Karadeniz Tarımının Ar-Ge Üssü: Ktae’den Milli Çeşit ve Entegre Mücadele Atağı

Doç. Dr. İlyas Deligöz, enstitünün bölge tarımının hafızası ve üretimin bilimsel temeli olduğunu ifade ediyor.

info@karadenizekonomi.com / 11.04.2026

Karadeniz Tarımının Ar-Ge Üssü: Ktae’den Milli Çeşit ve Entegre Mücadele Atağı

Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. İlyas Deligöz, yerli çeşit geliştirme, iklim uyumlu üretim ve biyolojik mücadele çalışmalarıyla hem bölge ekonomisine hem de Türkiye’nin tarımsal ihracatına doğrudan katkı sağladıklarını söylüyor.

Tarım ve Orman Bakanlığı TAGEM’e bağlı olarak faaliyet gösteren Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü (KTAE), bölge tarımında yürüttüğü Ar-Ge çalışmalarıyla üretimin yönünü belirleyen kurumsal yapılardan biri olarak öne çıkıyor. Enstitü Müdürü Doç. Dr. İlyas Deligöz, Samsun merkezli kuruluşun Zonguldak’tan Artvin’e kadar 15 ilde faaliyet yürüttüğünü ifade ediyor.

Deligöz, enstitüyü “bölge tarımının hafızası ve laboratuvarı” olarak tanımladıklarını dile getiriyor. Yerel genetik kaynakların korunmasının öncelikleri arasında yer aldığını vurgulayan Deligöz, bu süreci yalnızca koruma değil aynı zamanda inovasyon süreci olarak yönettiklerini söylüyor.

YERLİ ÇEŞİT VE İKLİME DAYANIKLI ÜRETİM

Deligöz, yürüttükleri ıslah çalışmalarıyla tahıl, sebze ve yem bitkileri başta olmak üzere yerli çeşit geliştirmeye odaklandıklarını ifade ediyor. Bu çalışmaların üreticinin kaliteli tohuma erişimini kolaylaştırdığını ve tarımsal üretimde sürdürülebilirliği güçlendirdiğini belirtiyor.

İklim değişikliğine karşı dayanıklı çeşitler geliştirdiklerini söyleyen Deligöz, kuraklık ve hastalık gibi risklere karşı üretim istikrarını korumayı hedeflediklerini dile getiriyor. Bölgeye uygun yeni ürün seçenekleri üzerinde de çalıştıklarını belirten Deligöz, üreticilere alternatif gelir kaynakları oluşturmayı amaçladıklarını ifade ediyor.

BİYOLOJİK MÜCADELEDE STRATEJİK DÖNEM

Fındıkta önemli zararlara yol açan kahverengi kokarcaya karşı yürütülen mücadele çalışmalarına da değinen Deligöz, biyolojik ve kimyasal yöntemlerin birlikte uygulandığı entegre bir model izlediklerini söylüyor.

Biyolojik mücadelenin çevreci ve sürdürülebilir bir yöntem olarak öne çıktığını vurgulayan Deligöz, 2025 yılında uygulanan entegre mücadele sayesinde zararlı baskısının gerilediğini ve üretim kayıplarının sınırlandığını ifade ediyor. Bu süreçte yaklaşık 8,7 milyar TL’lik ekonomik katkı sağlandığını dile getiriyor.

Trissolcus japonicus salımlarına ilişkin sahadan olumlu veriler aldıklarını belirten Deligöz, biyolojik mücadelenin orta ve uzun vadede daha güçlü bir etki oluşturacağını öngördüklerini söylüyor.

ULUSLARARASI İŞ BİRLİĞİ VE İHRACAT ETKİSİ

Türkiye ile Azerbaycan arasında yürütülen iş birliğinin de süreci güçlendirdiğini ifade eden Deligöz, ortak izleme ve uygulama mekanizmalarıyla zararlı kontrolünün kolaylaştığını belirtiyor. Bu iş birliğinin fındık başta olmak üzere ürünlerde verim ve kaliteyi koruyarak ihracat sürekliliğine katkı sunduğunu dile getiriyor.

KÜRESEL BAŞARI: YARI FİNALİST PROJE

Deligöz, Dünya Bankası adına yürütülen eko-inovasyon yarışmasında yarı finale kalmalarının, geliştirdikleri projenin uluslararası ölçekte bilimsel geçerliliğini ortaya koyduğunu ifade ediyor. Bu başarının, projenin sahada uygulanabilir ve ölçeklenebilir bir model sunduğunu gösterdiğini belirtiyor.

KTAE’nin yürüttüğü çalışmaların yalnızca bölge tarımını değil, Türkiye’nin ihracat potansiyelini de doğrudan etkilediğini söyleyen Deligöz, bilimsel üretimin sahaya yansımasının tarımda sürdürülebilir büyümenin anahtarı olduğunu vurguluyor.

Kapat
× Anasayfa Abone ol Tüm haberler Ekonomi Bölgesel Şirketler Gündem Belediye Sektörler Politika e-Dergi e-Gazete Web TV Künye Karadeniz sohbetleri Yazarlar