Kapat

Çare Bisiklet

Bütün Yazıları Okumak İçin Tıklayın
 Çare Bisiklet

Pandemi süreci alınan tüm tedbir ve kısıtlamalara rağmen her geçen gün daha da ağırlaşmaya devam ediyor. Günlük vaka sayılarının 40 bin sınırına dayanması durumun aciliyetini ve vahametini gözler önüne sererken, önlenemezliği de tedirginliği artırıyor.

Zafer ÇAMALTI

Pandemi süreci alınan tüm tedbir ve kısıtlamalara rağmen her geçen gün daha da ağırlaşmaya devam ediyor. Günlük vaka sayılarının 40 bin sınırına dayanması durumun aciliyetini ve vahametini gözler önüne sererken, önlenemezliği de tedirginliği artırıyor.

Pandeminin bulaşıcılığının artmasındaki en büyük sebep ise insanların hareketliliği ve etkileşimidir. Günümüz dünyasının sunduğu ekonomik ve teknolojik imkanlar ise insanların bu hareketliliğini ve etkileşimini en üst seviyelere çıkarmıştır.

Bu öyle bir seviyeye gelmiştir ki; şehirler insan yığınları ve araba yığınlarıyla hareket edemez hale gelmiştir. O halde yapılması gereken işlerin en başında bu insan yığınlarını daha az etkileşimle hareket ettirecek ve şehirlerdeki araba yığınlarını ortadan kaldıracak çözümler üretmektir. Toplu taşıma, şehir merkezlerinin araç trafiğinden kısıtlanması ve tamamen araç trafiğine kapalı cadde ve sokakların oluşturulması ilk akla gelen çözümlerdir. Bunun yanında bu kısıtlamalara rağmen insan hareketliliğini artıracak uygulamalar ve alt yapılar yaygınlaştırılmalıdır.

Pandemi nedeniyle toplu taşımanın pek tercih edilmeyeceği hususunu göz önünde bulundurarak; şehir merkezlerinde yürüme mesafeleri/güzergahları belirlenerek insanlar yürümeye teşvik edilmelidir. Bir diğer alternatifte şehir içinde bisikletli ulaşımdır. Şehir içinde 10 km mesafeye kadar bir insan çok rahat bisikletle her yere gidebilir. Bunun yanında herhangi bir yakıt tüketmediği için çevresel faydalar, fiziksel hareketlilik sayesinde de sağlıklı bir hayat faydası sağlayabilir. Kişisel bir araç olduğu içinde en az temasla günlük ulaşım ihtiyacını karşılamış olur. Bu yeni yaklaşımlar başta belirttiğimiz insan ve araba yığınlarını da azaltacağından şehir hayatı stresini de düşürecektir. O yüzden geleceğin şehir planlamalarında daha az araba trafiği, daha fazla yaya/yürüme yolları ve bisiklet uygulamaları ön plana çıkarılmak zorundadır. Yani geleceğin şehir planlamaları için Çare bisiklettir ifadesi artık doğru ve zorunlu bir ifadedir diyebiliriz.

 

Bu zamana kadar daha çok eğlence ve spor amaçlı kullanılan ve görülen, çocukların ve gençlerin rağbet ettiği bisiklet, yukarıda saydığımız sebeplerle artık daha çok bir ulaşım aracı olarak görülüyor. Bisiklet kullanımının yaygınlaşması ve günlük hayatta bir ulaşım aracı olarak da tercih edilmesi hem kişisel hem de toplumsal birçok sorunun çözülmesinde etkili olacaktır. Öncelikle toplu taşıma araçlarındaki yoğunluğu azaltacak ve Korona gibi salgın hastalıkların önlenmesinde etkili bir araç olacak bisiklet sayesinde sağlıklı bireylerin sayısı artacak ve şehirlerdeki yoğunluk, görüntü kirliliği ve streste azalacaktır. Bisiklet şehir içinde; işe gitmek, alışveriş yapmak, gezinti yapmak gibi günlük ulaşım ihtiyaçlarında 10 km mesafeye kadar rahatlıkla kullanılabilecek/tercih edilebilecek, aynı zamanda en ekonomik araçtır.

Düşünün; bir şehirde bir caddenin her iki tarafı araba parklarıyla/yığınlarıyla işgal edilmiş ve akan trafik yoğunluktan dolayı adım atamıyor. Görüntü son derece rahatsız edici değil mi? Birde bu yoğunluğun sıkışıklığın beraberinde getirdiği stres ve gerginlik var tabii. Bunu yaşayan insanların sağlıklı, huzurlu ve iş hayatında verimli olmasını bekleyebilir misiniz?

Ya da herkes evine, işine bisikletleriyle gidiyor. Yol ve cadde kenarlarında arabalar yok. İnsanlar bisikletleriyle seyahat ederken birbirlerine selam veriyor, gülümsüyor. Ne stres, ne gerginlik ne de bir yerlere geç kalma kaygısı var. Sizce hangi tablo daha mutludur?

Şu ana kadar ütopik bir düşünce ve yaklaşım olarak görülen bu örnekleme corona sebebiyle artık tercih değil, mecburi bir çıkış olmuştur. Yapılması gereken, bundan sonra yapılacak şehir planlamalarında bisiklete ve bisikletin hareket özgürlüğüne imkan sağlayacak alt yapı düzenlemelerine daha fazla yer vermek ve insanları kısa mesafeli şehir içi ulaşımlarında bisiklet kullanmaya teşvik etmektir. Bisiklet yolları ve bisiklet park yerlerine şehrin tüm cadde ve sokaklarında yer açmaktır.

Tabi işin birde ekonomik boyutu var!

Tüm dünyada, özellikle Korona sonrası, bisiklete önemli bir yöneliş ve tercih olacak gibi görünüyor. Ülkemizde de alınan gerek yerel gerekse ulusal kararlar ve yaklaşımlarla bisiklet kullanımı yaygınlaşıyor. Bisiklete karşı oluşacak talep, üretimini, satışını ve bakım alanlarını da artıracaktır. Ülkemiz, bisiklet teknolojisi ve üretimi konusunda hatırı sayılır bir konumda. Durum iyi değerlendirilir ve doğru teşviklerle sektör desteklenirse Avrupa başta olmak üzere, coğrafi bölge avantajıyla da bu işten en karlı çıkan ülke olabiliriz…

O yüzden şimdiden bisiklete binmeye ve onu sevip, alışmaya başlamalıyız. İnanın bisiklete her binişte, çevirdiğimiz her pedalda daha sağlıklı, daha mutlu ve birbirimize daha az temas ederek daha yakın hale geleceğiz.

O yüzden bisiklete binin, hareket edin, sağlıklı, mutlu ve huzurlu yaşayın…

 

Bu Haberlerede Göz Attınızmı ?