18.03.2026

Samsun'un deprem gerçeği

Türkiye’nin deprem gerçeği gibi önemli bir sorunu var.

Nazım Hikmet’in “Dört nala gelip Uzak Asya’dan, Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan bu memleket bizim” dediği ve ipek bir halıya benzettiği topraklarımız, her Allah’ın günü irili ufaklı depremlerle sarsılıyor.

Bu mübarek günler hürmetine Allah beterinden saklasın ama Niksar’da meydana gelen 5,5 büyüklüğündeki deprem, yaklaşık 100 kilometre uzaklıktaki memleketim Samsun’da sahur vakti korku saldı.

Niksar, Kuzey Anadolu Fayı üzerindeki bir yerleşim merkezidir.

Ülkemizin en doğusundan en batısına kadar uzanan bu fay hattı, Samsun’un güneyindeki Vezirköprü, Havza ve Ladik ilçelerimizin topraklarından da geçiyor.

Niksar 5,5 şiddetinde sallanınca sahur vakti hepimiz tedirgin olmakla birlikte, şimdilik ucuz atlattığımızı düşünmüş olabiliriz. Ancak Kuzey Anadolu Fayı, 7 ve üzerindeki depremleri üretmesiyle de biliniyor.

27 yıl önce Gölcük’te kırılarak 7.4 büyüklüğünde deprem üreten ve yaklaşık 17 bin yurttaşımızı aramızdan alan fay, 26 Kasım 1943’te Ladik’te meydana getirdiği 7.2 büyüklüğündeki depremle de bin 400 dolayında hemşerimizi aramızdan almıştı.

Depremleri önceden tespit etmek hâlâ mümkün değil maalesef.

Samsun, deprem gerçeğiyle yüz yüze bir şehirdir.

Fayın ne zaman ve ne şiddette deprem üreteceğini bilmiyoruz.

Allah beterinden korusun elbette ama dua ile bu doğa gerçeğini yok sayamayız.

Japonya’daki örneklere bakıldığında; Kuzey Anadolu Fayı gibi ülkemizdeki birçok faydan daha fazla fay kırığı Japonya’da bulunuyor ve orada bizimkilerden daha şiddetli depremler yaşanıyor. Buna rağmen Japonya’da deprem kaynaklı can kaybı çok daha az oluyor.

Şinto dinine inanıyorlar ve duaları da bizim dualarımıza hiç benzemiyor ama can ve mal kayıpları bizden daha az oluyor.

Aklın ve bilimin izinde yürüyerek, öngörmek ve önlem almak sayesinde elbette.

Japonya’nın deprem gerçeği bize “Deprem öldürmez, hatalı yapılar öldürür” sözünün ne kadar doğru olduğunu gösteriyor.

Ama deprem gerçeğini öngörüyor ve önlem alıyor muyuz derseniz, o mevzuda ben de herkes gibi susmak zorunda kalıyorum.

Sükût ikrardan sayılır, biliyorsunuz.

Bilim insanlarının ülkemizin deprem gerçeğini sürekli hatırlatmalarına rağmen, bu konuda öngörü ve önlem alma sorumluluğu bulunan makam sahipleri hâlâ suskun kalıyorsa, suçu yurttaş olarak önce kendimizde aramalıyız.

Çünkü önümüze sandık konduğunda o yetkiyi dolaylı olarak biz veriyoruz.

Mesela Samsun’un yapı stoku “Ben depreme dayanıklı değilim” dercesine nicedir alarm veriyor.

50 yıllık meslek hayatımın son 20 yılında kaç defa kentsel dönüşüm haberi yazdığımı artık hatırlamıyorum.

Süreci uzatmak adına mı yapılıyor bilemediğim “yerinde dönüşüm” gibi söylemlerle yapı stokunun yenilenmesi gerektiği defalarca dile getirildi.

Kahramanmaraş merkezli ve 11 ilimizi etkileyen 6 Şubat depremlerinde yaklaşık 50 bin yurttaşımızı kaybettik. Bu büyük yıkım, deprem gerçeğinin ve önlem alma zorunluluğunun ihmal edilemeyeceğini bize sert şekilde hatırlattı.

Samsun’da da haliyle harekete geçildi.

Dönemin Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir yönetimindeki belediye tarafından Zeytinlik, Anadolu ve Kadıköy mahalleleri için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı uzmanlarına bir kentsel dönüşüm projesi hazırlatıldı.

Ancak her konuyu sulandırdığımız gibi o konuyu da sulandırdık.

Büyükşehir Meclisi, uzmanların hazırladığı projeyi 0.5 emsal artışıyla revize ederek, daha doğrusu bozarak kabul etti.

Akla ziyan o değişikliğin de “müteahhit bulunamaz” gibi bir gerekçeyle yapıldığı anlaşıldı.

Belediye yönetimi bu endişesinde haklı olabilir. Çünkü üç mahallede uygulanacak dönüşüm müteahhitler açısından kârlı görünmeyebilirdi.

Bunun çözümü ise dönüşümü sadece üç mahalleyle sınırlı tutmak yerine, farklı bölgelerde oluşturulacak rezerv alanlara yaymaktan geçiyordu.

Ancak aynı Büyükşehir Belediyesi, borç batağından kurtulmak adına daha önce oluşturulmuş rezerv alanları da satarak elinden çıkarmıştı.

Sözün özü:

Niksar merkezli deprem, Samsun’un deprem gerçeğini bir kez daha hatırlattı. 5.5’ten daha büyük bir deprem yaşama ihtimali varken, öngörmek ve önlem almak konusunda geç kalmamayı umuyor ve diliyorum.

Karadeniz'in İlk ve Tek Ekonomi Portalı

Okumak İçin Resimlere Tıklayınız.
Kapat
× Anasayfa Abone ol Tüm haberler Ekonomi Bölgesel Şirketler Gündem Belediye Sektörler Politika e-Dergi e-Gazete Web TV Künye Karadeniz sohbetleri Yazarlar