KFMİB Başkanı Sabır: Döviz Dönüşüm Desteğindeki Yeni Sistem Fındık İhracatçısını Zorlayacak
Karadeniz Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (KFMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Osman SABIR, TCMB tarafından döviz dönüşüm desteğinde yapılan son düzenlemenin fındık ihracatçıları açısından desteğin kullanım imkânını ciddi ölçüde daralttığını belirtti.
info@karadenizekonomi.com / 6.10.2026
Sabır, Eylül ayı ihracat verilerinin de düşük baz etkisi dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. KFMİB Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Osman SABIR, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından döviz dönüşüm desteği uygulamasında yapılan son değişikliğe ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İhracatçıların oranın yüzde 3’te sabit tutularak belli başlı emek yoğun sektörler için daha yüksek oranda döviz dönüşüm desteği sağlanması yönünde beklentisi olduğunu hatırlatan Sabır, “Yeni düzenlemede destek oranı yüzde 3’te sabit bırakıldı. Buna ilave olarak 100 milyon TL’lik üst limit getirildi. Ancak mevcut hesaplama yöntemi nedeniyle ihracatçıların bu üst limite ulaşabilmesi fiilen mümkün görünmüyor” dedi.
Sabır, düzenlemede asıl sorunun limitten çok katma değer hesabının uygulanma biçimi olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:
“Yeni sistemde işçilik maliyeti ve faaliyet kârı üzerinden hesaplanan tutar, destek primi olarak değil, firmanın destek kapsamında bozabileceği döviz miktarı olarak belirleniyor. Fındık sektörü yüksek hammadde maliyeti, düşük kâr marjı ve yoğun finansman ihtiyacıyla çalışan bir sektör. Bu nedenle yeni formül, fındık ihracatçısının destekten yararlanabileceği döviz tutarını ciddi şekilde sınırlıyor.
Bu yapı özellikle net ihracatçı firmaları dezavantajlı hale getiriyor ve hemen hemen herhangi bir ithal girdisi olmayan fındık ihracatçısı açısından uygulama fiilen büyük ölçüde işlevsiz kalıyor.”.
Yeni sistemin yurt içi satış ve işçilik hacmi yüksek şirketler açısından daha avantajlı sonuçlar doğurabildiğini belirten SABIR, ithal girdisi yüksek olan ihracatçılar bakımından da benzer bir avantaj oluşabildiğine dikkat çekti ve “Bu durum, ithal girdisi bulunmayan ve satışlarının büyük bölümünü doğrudan ihracata yönlendiren fındık ihracatçılarını görece daha dezavantajlı konuma düşürüyor” ifadelerini kullandı.
Katma değer hesabının bozulabilecek döviz miktarını sınırlamak yerine, verilecek prim oranının belirlenmesinde kullanılmasının daha uygun olacağını dile getiren SABIR, düzenlemenin ihracatçıya uyum süresi tanınmadan yürürlüğe alınmasının da firmalar açısından öngörülebilirliği zorlaştırdığını kaydetti.
“EYLÜL AYI İHRACAT VERİLERİ DÜŞÜK BAZ ETKİSİYLE OKUNMALI”
Başkan Sabır, Eylül ayı fındık ihracat verilerinin de doğru bir perspektifle değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. 2026 yılı Eylül ayında Türkiye’den 18.929 ton iç fındık ihraç edildiğini, bu miktarın 2025 yılı Eylül ayındaki 13.926 tonluk ihracata göre artış gösterdiğini, ancak bu artışın tek başına güçlü talep göstergesi olarak yorumlanamayacağını söyledi.
Sabır, “2025 sezonu; don zararı, düşük rekolte, yüksek fiyat seviyesi ve olağandışı piyasa koşulları nedeniyle ihracat miktarının oldukça düşük seyrettiği bir dönemdi. Dolayısıyla 2026 Eylül ayında, geçen yılın aynı ayına göre görülen artışın önemli bölümü düşük baz etkisinden kaynaklanmaktadır” dedi.
Daha sağlıklı bir değerlendirme için uzun dönemli verilerin dikkate alınması gerektiğini vurgularken şunları ifade etti:
“2026 yılı Eylül ayında gerçekleşen 18.929 tonluk ihracat, 2024 yılı Eylül ayında gerçekleşen 24.633 tonluk ihracatın yaklaşık yüzde 23 altında kalmıştır. Son 25 yılın Eylül ayı ortalama fındık ihracatı olan yaklaşık 32.500 ton ile karşılaştırıldığında, 2026 yılı Eylül ayı ihracatının miktar bazında yaklaşık yüzde 42 daha düşük olduğu görülmektedir. Son dönemde fındık fiyatlarında yaşanan aşağı yönlü hareketin, Türk fındığına yönelik talepte görülen bu büyük düşüşün doğal bir tezahürü olduğu herkesin malumudur.”
Sabır, açıklamasını şöyle tamamladı:
“Türk fındığının dünya pazarlarındaki liderliği, üreticiden ihracatçıya kadar tüm değer zincirinin sağlıklı işlemesine bağlıdır. Üreticimizin emeğinin karşılığını alması, sanayicimizin üretimini sürdürebilmesi ve ihracatçımızın rekabet gücünü koruyabilmesi ortak hedefimizdir. Bu nedenle fındık sektörüne ilişkin değerlendirmelerin doğru veri, teknik analiz ve bütüncül bir bakış açısıyla yapılması büyük önem taşımaktadır. Mevcut politikaların terk edilip artan ihracat ile gelişen serbest piyasa fiyatları hedeflenmeli ve piyasa şartları nedeniyle zor durumda kalan üreticiye de direkt gelir desteği verilmelidir. Türkiye’nin dünyanın stok ambarı konumundan çıkarılarak, geçmişte olduğu gibi piyasayı domine eden aktör haline getirilmesi gerekmektedir.”
Çok Okunanlar
Fındık Fiyatları
Son Güncelleme : 2026-10-06 08:11
| Şehir | Levant |
|---|---|
| TMO | 250 TL |
| GİRESUN | 197,50 TL |
| ORDU | 180,00 TL |
| DÜZCE | 159,50 TL |


