Kapat

Türkiye Süper Güç Olur mu?

Bütün Yazıları Okumak İçin Tıklayın
 Türkiye Süper Güç Olur mu?

Son yıllarda dış politikasıyla ve savunma sanayisi teknolojileriyle bölgede etkin olmaya başlayan güçlü bir Türkiye tablosuyla karşı karşıyayız.

Zafer ÇAMALTI

Son yıllarda dış politikasıyla ve savunma sanayisi teknolojileriyle bölgede etkin olmaya başlayan güçlü bir Türkiye tablosuyla karşı karşıyayız. Özellikle Kuzey Irak, Suriye ve terörle mücadelede büyük başarılar elde eden Türkiye, Akdeniz’de ve deniz ötesi hamle ve hareketlerinde de son derece stratejik adımlar atarak tüm dünyada adından söz ettiren bir ilke haline geldi. Mısır’da ve Libya’da doğru hamlelerle söz sahibi olan Türkiye, Doğu Akdeniz ve Mavi Vatan hamleleriyle de etkisini ve gücünü ortaya koydu. Yakın zamana kadar kendi sınırları içinde güvenliğini sağlamakta zorluk çeken, terörle mücadelede yıllarca bir mesafe kaydedemeyen bir ülke konumunda son birkaç yılda çok daha farklı ve etkili bir konuma ulaşıldı. Bu konuma ulaşılması noktasında 15 Temmuz sonrası içerdeki hainlerin ve devlet düşmanların temizlenilmesi büyük bir etki yapmıştır diyebiliriz. Verilen her türlü mücadele ve savaşta içteki işbirlikçilerin sabotajları bu ülkenin yıllarca ileri bir adım atmasının en büyük engeli olmuştur. Terörle mücadelede yıllarca boş dağların bombalanması ya da içerden sağlanan istihbaratla operasyon bölgesinin temizlenmesi /boşaltılması başarısızlığın tek nedeni olmuştur. 15 Temmuz sonrası alınan mesafe ve başarılar ise ortada. Türkiye’nin hızlı yükselişinin arkasındaki bir diğer önemli unsur ise Milli ve yerli savunma teknolojilerinin, silah ve araç gereç ve mühimmatlarının üretilebilmesi olmuştur. Düne kadar ve hala daha Alman G3 Piyade tüfeğini kullanan ordumuz artık Milli Piyade Tüfeği ile donatılıyor. Hafif silah sanayinin de hızlı gelişimi ile yakın gelecekte tamamen milli ve yerli silahlarla donanacak ordumuz ve güvenlik güçlerimiz çok daha etkili bir hale gelecektir. Düne kadar İsrail’in ve Amerika’nın insansız hava araçlarına ve onların sağladığı istihbarata muhtaç iken bugün kendi İHA/SİHA/TİHA’sını yapan ve ihraç eden bir ülke konumuna geldik. Üstelik bu teknolojiler bugüne kadar ki savaş ve savunma anlayışını kökünden değiştiren gelişmeler olarak değerlendiriliyor. Bu sistemlerin üstün başarıları ise terörle mücedelede, Kuzey Irak’ta, Suriye’de, Libya’da, Mısır’da yani bizzat sahada ispatlandı. Ve bu hava sistemlerinin tüm yazılımları ve mühimmatlarını da artık kendimiz üretiyoruz ve kontrol ediyoruz. Milli Elektrikli araba ve birçok sanayi alanında büyük atılımlar devam ediyor. Tüm bunlar kendi kendine yetebilen ve artık ürettiklerini dünyaya pazarlayan bir Türkiye gerçeğini ortaya koyan güzel gelişmeler. Artık uzayın sınırlarını aşan, kendi uçağını, kendi helikopterini, kendi savaş gemisini, tankını üretebilecek kabiliyete ve kaynaklara sahip bir ülke konumundayız.

Tüm bu gelişmeler dünya ve dünyanın süper güçleri tarafından ilgi ve şaşkınlıkla izlenirken, akıllara, yeni dünya anlayışında Türkiye süper güç olur mu? Sorusunu getiriyor. Ancak süper güç olabilmek için öncelikle süper bir ekonomiye sahip olmanız gerekiyor. Süper bir eknomi içinde kaynaklarını doğru kullanan, üreten ve pazarlayan konumunda olmak gerekir. Enerji anlamında çok güçlü, hatta bağımsız olmanız gerekir. Türkiye doğal kaynaklar bakımından zengin ancak bu zamana kadar bu kaynaklarını kullanmasına müsaade edilmemiş bir ülke konumundaydı. Sadece Bor madeninin dünya rezervinin yüzde 70-80’i bizim ülkemizde. Bu zamana kadar Bor’u çok kısıtlı ve çevher olarak değerlendirebiliyorduk. Şimdi ise yüzlerce sektörde Bor değerlendirilmeye başlandı. Daha dün Bor’dan lityum karbonat üretim tesisini açtık. İşte bu lityum Türkiye’nin elektrikli arabasına batarya/pil olacak ve daha onlarca alanda değerlendirilecek. Karadeniz’de 405 milyar metreküp doğalgaz bulundu ve çıkarılma aşamasına geldi. Doğalgaz ve petrol aramaları umut verici gelişmelerle devam ediyor. Alternatif enerji teknolojileri her geçen gün gelişiyor ve potansiyelini artırıyor. Yani Türkiye artık geliştiriyor, üretiyor, dünyaya pazarlıyor ve kendi kendine yeten bir ülke haline geliyor. Sorumuzun cevabına gelince eğer bu hız ve ivmeyle devam edersek; EVET neden olmasın…

 

Bu Haberlerede Göz Attınızmı ?