23.03.2026
Fransa’da şube açan Türk şirketleri çoğalıyor: Avrupa’nın kapısı sonuna kadar açık
Rekor ticaret hacmi, kolaylaşan vizeler ve Fransız hükümetinin açık daveti — Türk iş dünyası Fransa’ya akın ediyor.
Son yıllarda Fransa’da faaliyete geçen Türk şirketlerinin sayısı dikkat çekici bir artış gösteriyor. Paris, Lyon, Marsilya gibi büyük şehirlerde Türk sermayeli şube ve iştirakler açılıyor. Bazıları doğrudan Fransız tüketiciye ulaşmak için, bazıları AB tek pazarına erişmek için, bazıları ise Frankofon Afrika’ya açılan bir üs kurmak için. Ortak nokta şu: Fransa artık Türk iş dünyasının radarında sıradan bir Avrupa ülkesi değil, stratejik bir üs.
Rakamlar bu eğilimi doğruluyor. Türkiye ile Fransa arasındaki ticaret hacmi beş yılda 14 milyar dolardan 24,1 milyar dolara yükseldi — tarihinin en yüksek seviyesi. Türk firmalarının Fransa’daki yatırımları 1 milyar dolara ulaştı. Karşı yönde ise Fransa’nın Türkiye’deki yatırım stoku 8,7 milyar dolar. 1.749 Fransız şirketi Türkiye’de faaliyet gösteriyor, 400 bin kişiye istihdam sağlıyor. İki yönlü bir güven ilişkisi var ve bu ilişki her yıl derinleşiyor.
Fransa tarafından gelen sinyaller de son derece net. Şubat ayında İstanbul’da gerçekleşen 8. Dönem JETCO Toplantısı’nda Fransa Delegesi Bakanı Nicolas Forissier, Fransa’nın Avrupa’da bir numaralı yatırım destinasyonu olduğunu hatırlatarak, Fransa’da şube açmak veya yatırım yapmak isteyen Türk şirketlerine her tür desteği vermeye hazır olduklarını açıkça ifade etti. Fransız kamu yatırım bankası Bpifrance’ın Türkiye’de 1,8 milyar avroluk finansman imkânı sunması, bu davetin arkasında somut mekanizmalar olduğunu gösteriyor.
Vize konusu da uzun yılların en rahat dönemini yaşıyor. Fransa geçen yıl 163 bin Türk vatandaşına vize verdi; bu Çin’den sonra dünyadaki en yüksek rakam. İş insanları ve öğrenciler için tercihli kolaylıklar devreye girdi. Lojistik tarafta ise Sète-Yalova Ro-Ro hattı ve Türk lojistik firmalarının Güney Fransa limanlarındaki artan varlığı, fiziksel mesafeyi avantaja dönüştürüyor.
Fransa’da şube açmanın bir diğer kritik avantajı da çarpıcı: tek bir adımla yalnızca Fransız pazarına değil, Frankofon Afrika’ya ve AB’nin geniş tek pazarına da erişim sağlanıyor. JETCO toplantısında Afrika, Doğu Avrupa, Orta Asya ve Orta Doğu’da Türk-Fransız ortak projeler için somut adımlar atıldı. Büyük Türk grupları — Limak, Rönesans gibi — bu modeli yıllardır uyguluyor. Şimdi sıra orta ve büyük ölçekli şirketlerde.
Bütün sinyaller aynı yöne işaret ediyor: Fransa, Türk şirketleri için Avrupa’ya, Afrika’ya ve küresel değer zincirlerine açılan stratejik bir kapı. Ve bu kapı, şu an sonuna kadar açık.
Axel AK — Fransa-Türkiye ticari ilişkileri üzerine uzmanlaşmış iş danışmanı. Her iki ülkenin iş dünyasını yakından tanıyor.


