Kapat

Simbiyotik ve Stratejik İlişkiler

Bütün Yazıları Okumak İçin Tıklayın
 Simbiyotik ve Stratejik İlişkiler

Taşkın KILIÇ

Doğada farklı türe mensup bazı canlılar çeşitli sebeplerle birlikte hareket ederler. İki organizmanın fiziksel olarak birbirine bağlı yaşamaları veya bir organizmanın diğer bir organizmanın içinde yaşaması durumu Biyoloji biliminde “Simbiyotik İlişki” olarak ele alınmaktadır.

Simbiyotik ilişkiler sadece biyoloji alanında değil iş dünyasında da göze çarpmaktadır. Zira, günümüz rekabet koşulları geleneksel rekabet koşullarından farklı olarak şekilleniyor. Bu postmodern çağda işletmeler ayakta kalabilmek için simbiyotik ilişki örüntüleri sayesinde sürdürebilir yapı oluşturmaktadırlar. Örneğin; Birbirine rakip iki işletmenin; aynı alt yüklenici- taşeron fabrikada üretim yaptırmaları, denetleme ve eğitim hizmetlerini ortaklaşa gerçekleştirmeleri, hammadde alımında bile birlikte hareket etmeleri simbiyotik ve stratejik ilişkilere örnektir. Simbiyotik ilişkinin başka bir örneği ise ortak girişim projelerinde görülebilir. Global bir işletmenin yerel pazara girerken kendine yerel bir ortak bulması gibi. Örneğin, Fransız süpermarket zinciri Carrefour Türkiye pazarına girerken kendisine Sabancı ortaklığını seçip CarrefourSA olarak faaliyetlerine başladı. Bunun en temel amacı, Türkiye pazarında Sabancı grubunun deneyim ve tanınırlığından yararlanmaktı. Bu süreçte Sabancı grubu ise Carrefour’un bu sektördeki, know-how’ı ve marka değerinden yararlandı.

Birbirlerine bağlı bir yaşam sürdüren iki farklı organizmanın büyümesi ve gelişmesi simbiyotik bir ilişkinin anahtarını oluşturmaktadır. Bu ilişkide türler ortak hareket ederek, birbirine fayda sağlayıp hayatta kalma ihtimalini artırabilmektedir. Simbiyotik ilişkinin en iyi örneği, Oxpecker (bir tür temizlikçi kuş) ve zebra arasındadır. Oxpeckers zebraların üzerine inip derileri üzerinde yaşayan kene ve diğer parazitleri yer. Bu süreçte, Oxpeckers beslenir, zebra ise haşerelerden arınır. Ayrıca, çevrede herhangi bir tehlike olduğunda, Oxpeckers yukarı uçarak uyarı verir, bu sayede zebra tehlikeyi erken evrede öğrenir. zebra ve Oxpecker’ın birbirine bağımlı yaşam şekilleri her ikisi için de avantajlar sağlamaktadır.

Simbiyotik ilişki için bir başka örnek ise, arı ve çiçek ilişkisidir. Arılar çiçekten çiçeğe uçup, nektar alır ve bunu bala dönüştürürler. Bu süreçte çiçeğe konan arılar kıllı gövdelerine bir miktar polen alırlar ve bir sonraki çiçeğe konduklarında, ilkinden gelen polenin bir kısmı diğer çiçeğe geçmiş olur. Arı sayesinde gelen bu polen, çiçeğin döllenmesine yardımcı olur. Bu karşılıklı ilişkide, arılar bal, çiçekler ise çoğalarak karşılıklı fayda elde ederler.

Biyoloji biliminden farklı olarak iş dünyasında simbiyotik ilişki kavramı şu şekilde tanımlanmıştır: Bu kapsamda, endüstriyel simbiyoz tercihen birbirine fiziksel olarak yakın olup, normalde birbirlerinden bağımsız çalışan iki veya daha fazla endüstriyel işletmenin bir araya gelerek hem çevresel performansı hem de rekabet gücünü artıracak uzun süreçli ortaklıklar kurması ve dayanışma içinde çalışmasını temsil eder.

Kitap yayınlayan yayınevleri, kendi pazarlama ağlarını kurmak yerine D&R gibi kitap mağazaları ile ilişki kurup onların dağıtım ve pazarlama kanallarını kullanmaktadırlar. Kitap mağazaları ise, kitap basımı yerine yayınevlerinin çıkardığı kitapları kendi mağazalarında

satmaktadırlar. Bu ilişkide hem yayınevleri hem de kitap mağazaları fayda sağlamaktadır. Yine hastane ile ilaç şirketi arasındaki ilişkide simbiyotik bir düzlemde ilerler. İlaç şirketleri ilaç üretirler. Hastaneler ise ilaçları alıp tedavi amaçlı kullanırlar. İlaç şirketleri iyi ilaç ürettikçe, hastanelerin tedavi başarısı artar. Hastanelerin başarısı artınca daha çok hasta çekip daha çok ilaç tüketirler. Bu döngüde her iki taraf da yarar sağlar.

Büyük işletmelere alt yüklenici olarak hizmet veren taşeron şirketlerde simbiyotik ilişki ile hayatlarını sürdürürler. Büyük işletme yaptığı işin bir kısmını (Öreğin, temizlik, yemek, güvenlik, taşıma vb.) taşeron şirkete devreder. Bu süreçte taşeron şirket ana şirket sayesinde iş bulur, ana şirket de işinin bir kısmını taşerona devrettiği için risklerden kurtulur. Örneğin, okul servislerinin taşıma şirketlerine verilmesi gibi. AVM’lerin içerisinde açılan sinemadan, eğlence mekanlarının yanında açılan çorbacılar ve kokoreççilere, Hava alanlarında hizmet veren oto kiralama şirketlerinden, siyasi parti- sendika ilişkilerine kadar pek çok alanda simbiyotik ilişkiler gözlenebilir.

Görünen o ki, karmaşıklık ve belirsizliğin giderek arttığı gelecekte, öldürücü rekabet yerine, ortaklıklar, simbiyotik ilişkiler, stratejik birlikteliklerin derinliği ve çeşitliliği de artacaktır. Son söz olarak diyoruz ki öldürücü rekabet yerine paylaşarak gelişelim. Zira“Herkesin, kazanabileceği ve mutlu olabileceği bir dünya mümkün..”

Bu Haberlerede Göz Attınızmı ?