Cem Şenocak: “Türkiye Fındıkta Kan Kaybediyor
NTV canlı yayınında konuşan Ulusal Fındık Konseyi Başkanı Cem Şenocak, Türkiye'nin dünya fındık sektöründeki lider konumunu koruyabilmesi için üretim maliyetlerini düşürecek ve üreticiyi destekleyecek yeni politikalara ihtiyaç duyulduğunu söyledi.
info@karadenizekonomi.com / 31.07.2026
Türkiye'nin en stratejik tarım ürünü
Ulusal Fındık Konseyi Başkanı Cem Şenocak, Türkiye'nin dünya fındık sektöründeki lider konumunu koruyabilmesi için üretim maliyetlerini düşürecek ve üreticiyi destekleyecek yeni politikalara ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Fındığın yalnızca bir tarım ürünü olmadığını, aynı zamanda Türkiye ekonomisi açısından stratejik bir ihracat kalemi olduğunu belirten Şenocak, son 10 yılda yaklaşık 21 milyar dolar döviz kazandıran fındığın yıllık ortalama 2,1 milyar dolar ihracat geliri sağladığını hatırlattı.
Türkiye'nin dünya fındık üretiminde ve ihracatında uzun yıllardır lider ülke olduğunu vurgulayan Şenocak, bu üstünlüğün korunabilmesi için üretim maliyetlerinin mutlaka kontrol altına alınması gerektiğini ifade etti.
"Tek maliyet hesabı doğru değil"
Fındık üretiminde tek bir maliyet hesabı yapılmasının doğru olmayacağını dile getiren Şenocak, Türkiye'deki üretim yapısının birbirinden çok farklı koşullara sahip olduğunu söyledi.
Yaklaşık 600 bin ailenin yaklaşık 750 bin hektarlık alanda fındık üretimi yaptığını belirten Şenocak, bu üreticilerin aynı ekonomik şartlarda faaliyet göstermediğine dikkat çekerek şunları söyledi:
"Türkiye'de fındık üreticisini üç farklı grupta değerlendirmek gerekiyor. Birincisi Doğu Karadeniz'deki eğimli arazilerde üretim yapanlar, ikincisi düz ve verimli ovalarda üretim yapanlar, üçüncüsü ise dünya pazarındaki rakip ülkelerimiz. Bu üç yapının maliyetleri birbirinden tamamen farklı."
Eğimli arazilerde üretim giderek zorlaşıyor
Şenocak, özellikle Ordu, Giresun, Trabzon ve Rize başta olmak üzere Doğu Karadeniz'deki eğimli arazilerde üretimin her geçen yıl daha maliyetli hale geldiğini belirtti. Miras yoluyla parçalanan küçük bahçelerde makine kullanımının mümkün olmadığını ifade eden Şenocak, üretimin büyük ölçüde insan gücüyle gerçekleştirildiğini söyledi. Bu nedenle eğimli arazilerde üretim maliyetlerinin 4 dolar seviyelerine ulaştığını kaydeden Şenocak, düz ve verimli ovalarda ise aynı maliyetin 1,5 dolar seviyesinde gerçekleştiğini dile getirdi. "Bu iki üretim modelini aynı kefeye koyamayız." diyen Şenocak, özellikle eğimli arazilerde yaşayan yaklaşık 400 bin üretici ailenin desteklenmesi gerektiğini vurguladı.
"Üretici fındıktan uzaklaşıyor"
Maliyetlerin sürekli artmasının üreticinin sektörden uzaklaşmasına neden olduğunu belirten Şenocak, özellikle işçilik giderlerinin üreticiyi zorladığını söyledi. Makinalı tarımın yapılamadığı bölgelerde hasattan budamaya kadar bütün işlemlerin insan gücüyle gerçekleştirildiğini ifade eden Şenocak, bunun hem maliyetleri artırdığını hem de genç nüfusun üretime ilgisini azalttığını belirtti. Bu sorunun kısa vadeli çözümlerle giderilemeyeceğini söyleyen Şenocak, kısa, orta ve uzun vadeli politikaların birlikte uygulanması gerektiğini ifade etti.
Türkiye dünya pazarında pay kaybediyor
Türkiye'nin uzun yıllar dünya fındık pazarının yaklaşık yüzde 80'ini elinde bulundurduğunu hatırlatan Şenocak, son yıllarda bu oranın ciddi şekilde gerilediğini söyledi.
"Geçmişte dünya pazarında yüzde 80 seviyelerinde paya sahiptik. Son yıllarda ise bu oran yüzde 60'ın altına, hatta bazı dönemlerde yüzde 50 seviyelerine kadar düştü." diyen Şenocak, bunun en önemli nedenlerinden birinin artan üretim maliyetleri ve rakip ülkelerin yatırımları olduğunu ifade etti.
Şili başta olmak üzere yeni üretici ülkelerin büyük ölçekli ve modern tarım uygulamalarıyla rekabet avantajı sağladığını belirten Şenocak, Türkiye'nin de üretim planlamasını buna göre güncellemesi gerektiğini kaydetti.
Kokarca mücadelesi umut verdi
Geçen sezon don, kuraklık ve kahverengi kokarca nedeniyle üreticinin önemli kayıplar yaşadığını hatırlatan Şenocak, bu yıl ise daha olumlu bir tabloyla karşı karşıya olunduğunu söyledi.
Kuraklığın etkisinin görülmediğini ve kokarcaya karşı yürütülen mücadelenin başarılı sonuçlar verdiğini ifade eden Şenocak, Tarım ve Orman Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalar sayesinde zararlının büyük ölçüde baskı altına alındığını dile getirdi.
Valilikler, kaymakamlıklar, belediyeler, ziraat odaları, üniversiteler, araştırma enstitüleri ve ihracatçı birliklerinin ortak hareket ettiğini belirten Şenocak, özellikle biyolojik mücadele kapsamında samuray arısı salımı ile kimyasal mücadele çalışmalarının etkili olduğunu söyledi.
"Kahverengi kokarca en büyük tehdit"
Son dönemde bazı bölgelerde görülen tırtıl zararına da değinen Şenocak, fındıkta asıl tehdidin hâlâ kahverengi kokarca olduğunu söyledi.
Kahverengi kokarcanın yalnızca fındığa değil birçok tarım ürününe zarar verdiğini belirten Şenocak, zararlının ilk olarak 2015 yılında Gürcistan'da görüldüğünü, Türkiye'de ise 2023 yılında özellikle Ordu'nun Fatsa ilçesinden başlayarak yayıldığını hatırlattı.
Bu nedenle mücadelenin aralıksız sürdürülmesi gerektiğini ifade eden Şenocak, üreticilere ilaçlama konusunda duyarlı olmaları çağrısında bulundu.
"Mücadelede herkes sorumluluk almalı"
Bir bahçede ilaçlama yapılırken yan bahçede yapılmamasının mücadelenin etkisini azalttığını belirten Şenocak, zararlıyla mücadelede üreticilerin ortak hareket etmesinin büyük önem taşıdığını söyledi.
Şenocak, "Kahverengi kokarcayı tamamen ortadan kaldırmak kolay değil. Ancak tüm kurumların ve üreticilerin iş birliğiyle zararını en aza indirebiliriz. Bu konuda gösterilen hassasiyetin devam etmesi gerekiyor." ifadelerini kullandı.
Üretim maliyetlerini azaltacak yapısal reformların hayata geçirilmesi, bölgesel destekleme modellerinin uygulanması ve zararlılarla mücadelenin kesintisiz sürdürülmesi halinde Türkiye'nin dünya fındık sektöründeki liderliğini uzun yıllar koruyabileceğini sözlerine ekledi.
Çok Okunanlar
Fındık Fiyatları
Son Güncelleme : 2026-08-01 09:28
| Şehir | Levant |
|---|---|
| TMO | 200 TL |
| GİRESUN | 195,50 TL |
| ORDU | 161,50 TL |
| DÜZCE | 157,00 TL |


