4.04.2026

Cevat Çapan

Cevat Çapan’ın Öğrenme Uğraşı’nı (YKY yayınları) piyasaya verildiği ilk gün aldım.

Kitap seçimine yardımcı olan satış elemanının ‘’Kitabın iyi gideceği belli oluyor!’’ sözlerine ‘’Altın hep parıldar’’ karşılığını verdim. 

3,5 saatlik yolculuğumda kitabın üçte ikisini ‘’içmiştim’’, Cevat Hoca’nın sofrasından geçen ya da anılanlara yazdığı bu destanın…

Eseri Homeros’tan başlayıp, John Berger’e uzanan 30 insan portresi olarak okuyabilirsiniz. 

Kendisi güzel, güzele de inanan bir insan Cevat Hoca… Sanatın insana ‘’iksir’’ niyetine nasıl kullanacağını anlatmak istemiş. Adeta bir el kitabı…

1961 Mavi Yolculuğu’nu şu yorumuyla okuruz: Bu yolculuklar belli insanların bir araya gelip birbiriyle didişmeden, kavga etmeden, birbirlerini sevebilmelerini ve böylelikle birlikte yaşayabilme sanatını  gerçekleştiren bir yolculuktu.

2024’de verdiği Edebiyat Ne İşe Yarar? başlıklı anlatımında sözcükler ağzından bal gibi akmıştı. Saat tutmuştum: 93 dakikalık konuşmasında  bir kez ‘’ şu neydi?’’ diye sözcük aranmamıştı. Kapanış sözleri: Sevdiğimiz yazarlar dilimizi bize öğretenlerdir. İyi ki bu güzelliği onlardan öğreniyoruz.

Hemşehrimiz Shakespeare’de, ‘’Bahar Noktası’nı ölümsüz bir sanat eseri yapan özelliği, gerçek dünyanın karmaşıklığını, düşler aracılığı ile de olsa, yansıtması, doğadaki yaratıcı güçleri sergileyerek insan soyunu kutsamasıdır’’derken, Shakespeare daha iyi nasıl anlatılabilirdi ki?

Memet Fuat’ı ‘’hiçbir zaman layık olduğu değeri, önemi sanki kazanamadı ‘’ sözleriyle anlatırken, onun edebiyat dek anlamlı bir eyleminin Altınyurt kulübünü kurarak gençliğe önderlik etmesi olduğunu öğreniyoruz. Gülten Akın şiiri için ‘’İnsanca bir sesle dile getirmeyi başarmıştı’’ ifadesi, Gülten hanım için ne denli hakbilir ifadediydi. Muhsin Ertuğrul’da Türk tiyatrosunun serüvenini dillendiriyor, siz de onunla birlikte ‘’Yaşasın Tiyatro’’ diyorsunuz. Onun da tiyatro alanında çevirilerini, dramaturgluğunu ve tiyatro sahnesi kurucusu olarak gerçekleştirdiği onca işi anımsıyorsunuz.

Ellisine dek ‘’gizli şair’’ olarak saklanıp, sonrasında 14 şiir yapıtı ortaya çıkardığını fark ediyorsunuz. Cumhuriyet Kitap’ta Şiir Atlası köşesiyle 27 yıl bize dünyanın kaç bucak şiir olduğunu bize o anlatmamış mıydı? (Bilgi için Leylâ Çapan’a teşekkür ederim).

Sebahattin Eyupoğlu incelemesinde’’Çocuklar için fırıldaklar yapar, şiirle Fransızca öğretmeye de kalkışır ve hiç bir zaman kendini esirgemeyen, bütün dostlarıyla  dostça yaşayan bir insandı. Ruhu şad olsun’’ anlatımına tanık oluruz.

Oğuz Atay tasvirinde ona anlatım özgürlüğü  sağlayan  ‘’oyun oynama’’ yöntemini, roman içine oyunun  bir araç kullanmasını, benzeri görülmemiş bir ustalık ve zenginlik olarak alkışlayacaktır. John Berger’i selamlarken ‘’karşısındaki insana değer veren ve onun söylediği her söylediği her şeyi çok önemliymiş gibi gören bir tarafı vardı’’ sözleri, Cevat Hoca’yı da anlatmıyor mu?                       

Değerbilir yayıncı Müge Sökmen hepimizin tercümanı olarak, o söylesin:

-Kendimi bir anlamda eğer sizin izinizde bir şeyler yapmış olarak görebiliyorsam bundan gurur duyarım. Çünkü gerçekten bizi büyüttünüz.(…) Umuyorum ki sizin bize bıraktığınız, gösterdiğiniz, öğrettiğiniz haysiyet çok uzun süre yaşasın bu topraklarda.

Cevat hocayla yarım yüzyılı devirmişim…

Çelebi kimliğin bilge olabileceğini, vermenin bir erdem olduğunun, sevgili karısı Gönül’ün sofrasında yiyip-içerken hep tanığı oldum.

Burç yıldızımız Cevat Hoca çok yaşa!       

Assos’ta, Carlos’un Yeri’nde buluşana dek hoşça kal!

 

Yaşar Kemal diyor ki: Bana öyle geliyor ki, nerede, hangi koşulda,  hangi çağda olursa olsun, insan gizeminin düşlerinin yarattığı hep yaratmasını sürdürecek, düş dünyasıyla gerçek dünya dediğimizin  sınırları  gittikçe de daha çok birbirine karışacaktır.

Karadeniz'in İlk ve Tek Ekonomi Portalı

Okumak İçin Resimlere Tıklayınız.
Kapat
× Anasayfa Abone ol Tüm haberler Ekonomi Bölgesel Şirketler Gündem Belediye Sektörler Politika e-Dergi e-Gazete Web TV Künye Karadeniz sohbetleri Yazarlar