29.09.2026

Sorun dünyada değil, baktığımız yerde

Türkiye’de bir şirketin satışları düştüğünde ilk akla gelen genellikle aynıdır:

“Piyasa kötü.”

Ama hangi piyasa? Türkiye’deki piyasa.

Şirketin dünyası çoğunlukla kendi müşterilerinden, kendi sektöründen ve kendi ülkesinden ibarettir.

Aynı anda başka bir ülkede başka bir sektör büyüyor olabilir. Başka bir ülkede bir firma yeni tedarikçi arıyor olabilir. Başka bir pazarda bizim ürettiğimiz ürünün talebi artıyor olabilir.

Yani dünyada fazlaca fırsat var. Sadece bizim bildiğimiz pazar küçüldü.

İhracat sadece Türkiye’de satamadığını başka ülkeye satmak olarak görülmemeli.

Çünkü bunu yaptığınızda global pazarları iç piyasadaki durgunluğun kaçış kapısı olarak görürsünüz.

Asıl konu, şirketin kendisine Türkiye’nin dışında da bir pazar tanımlamayı başarıp başaramadığıdır.

Bunun için de sadece iyi ürün yetmez.

Pazar bilgisi, insan kaynağı, zaman ve süreklilik gerekir. Şirketin yönetim anlayışının değişmesi gerekir.

Türkiye’de işler iyi giderken ihracatı bırakan, iç piyasa yavaşlayınca tekrar ihracata dönen bir şirket aslında globalleşmiyordur. Sadece pazar değiştiriyordur.

Türkiye’de ihracat konuşulurken her şeyden önce “Kaç Türk şirketi kendi ülkesinin

dışındaki ekonomik sistemlerin kalıcı bir parçası haline gelecek?” diye düşünmemiz gerekir.

Sorun dünyada değil, baktığımız yerde.

Karadeniz'in İlk ve Tek Ekonomi Portalı

Okumak İçin Resimlere Tıklayınız.
Kapat
× Anasayfa Abone ol Tüm haberler Ekonomi Bölgesel Şirketler Gündem Belediye Sektörler Politika e-Dergi e-Gazete Web TV Künye Karadeniz sohbetleri Yazarlar