyebiliriz.

9. Değerlendirmeler;

✔️”Her an Kırılgan ve bir o kadar da yavaş” bir toparlanma evresindeyiz.

✔️Risk primini artırıcı hata yapma lüksümüz kalmamıştır. Puan kaybedemeyiz.

✔️Toparlanmanın yavaş olmasında reel sektörün “borç sorunu” etkili. Ekim ve Aralık aylarında özel sektörün ödeyeceği 10.8 milyar dolar borç var!

✔️ En önemlisi “güven sorunu”. Güven sorunu ise “yönetim sorunundan” bağımsız değil. Bunu artık kabul edelim.

✔️”Yönetim sorunu” ise özellikle güçler ayrılığı, denetim ve kontrol mekanizmalarındaki eksikliklerden kaynaklanıyor. Ekonomide güvenin temel koşulu kişilerden bağımsız güçlü “kurum ve kuralların” varlığıdır. Kişilere güvenelim eyvallah ama kurumlara ve kurallara güven her şeyden önemlidir. Kurumlar, kurumlarımız, insan sermayemiz ön plana çıkarılmalı eski tüzel kişilikleri ve itibarları iade edilmelidir.

Saygılarımla,

Bu Haberlerede Göz Attınızmı ?