7.03.2026
“Görmeyeceğim, duymayacağım, yazmayacağım, irdelemeyeceğim, karışmayacağım” diyorum ama FINDIK MAHALLESİ’nin yaramazları rahat bırakmıyor ki!
Kimisi, kimin hesabına olduğu artık aşıkar olan bir kafayla, Türk fındığını 190 ülkeli dünyanın 120’sini satan ihracatçıları günah keçisi ilan etmesi yetmiyormuş gibi, en fazla alan ve kullananı hedef tahtasına oturtmuş bırakın saldırmayı, kovmak için elinden ne geliyorsa yapıyor.
Kimisi, devlet-i aliyye adına piyasada olan kuruma, “TMO devreye girmiyor” diye çağrı yapıp durdular.
Durdular da ne oldu?
TMO, piyasada doğru yer alma adına, başta ZO’alar olmak üzere konuşmaktan başka iş yapmayanların söylediklerinin aksini incraata koymayı tercih edip, stoklarındaki fındığını satmak için çaba içine girdi.
Neyse ki konuya vakıf olanlar uyardı, biz de sektörde yeni bir kriz daha yaşanmaması için elimizden geleni ardına koymayarak TMO’nun kısmen de olsa yanlıştan dönmesini sağladık.
Ama bu çok lâf üretmekten başka bir amelleri olmayan bun zat-ı muhteremlerin, bir türlü görmedikleri, anlamadıkları, hatta kavrayamadıkları bir şey değil, çok şeyler var.
Artık onları kimse dinlemiyor, kaale de almıyor!
Çünkü etkili ve yetkililer bunların artık, aynaya bakmadıklarını, sadece lâf ürettiklerini ve kendilerine oynadıklarını biliyor.
Hem de öyle biliyor ki; fındık alması, dolayısıyla fiyatı yükseltmesi için çağırdıkları TMO bile bunlar yüzünden tam tersini yapıyor; FINDIK SATIYOR...
Hem de, halen düşük saydıkları fındık fiyatını bile daha da aşağı çekecek şekilde…
Hem de, zar zor şartlarda da olsa iç piyasada fındık satmaya çalışan firmaların maliyetlerinin bile altında.
Hemi de, fındığın imajına darbe vuracak şekilde, uzun yıllar depolarda kaldıkları için bozulmuşlukları da olan, yani kalitesi düşenleri kavurup, toptancılara bile satacak şekilde…
Hadi bu aynaya bakmayı beceremedikleri için başkalarını suçlamayı “sökülüp atılması zor olan paslı çiviler misali” alışkanlık haline getirip, sadece lâf üretme ile iştigal edenleri artık anladık, kabullendik!
Onları kabullendik de, devlet aklı ile kararıyla hareket eden TMO’ya, böylesine baştan sona yanlış uygulamaları nasıl yaptırıyorlar?
Nasıl böyle bir satışa müsaade ediyorlar?
Ya da tüm bunları niye yapıyorlar?
İşte bu niyeleri tüm detayları ve yanlışları ile işin erbaplarından alarak paylaşacağız.
Rekabet Kurumu’na Çağrı…
Sekteye uğradığında, ya da uğratıldığında “fındıkta adaleti sağlama” adına icraatlar yapmanın peşine düşen Rekabet Kurumu’nda sektörün beklentisi bunu her alanda yapmasından başka bir şey değildir.
Onun için kamu adına işimizi yapmaya çalışan bir meslek mensubu olarak kurumdan isteğimdir.
Üreticileri, “Fındığınızı satmayın” diyerek yanıltıp, zarara uğratan meslek kurumu yetkilisi ve meclis üyeleri, aynı zamanda üreticiler arasında haksız rekabete sebep olmadılar mı? Olmaya da devam etmiyorlar mı?


