Çaydan herkes kazanıyor, üretici hariç

Bir bardak çay 70-80 liraya satılırken en düşük geliri üretici elde ediyor. Rize Ziraat Odası Başkanı Bünyamin Arslan, katma değerin üreticiye yansımadığını belirterek Çay Kanunu'nun çıkarılması ve üreticinin yeniden desteklenmesi çağrısında bulundu.

info@karadenizekonomi.com / 27.07.2026

Çaydan herkes kazanıyor, üretici hariç

Rize Ziraat Odası Başkanı Bünyamin Arslan, çay sektöründe katma değerin üretici yerine zincirin son halkasında toplandığını belirterek, mevsimlik işçi kullanımının da bölge ekonomisinde gelir kaybına neden olduğunu söyledi. Çayın yalnızca Rize'nin değil, Türkiye genelinde binlerce işletmeye gelir sağladığını vurgulayan Arslan, "En az kazanan çayı dalından toplayan üretici, en çok kazanan ise fincanda satan işletmeler oluyor" dedi.

Rize ekonomisinin temel dinamiğini oluşturan çay sektörüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Arslan, genç nüfusun tarımdan uzaklaşmasının mevsimlik işçi ihtiyacını artırdığını belirtti. Rize'de hasat döneminde başka illerden ve yurt dışından gelen işçilerin önemli bir yer tuttuğunu ifade eden Arslan, bu durumun üretimden elde edilen gelirin bölge dışına çıkmasına yol açtığını söyledi. Arslan, "Gençlerimiz tarıma yönelmediği için çiftçiler mevsimlik işçilere ihtiyaç duyuyor. Bu da üreticide kalması gereken paranın başka illere ve yurt dışına gitmesine neden oluyor. Son yıllarda makineli hasadın yaygınlaşmasıyla bu ihtiyaç azaldı ancak tamamen ortadan kalkmış değil" diye konuştu.

ÇAY TÜRKİYE EKONOMİSİNE KATKI SAĞLIYOR, ÜRETİCİ AYNI ORANDA KAZANAMIYOR

Çayın yalnızca Rize ekonomisini değil, Türkiye genelinde geniş bir ekonomik zinciri beslediğini dile getiren Arslan, kahvehanelerden kafeteryalara kadar binlerce işletmenin çay üzerinden gelir elde ettiğini söyledi. Bir bardak çayın maliyetinin yaklaşık 1,5 TL seviyesinde olmasına rağmen tüketiciye 70-80 TL'ye ulaştığını belirten Arslan, katma değerin üreticiye yansımadığını vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu:

"Çay sayesinde Edirne'deki kahvehane işletmecisi de, büyük şehirlerdeki kafeteryalar da gelir elde ediyor. Ancak zincirin en başındaki üretici bu kazançtan yeterli payı alamıyor. En düşük kazancı çayı dalından toplayan üretici elde ederken, en yüksek kazanç fincan olarak satış yapan işletmelerde oluşuyor."

2026 sezonunda don yaşanmaması nedeniyle yaklaşık 1 milyon 400 bin ton yaş çay rekoltesi beklendiğini ifade eden Arslan, üretim açısından olumsuz bir tablo bulunmadığını söyledi.

"ÇAY KANUNU ÇIKMALI, GENÇ ÜRETİCİ DESTEKLENMELİ"

Yaş çay alım fiyatının ilk açıklandığında üreticiyi kısmen memnun ettiğini ancak yüksek enflasyon nedeniyle kısa sürede alım gücünü kaybettiğini belirten Arslan, özel sektörün taban fiyatın altında alım yapmasının üreticinin gelirini daha da azalttığını ifade etti.

Sektörün sürdürülebilirliği için kapsamlı yapısal düzenlemelere ihtiyaç olduğunu vurgulayan Arslan, öncelikli taleplerini ise şöyle sıraladı:

"Çay Kanunu mutlaka çıkarılmalı. Gençlerin çay tarımına yönelmesi için teşvikler artırılmalı, Bağ-Kur primlerine destek verilmeli ve ürün bazlı destekler yeniden uygulanmalı. Ayrıca çayın paketleme sanayisinin Rize'de yapılması hem katma değeri artıracak hem de kayıt dışı ve menşei belirsiz ürünlerin önüne geçecektir."

Devlet desteklerinin artırılması gerektiğini de dile getiren Arslan, çayın Türkiye ekonomisi açısından stratejik bir ürün olduğuna dikkat çekerek, "Türkiye bu ürünü ithal etmiyor, kendi üretimiyle büyük bir ekonomik değer oluşturuyor. Bu nedenle çay üreticisinin daha güçlü desteklenmesi gerekiyor. Aksi halde genç nüfus tarımdan uzaklaşmaya, kırsaldan büyükşehirlere göç etmeye devam edecek" ifadelerini kullandı.

 

 

 

 

Kapat
× Anasayfa Abone ol Tüm haberler Ekonomi Bölgesel Şirketler Gündem Belediye Sektörler Politika e-Dergi e-Gazete Web TV Künye Karadeniz sohbetleri Yazarlar