6.10.2026

Samsun değişecek mi yoksa yine direnecek mi!

Samsun Ticaret ve Sanayi Odasında seçim süreci bugün başlıyor.

Dolayısıyla Samsun’da herkes birbirine şunu soruyor:

“Samsun değişecek mi, yoksa değişime yine direnecek mi?”

Ki değişime hep direndi Samsun.

Bu yüzden de Samsun, kabuğunu kırma konusunda hep geç kaldı.

Bugün başlayan seçim sürecinde önce meslek gruplarında seçim yapılacak.

Kendi gruplarından seçimi kazananlar, her grupta seçimi kazanan iki kişi olmak üzere, meclis üyesi olacak. Mecliste çoğunluğu sağlayan gruplar da hem meclis organlarını, hem de Yönetim Kurulu Başkanı ile yönetimi seçecekler.

TSO seçimleri, bilinen en zor seçimlerden biridir.

Ticaret ve Sanayi Odaları, üye sayıları bakımından büyük meslek örgütleridir.

Kanunla kurulup görev yapıları kanunla düzenlendiği ve dolayısıyla kanunla korunduğu için TSO’larda değişim süreçleri hep sancılı olmuştur.

Rahmetli Mehmet Çebi’nin ve hatta rahmetli Yücel Türe’nin başkan olarak görev yaptığı dönemlerden itibaren TSO seçimlerini izleme şansım olmuştur.

Mehmet Çebi, 25 Kasım 1980’de seçildiği başkanlık görevini, milletvekili adayı olması nedeniyle istifa ettiği 2 Eylül 1991 tarihine kadar sürdürmüştü.

Rahmetli çok sevildiği için milletvekili olmasaydı, daha uzun yıllar o görevi sürdürürdü.

Çebi’den sonra görevlendirmeyle başkan koltuğuna oturan Sami Olgun’u bu sürecin aktörlerinden saymayalım.

Daha sonra Samsun TSO Başkanı olan rahmetli Adnan Sakoğlu da 17 yıl o koltukta oturmuştu.

Sakoğlu’nun yönetiminde iken aday olup 1992 yılında seçilen S. Zeki Murzioğlu da uzun süredir başkanlık yapıyor.

Murzioğlu, bugün başlayan süreçte de grubundan çıkması durumunda bir kere daha başkan seçilmek istiyor.

17 yıl sonra yeniden aday yani.

Hatırlayanlar olacaktır.

Hani, “Süleyman hep Başbakan” diye bir şarkı vardı bir zamanlar.

Rahmetli altı kere gidip, yedi kere o koltuğa oturmuştu zira.

Ve fakat...

Şimdi sorulması gereken soru şu:

Samsun değişebilecek mi?

Samsun kabuğunu kırmak zorunda oysa.

O kabuk, “Murzioğlu’nun yeniden seçilmesiyle kırılmaz” demiyorum. Murzioğlu ile de mümkün elbette.

TSO’lar, şehirlerin taşıyıcı gücü, katalizörleridir yani.

Salih Zeki Murzioğlu’nun yeniden seçilmesinin, “Samsun değişime direniyor” gibi bir algı oluşturmasından korkarım.

O kabuk bir şekilde kırılmalı.

Aynı şeyleri tekrar tekrar yaparak farklı sonuçların alınamayacağına inanılır.

Siyaset sahnesine bakıyoruz.

Arada, az da olsa bazı farklı isimler sahneye çıksa da oyunu kuranlar değişmiyor.

Başrolü hep aynı aktörler oynuyor yani.

Rahmetli Avni Çınaroğlu, 50 yıl önce Esnaf Kefalet Kooperatifi Başkanıydı. Rahmeti Rahman’a kavuşunca yardımcısı başkan oldu, o da rahmetli olunca görevi oğluna devretti.

Mehmet Çebi, milletvekili seçildiği için çekilmeseydi ve Allah biraz daha uzun ömür bahşetseydi, Mehmet Abi uzun süre TSO Başkanı olarak kalırdı. Kimse onu yenemezdi, eminim.

Kılıçdaroğlu 13 seçim kaybetmiş.

Partisi, “Git artık” dedi ama vicdanların kabul etmeyeceği “butlan” gibi bir mahkeme kararıyla geri döndü.

Kılıçdaroğlu’nun geri dönmesi ne kadar şaşırtıcıysa, Kılıçdaroğlu’nun peşine takılanların olması ise daha da şaşırtıcı bir durum.

Bir kere seçilen, ebediyen koltuğun sahibi olduğunu zannediyor.

Güç zehirlenmesidir.

Mümkündür.

Ve fakat...

Değişime bu halk nasıl direnir, onu anlamakta zorlanıyorum.

Değişmeyen tek şey, bizatihi değişimin ta kendisidir oysa.

Yeniden Samsun TSO seçimlerine dönecek olursak...

Orada bir değişim yaşanır mı, yoksa Samsun’un tüccarları ve sanayicileri değişimi şimdilik erken mi bulur, bilmiyorum.

Ancak şu bir gerçek ki Samsun, bir taraftan da kabuğunu kırmaya çalışıyor.

Ya da birileri Samsun’u buna zorluyor.

Bunu anlamak için planlanan ve devam eden yatırımlara bakmak yeterli.

İlkadım şehri Samsun, kabuğunu kırmak adına ilk adımını 30-35 yıl kadar önce cerrahi alet üretimini başlatarak atmıştı.

İlk adımı Bahadırlar atmıştı. Yaklaşık 50 firma da onları takip etti.

Yetti mi?

Yetmedi.

Şimdilerde savunma sanayine yapılan yatırımlarla yeni bir merkez olmanın peşinde koşuyor Samsun.

Rahmetli Bülent Ecevit’in, “Bir şeyler olacak yarın, öbür günden önemsiz, yarından önemli” dizelerindeki gibi, değişimin doğum sancılarına benzer bir durum var ortada.

Değişimi başlatacak birileri çıkacaktır yani çünkü İlkadım şehri için birilerini çıkarmak o kadar zor olmasa gerek.

Bilmem, anlatabildim mi..!

Karadeniz'in İlk ve Tek Ekonomi Portalı

Okumak İçin Resimlere Tıklayınız.
Kapat
× Anasayfa Abone ol Tüm haberler Ekonomi Bölgesel Şirketler Gündem Belediye Sektörler Politika e-Dergi e-Gazete Web TV Künye Karadeniz sohbetleri Yazarlar