Kapat

Korona sonrası turizm

Bütün Yazıları Okumak İçin Tıklayın
 Korona sonrası turizm

Korona salgınından en fazla etkilenen sektörlerden biri de kuşkusuz turizm olmuştur. Gerek ülke genelinde gerekse dünyada salgının getirdiği kısıtlamalar ve çekinceler turizm hareketliliğini en alt seviyeye düşürmüş, hatta durmasına sebep olmuştur.

Zafer ÇAMALTI

Korona salgınından en fazla etkilenen sektörlerden biri de kuşkusuz turizm olmuştur. Gerek ülke genelinde gerekse dünyada salgının getirdiği kısıtlamalar ve çekinceler turizm hareketliliğini en alt seviyeye düşürmüş, hatta durmasına sebep olmuştur. Ekonomik anlamda da büyük bir paya sahip olan turizm gelirlerinin durması anlamına gelen bu durum büyük sıkıntıları da beraberinde getirmiştir. Milyon dolarlık oteller ve tesisler kapılarına bir bir kilit vururken, sektörden geçinen binlerce insan işsiz kalmış ve sektörle beslenen tüm ekonomiyi de olumsuz etkilemiştir. Bugünlerde zirve yapan salgın tüm hayatı dar kalıplara sokarken, turizmi de bitirme noktasına doğru hızla ilerlemektedir. Ancak salgının hafiflemesi ya da tamamen bitmesi de yeni normaller olarak tarif ettiğimiz bundan sonraki dönemde de epey bir zaman etkilerini sürdürecek hatta kalıcı olacaktır. Birçok sektörde ve alanda olduğu gibi turizm sektöründe de eski normallere dönmek artık mümkün gözükmüyor. Bu yüzden yeni arayışlar ve alternatifler üzerinde durmak ve çözümler üretmek doğru bir yaklaşım olacaktır.

Yeni düzende daha çok bireysel hareketlilik ön plana çıkacak, insanlar topluluklardan kaçmaya devam edecektir. Turizm alanında da bundan sonra otel merkezli hareketlilik yerine doğa ve kamp turizmi tercih edilecektir. Zaten şu an da bile bunu görebiliyoruz. İnsanlar artık doğa da ve daha izole tatil/turizm alternatiflerini tercih etmektedirler. Özellikle karavan, çadır, dağ evleri ve çok yeni bir alternatif olan mobil ya da sabit küçük evlere yönelmişler ve bu yöneliş artarak devam etmektedir. İşte bunu şimdiden görmek ve fırsatı kaçırmamak gerek. Son yıllarda doğu Karadeniz’in dağ ve yayla turizmi hep ön plana çıkmakta ve bunu geliştirmek için kafa yorulmaktaydı. Özellikle, Ordu ve Giresun bölgesi bu anlamda çok uygun. Bugüne kadar iyi niyetli olarak sürdürülen, ancak istenen neticeyi sağlamayan tüm çabalar bundan sonra değer bulacak gibi. Bundan sonrası için dikkat edilmesi gereken en önemli husus; klasik turizm yaklaşımıyla büyük oteller ve tesisler yerine, insanların daha bireysel ve özgür hareket edebilecekleri alanlar, alt yapılar ve planlamalarla hareket etmek ve bu ekonomiyi yakalamaktır. İşte eşsiz güzellikleri ve farklı coğrafyasıyla her gün ayrı bir keşif ve keyif imkânı sunan Ordu ve Giresun dağları/yaylaları bu yeni turizm yaklaşımı için bulunmaz hint kumaşı niteliğindedir. Aslında bu konuda son yıllarda altyapı anlamında birçok adım atıldı. İlan edilen tabiat parkları ve yaylalarda ki düzenlemeler belli bir seviyeye geldi. Bundan sonra da bunu doğru sürdürmek; çadır, karavan, mobil ya da sabit küçük evlerin konuşlanabileceği alanları ve bunların çevresinde doğru alt yapı ve tesisleşmeyi sağlamak gerekir. Kamp alanlarında elektrik, su, tuvalet gibi imkânlar hemen oluşturulmalı. Buraların yakın çevrelerinde gelen turistlere hizmet verecek lokanta, restoran, yöresel ve hediyelik eşya satış yerleri gibi birimler oluşturulmalıdır. Ve yine bu tür yerlerde bisiklet, motosiklet, ATV denilen doğa araçları, arazi araç kiralamaları yapılabilir. Çevrenin ve doğanın sağladığı imkânlara uygun kış sporları, dağcılık, mağaracılık, su sporlarına yönelik kano, yelken, yamaç paraşütü, avcılık gibi alternatifler sunulabilir. Dağlarda yürümek bile ekonomik kazanca dönüştürülebilir. Bu aynı şekilde deniz kenarları içinde geçerlidir. Yani bakış acısını değiştirmek ve yeni normallere göre yaklaşımla turizm sektörü eski anlayışla olmasa bile yeniden ve özellikle bu bölgede yükselebilir. Yani Korona sonrası eski normallere dönme fikri artık çok uzak görünüyor. Önemli olan bunu görebilmek ve şimdiden gerekli girişimleri başlatmaktır.

 

Bu Haberlerede Göz Attınızmı ?