BRICS+ altın piyasasını sarsacak! Küresel rezervlerde büyük kayma

Doların küresel rezervlerdeki payı son 32 yılın en düşük seviyesine gerilerken Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin, Güney Afrika, Mısır, Etiyopya, Endonezya, İran ve Birleşik Arap Emirlikleri'nden oluşan BRICS+ ülkeleri artık küresel altın rezervlerinin yüzde 17,4'ünü elinde bulunduruyor.

info@karadenizekonomi.com / 8.04.2026

BRICS+ altın piyasasını sarsacak! Küresel rezervlerde büyük kayma

İngiltere merkezli EBC Financial Group'un analisti Michael Harris, merkez bankalarının son üç yılda altın alımlarını artırdığını belirtirken, BRICS+ üyesi ülkelerin de bu süreçte rezervlerindeki altın yoğunluğunu hızla arttığına dikkat çekti.

Parasal düzen değişimi

Harris, 2025'te merkez bankalarının birçok orta ölçekli altın üreticisi ülkenin yıllık maden üretiminden bile daha fazla altın biriktirdiğini ifade ederek, bu talebin spekülatif değil bir politika değişimi olduğuna vurgu yaptı.

Harris'e göre, Rusya, Çin, Hindistan, Türkiye ve Polonya'nın öncülük ettiği alımlara 2025 boyunca 40'tan fazla merkez bankası katıldı. Alımlar tek yönlü ve fiyatlardan bağımsız gerçekleşti.

Harris'e göre BRICS+ ülkeleri de altın rezervlerinde hızla güç kazanıyor. Bu ülkelerin toplam altın varlığı 6 bin tonu aşarken küresel merkez bankası rezervlerinin yaklaşık yüzde 17,4'üne denk geliyor. BRICS+ ülkeleri rezervlerinde Rusya 2 bin 336 tonla ilk sırada yer alırken, Çin 2 bin 298 tonla ikinci, Hindistan ise 880 tonla üçüncü sırada bulunuyor. Rusya ve Çin, BRICS+ rezervlerinin yaklaşık yüzde 74'ünü kontrol ediyor.

BRICS ülkelerinin altın talebi artıyor

2020-2024 döneminde küresel merkez bankası altın alımlarının yarısından fazlasını gerçekleştiren BRICS ülkeleri, 2025'in ilk dokuz ayında da yaklaşık 663 ton (91 milyar dolar) altın alımı yaptı. Brezilya ise Eylül 2025'te 16 ton ekleyerek 2021'den bu yana ilk kez rezervlerine altın kattı.

Harris'e göre, merkez bankalarının altına yönelmesinde Rusya'nın Ukrayna işgalinden sonra 300 milyar dolarlık döviz rezervlerinin dondurulması da etkili oldu. Altın rezervlerinin artırıldığı dönemde ABD dolarının küresel rezervlerdeki payı da yüzde 71'den 2025 sonunda yüzde 57'ye kadar düştüğü. Harris, bu düşüşün aktif satışlardan değil, euro, yen, altın ve geleneksel olmayan para birimlerinde tutulan rezervlerin daha hızlı büyümesinden kaynaklandığını belirtti.

Merkez bankaları altın alımlarına devam edecek

2025 Dünya Altın Konseyi anketine işaret eden EBC analisti, merkez bankalarının yüzde 73'ünün doların rezerv payının önümüzdeki beş yıl içinde daha da azalacağına inandığını, yüzde 43'ünün ise altın varlıklarını artırmayı planladığını hatırlattı. Dolar tarafındaki etkinin kademeli, altın tarafındaki etkinin ise adeta patlama yaşadığına dikkat çekti.

Suudi Arabistan'ın dev altın alım ihtimali

Altının merkez bankası rezervlerindeki payı 2015'te yüzde 10'un altındayken bugün yüzde 23'ün üzerine çıkarken Hürmüz Boğazı'nın kapanması ve Orta Doğu'da patlak veren savaş atlın alımlarını hızlandırdı. Ancak rezervlerinde 323 ton altın bulunan Suudi Arabistan bu dönüşümde belirsizlik yaratan ülkelerden biri olarak dikkat çekiyor. Ülkenin yüzde 2,6 rezervlerdeki altın payını yüzde 5'e çıkarması ise tek başına küresel merkez bankası talebine denk büyüklükte alım gerektiriyor. Resmi bir plan açıklanmasa da analistler Suudi Arabistan'ın rezerv stratejisinde altına daha fazla yer verebileceğine işaret ediyor.

Dünya Altın Konseyi de 2026'da merkez bankalarının 750-850 ton altın alacağını öngörüyor.

Altın fiyatlarında en güçlü tahminler

Harris'e göre merkez bankalarının güçlü alımları altın fiyatları için kalıcı bir taban da oluşturuyor. 2025'te yüzde 60'tan fazla yükselen ons altın nisan ayında 4 bin 660 dolara kadar gerilerken bankacalık devleri altın fiyatında en güçlü tahminlerini 5 bin 400-6 bin 300 dolar bandında  açıklıyor. 

Bu miktar küresel yıllık maden arzının yaklaşık yüzde 20'sine denk gelirken, altın fiyatlarındaki  geri çekilmelerin daha sınırlı kalabileceği ve altın için güçlü bir yapısal destek oluştuğu değerlendiriliyor.

Harris'e göre yalnızca merkez bankaları değil, kurumsal ve bireysel yatırımcıların da aynı anda altına yönelmesi piyasadaki arz-talep dengesini sıkılaştırıyor. Altın ETF'lerine girişlerin hızlanması ve Çin'de sigorta sektörüne altın yatırımı için izin verilmesi de bu eğilimi güçlendiren gelişmeler arasında gösteriliyor.

Harris, Çin'in beklenenden büyük altın rezervi açıklaması, Suudi Arabistan veya BAE'nin altın payını resmi olarak artırması ve IMF verilerinde doların rezerv para payının kademeli gerilemesi ihitmallerinin de bu eğilimi hızlandırabileceğini belirtiyor.

EBC analisti doların halen baskın rezerv birimi olsa da merkez bankalarının son üç yılda 3 bin tondan fazla altın biriktirdiğine dikkat çekerek, yaptırımlarla dondurulamayacak bir varlığa yöneldiğini bunun da altında 5 bin dolar üzeri fiyat beklentilerine ve yapısal dönüşüme işaret ettiğini ifade ediyor. 

Kapat
× Anasayfa Abone ol Tüm haberler Ekonomi Bölgesel Şirketler Gündem Belediye Sektörler Politika e-Dergi e-Gazete Web TV Künye Karadeniz sohbetleri Yazarlar