Yerli Soya ‘Samsoy’ İthalata Rakip
Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nün yaklaşık 12 yıllık ıslah çalışmasıyla geliştirdiği “Samsoy”, Karadeniz Bölgesi’nde tescil edilen ilk yerli soya çeşidi oldu.
info@karadenizekonomi.com / 18.08.2026
Dekarda 435 kilograma ulaşan verimi, yüzde 42,83 protein ve yüzde 21,7 yağ oranıyla öne çıkan çeşidin, üretim alanlarının genişlemesiyle Türkiye’nin soya ithalatına bağımlılığının azaltılmasına katkı sağlaması hedefleniyor.
Türkiye’de soya fasulyesi araştırmalarına öncülük eden kurumlardan Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü, yerli çeşit geliştirme çalışmalarında yeni bir aşamaya geçti. Enstitü Müdürü Doç. Dr. İlyas Deligöz, 1998 yılından bu yana kesintisiz sürdürülen soya ıslah çalışmalarının ürünü olan Samsoy’un geliştirilme sürecinin yaklaşık 12 yıl sürdüğünü söyledi. Çalışmalar TAGEM bünyesinde finanse edilirken TÜBİTAK tarafından da desteklendi.
Tescilin ardından Samsoy, Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü ile TİGEM iş birliğinde yürütülen “Yerli Çeşitlerin Kullanımının Yaygınlaştırılması Projesi”ne dahil edildi. Üç yıl boyunca farklı ekolojik bölgelerde gerçekleştirilen deneme ekimlerinin ardından Karadeniz Bölgesi’nde faaliyet gösteren özel bir firmayla satış sözleşmesi imzalandı. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki firmaların da çeşide ilgisinin arttığı bildirildi.
DEKARDA 35 KİLOGRAMLIK VERİM AVANTAJI
Samsoy’un ekonomik potansiyelini öne çıkaran en önemli unsurlardan biri verim performansı. Yapılan denemelerde muadil çeşitlere göre dekarda ortalama 35 kilogram daha fazla verim sağlayan Samsoy, çiftçi koşullarında ise 435 kilogram/dekar seviyesine ulaşabiliyor. Yüzde 42,83 protein ve yüzde 21,7 yağ oranı, çeşidi hem yem hem de bitkisel yağ sanayisi açısından stratejik bir yerli hammadde alternatifi haline getiriyor.
Deligöz, özellikle yüksek protein oranının Samsoy’u kanatlı hayvan beslemesinde değerli bir alternatif haline getirdiğine dikkat çekti. Çeşidin erkenci yapısı ise Karadeniz’de sonbahar yağışları başlamadan hasat yapılabilmesine imkân tanırken, Güneydoğu Anadolu’da ikinci ürün olarak yetiştirilmesinin önünü açıyor. Dane çatlatma direnci ve makineli tarıma uygun yapısı da hasat kayıplarının azaltılması açısından avantaj sağlıyor.
Karadeniz ve Marmara’da ana ürün, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu’da ise ikinci ürün potansiyeli taşıyan Samsoy’un yaygınlaştırılmasında sertifikalı tohum arzı ve sözleşmeli üretim modelleri kritik önem taşıyor. Enstitüde ve sözleşmeli özel sektör firmasında yürütülen tohum üretiminin mevcut ihtiyacı karşılayabildiğini belirten Deligöz, ekim alanlarının genişlemesiyle birlikte tohumluk üretimini artırmaya yönelik planlamaların da bulunduğunu kaydetti.
HEDEF SOYA İTHALATINI AZALTMAK
Türkiye’nin yem ve bitkisel yağ sanayisindeki hammadde ihtiyacı nedeniyle soya stratejik ürünler arasında yer alırken, Samsoy’un yaygınlaşmasının ithalat bağımlılığının azaltılmasına katkı sağlaması bekleniyor. Deligöz, üretim alanlarının genişletilmesi ve birim alandan alınan verimin artırılmasının dışa bağımlılığın azaltılmasındaki iki temel unsur olduğuna işaret etti.
İklim değişikliği de yerli soyanın önemini artırıyor. Yaklaşık 143 günlük orta erkenci vejetasyon süresine sahip Samsoy’un su kısıtının ve iklim dalgalanmalarının arttığı üretim koşullarında alternatif ürünlerden biri olabileceği değerlendiriliyor. Enstitü, önümüzdeki beş yıllık süreçte suyu daha az kullanan ve münavebe sistemine dahil edilebilen soyanın tarımsal üretimde daha güçlü bir konuma gelebileceğini öngörüyor.
Enstitünün soya ıslahındaki çalışmaları Samsoy ile sınırlı kalmıyor. 2026 yılında “Erdoğmuş” adıyla yeni bir soya çeşidi daha geliştirildi. Yeni çeşidin tohum çoğaltımı ve yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmalar devam ederken, Samsoy’un da başta ikinci ürün potansiyelinin yüksek olduğu Güneydoğu Anadolu olmak üzere Türkiye genelinde yaygınlaştırılması hedefleniyor.
Çok Okunanlar
Fındık Fiyatları
Son Güncelleme : 2026-08-01 09:28
| Şehir | Levant |
|---|---|
| TMO | 200 TL |
| GİRESUN | 195,50 TL |
| ORDU | 161,50 TL |
| DÜZCE | 157,00 TL |


