Milyarlarca euro toza gidiyor

Argesim Teknoloji Başkanı İlhan Bora Serin, güneş panellerindeki toz ve kirin enerji üretimini düşürerek yatırım gelirlerinde kayıplara yol açtığını belirtti. Dünya genelinde tozlanma kaynaklı yıllık kaybın yüzde 1-7 arasında olduğu ifade edildi.

info@karadenizekonomi.com / 15.09.2026

Milyarlarca euro toza gidiyor

Güneş enerjisi yatırımlarında verimliliği etkileyen unsurlar arasında panel yüzeyindeki kirlenmenin çoğu zaman gözden kaçtığını belirten Argesim Teknoloji Yönetim Kurulu Başkanı İlhan Bora Serin, tozlanmanın yalnızca teknik bir sorun olmadığını, yatırımın gelirini doğrudan etkileyen bir maliyet kalemi haline geldiğini ifade etti.Panellerin üzerinde zamanla oluşan kir tabakasının güneş ışığının hücrelere ulaşmasını engellediğini söyleyen Serin, mineral toz ve kumun yanı sıra polen, kuş kaynaklı kirlenme, sanayi partikülleri, tarımsal faaliyetlerden taşınan gübre ve toprağın da üretimi etkilediğine dikkat çekti.Serin, “Panel yüzeyindeki kirlenme yalnızca anlık güç kaybı yaratmıyor. Uzun vadede enerji üretimini, santralin performansını ve yatırım gelirini de etkiliyor” dedi.

Kayıp sahaya göre değişiyor

GES’lerde tozlanmanın tek bir ortalama değer üzerinden değerlendirilmesinin doğru olmadığını vurgulayan Serin, aynı şehirde bulunan iki santralde bile farklı sonuçlarla karşılaşılabileceğini söyledi.Bölgenin iklimi, yağış miktarı, nem, rüzgâr, çevredeki tarımsal faaliyetler, trafik ve sanayi kaynakları ile panellerin eğim açısının kirlenme hızını değiştirdiğini ifade eden Serin, uluslararası araştırmalarda dünya genelinde tozlanmaya bağlı yıllık kayıpların çoğunlukla yüzde 1 ile yüzde 7 arasında raporlandığını kaydetti.Serin, NREL çalışmalarında tipik kirlilik kaybının yaklaşık yüzde 5 seviyesinde gösterildiğini, farklı sahalarda ise bu oranın yüzde 2 ile yüzde 25 arasında değişebildiğini belirtti. Şili’nin Atacama Çölü’nde yapılan araştırmalarda bazı noktalarda yıllık kaybın yüzde 39’a kadar çıktığını hatırlattı.

Ekonomik kayıp milyarlarca euro

Panel kirlenmesinin küresel ölçekte önemli bir ekonomik büyüklüğe ulaştığını belirten Serin, Fraunhofer merkezli araştırmacıların Joule dergisinde yayımlanan çalışmasına dikkat çekti.Araştırmaya göre panel yüzeyindeki kirlenmenin 2018 yılında küresel güneş enerjisi üretimini en az yüzde 3-4 oranında azalttığını aktaran Serin, bunun yıllık ekonomik karşılığının en az 3-5 milyar euro olarak hesaplandığını söyledi.Kirlenmenin seviyelendirilmiş elektrik maliyetini de artırdığına işaret eden Serin, “Bu nedenle tozlanmayı yalnızca teknik bir performans sorunu olarak görmemek gerekiyor. Konu doğrudan santralin maliyetini ve yatırımcının gelirini ilgilendiriyor” değerlendirmesinde bulundu.

“Her temizlik doğru zamanda yapılmış temizlik değildir”

GES işletmecilerinin önündeki en önemli sorulardan birinin panellerin ne zaman temizleneceği olduğunu söyleyen Serin, gereğinden sık yapılan temizliğin de geciken temizliğin de yatırımcı açısından maliyet oluşturduğunu ifade etti.Serin, “Çok sık temizlik yaptığınızda işçilik, su, ekipman ve operasyon giderleri artıyor. Temizliği geciktirdiğinizde ise panel üzerindeki kirlenme büyüyor, üretim düşüyor ve elde edilemeyen gelir yükseliyor. Dolayısıyla burada ekonomik bir denge kurulması gerekiyor” diye konuştu.Sabit bir temizlik takviminin her santral için doğru sonuç vermeyeceğini belirten Serin, kararın panelin gözle ne kadar kirli göründüğüne göre değil, ölçülen üretim kaybı ve bu kaybın parasal karşılığı üzerinden alınması gerektiğini söyledi.

Temizlik zamanını veri belirlemeli

GES’lerde kirlenmenin ölçülebilir hale geldiğine dikkat çeken Serin, kullanılan yöntemlerden birinin temiz tutulan referans yüzey ile doğal olarak kirlenmeye bırakılan yüzeyin karşılaştırılmasına dayandığını ifade etti.Bu yöntemin IEC 61724-1 standardında da tanımlandığını belirten Serin, ölçüm sayesinde işletmecilerin gereksiz temizlik maliyetinden kaçınabildiğini, kayıp ekonomik açıdan anlamlı bir seviyeye ulaştığında ise zamanında müdahale edebildiğini söyledi.Serin, “Kirlenmenin düşük olduğu dönemde gereksiz temizlik yapmayarak su, işçilik ve ekipman giderlerini azaltabilirsiniz. Kayıp ekonomik açıdan anlamlı seviyeye ulaştığında ise temizliği geciktirmeden yaparak üretimden kaynaklanan gelir kaybını sınırlayabilirsiniz” dedi.Ölçüm verilerinin yalnızca temizlik kararında kullanılmadığını belirten Serin, santralin gerçek teknik performansındaki düşüş ile geçici yüzey kirliliğinin de bu şekilde birbirinden ayrılabildiğini ifade etti. Serin, bunun üretim tahminleri, garanti değerlendirmeleri ve finansman süreçleri açısından daha sağlıklı sonuçlar sağladığını kaydetti.

Çorum’dan GES’lere ölçüm teknolojisi

Çorum’da faaliyet gösteren Argesim Teknoloji’nin GES’lerde panel kirlenmesinin ölçülmesine yönelik çalışmalar yürüttüğünü belirten Serin, firma bünyesindeki SEVEN Sensör çözümlerinin otomatik, manuel, HMI-PLC izlemeli manuel ve taşınabilir modellerden oluştuğunu söyledi.Otomatik sistemin iki referans hücre prensibiyle çalıştığını anlatan Serin, hücrelerden birinin entegre yıkama sistemiyle temiz tutulduğunu, diğerinin ise santraldeki paneller gibi doğal olarak kirlenmeye bırakıldığını ifade etti. İki hücreden alınan değerlerin karşılaştırılmasıyla kirlenme oranının hesaplandığını ve verilerin SCADA, PLC veya datalogger sistemlerine aktarılabildiğini belirtti.Taşınabilir modelin ise sabit kurulum gerektirmeden sahanın farklı noktalarında anlık ölçüm yapılmasına olanak sağladığını aktaran Serin, özellikle bakım ve işletme ekiplerinin temizlik öncesinde müdahalenin ekonomik açıdan gerekli olup olmadığını bu veriler üzerinden değerlendirebildiğini kaydetti.

“Ölçülmeyen kaybı yönetemezsiniz”

GES yatırımlarında panel kirlenmesinin tahmin edilmek yerine sahada ölçülmesi gerektiğinin altını çizen Serin, elde edilen verinin doğru işletme kararlarına dönüştürülmesinin yatırımcı açısından kritik olduğunu söyledi.Serin, “Asıl değer sensörün kendisinden çok, işletmecinin elde ettiği veriyi temizlik, bakım ve maliyet kararlarına nasıl yansıttığında ortaya çıkıyor. Ölçülmeyen bir kaybı yönetmek mümkün değil” ifadelerini kullandı.Düzenli ölçümle üretim kaybı, temizlik gideri ve bakım maliyetinin birlikte değerlendirilebileceğini belirten Serin, böylece GES işletmecilerinin hem gereksiz operasyon maliyetlerini azaltabileceğini hem de kirlenmeden kaynaklanan gelir kayıplarını sınırlandırabileceğini sözlerine ekledi.

Asel GÜRSOY

Kapat
× Anasayfa Abone ol Tüm haberler Ekonomi Bölgesel Şirketler Gündem Belediye Sektörler Politika e-Dergi e-Gazete Web TV Künye Karadeniz sohbetleri Yazarlar