17.03.2025

Gıda ihracatçıları, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 1 Ağustos 2024’te yürürlüğe giren “Gıda Kontrol Laboratuvarları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılma sına Dair Yönetmelik” ile getirilen yeni düzenlemeye tepki gösteriyor.
Özel gıda kontrol laboratuvarlarının analiz ücretlerini Bakanlıkça belirle nen fiyatların altında sunamayacak olması, ihracatçıların maliyetlerini artırarak küresel rekabet güçlerini olumsuz etkileyecek bir adım olarak değerlendiriliyor.
REKABETİN ÖNÜNDEKİ YENİ ENGEL
Yeni yönetmeliğin 26. madde si, özel laboratuvarların fiyatlarını serbest piyasa koşullarına göre belirleyemeyeceğini ve Bakanlık ta rafından açıklanan ücretlerin altında hizmet veremeyeceğini öngörüyor. Sektör temsilcileri, bu düzenlemenin serbest piyasa dinamiklerine aykırı olduğunu ve fiyat rekabetini ortadan kaldırarak analiz maliyetlerini artıracağını belirtiyor. Özellikle uluslararası pazarda rekabet eden gıda ihracatçıları açısından bu durum önemli bir maliyet artışına neden olabilir. Firmalar, ar tan hammadde ve üretim maliyetleri karşısında fiyatlarını rekabetçi seviyede tutmakta zorlanırken, zorunlu analiz ücretlerinin devlet tarafından yüksek seviyelerde sabitlenmesi ek bir yük oluşturuyor.
İHRACATÇILARIN TEPKİSİ: REKABET GÜCÜMÜZ ZAYIFLIYOR
Sektör temsilcileri, bu düzenlemenin Türkiye’nin enflasyon hedeflerine zarar vereceğini ve ihracatçılar üzerindeki mali baskıyı artıracağını savunuyor. Türkiye’nin dış ticaret dengesini koruması ve küresel pazarda rekabetçiliğini artırması için, ihracatçılara ek mali yük getiren bu tür düzenlemeler yerine destekleyici politikalar geliştirilmesi gerektiği vurgulanıyor. Uzmanlara göre, özel laboratuvarların rekabetçi fiyatlarla hizmet veremeyecek olması, sektör içeri sindeki maliyetleri artırarak gıda ihracatının kârlılığını düşürebilir. Bu da ihracat gelirlerinde azalmaya ve ülkeye döviz girişinde zayıflamaya yol açabilir.
GIDA SEKTÖRÜ İÇİN STRATEJİK RİSK
Özel laboratuvarların fiyatlandırmasının devlet tarafından sınırlandırılması, gıda üreticileri ve ihracatçılar açısından operasyonel giderleri artıran bir gelişme olarak öne çıkıyor. Ayrıca, artan analiz maliyetleri küçük ve orta ölçekli işletmelerin test süreçlerini tamam lamasını zorlaştırabilir, bu da gıda güvenliği standartlarında zafiyet yaratabilir.
Uzmanlar, artan maliyetlerin doğrudan tüketiciye yansıyacağını ve enflasyon üzerinde baskı oluşturabileceğini ifade ediyor. Gıda güvenliği ve ihracat politikalarının sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi için, serbest piyasa koşullarına uygun çözümler üretilmesi gerektiği belirtiliyor.
İhracatçılar ve sektör temsilcileri, Bakanlığın bu düzenlemeyi gözden geçirmesi ve özel laboratuvarların serbest piyasa dinamikleri ne uygun fiyatlandırma yapmasına olanak tanınması gerektiğini dile getiriyor.
Ayrıca, gıda ihracatçılarının maliyetlerini azaltmaya yönelik teşvik mekanizmalarının artırılması ve analiz süreçlerinin daha hızlı ve düşük maliyetle yürütülmesini sağlayacak alternatif çözümler geliştirilmesi öneriliyor.
Özellikle yeşil dönüşüm, sanayi modernizasyonu ve dijitalleşme alanlarında AB destekli projeler kapsamında, analiz maliyetlerini düşürecek teşvik modellerinin hayata geçirilmesi gerektiği vurgulanıyor.
REKABETÇİLİĞİ ARTIRMAK İÇİN ESNEK POLİTİKA ŞART
Türkiye’nin gıda ihracatında sür dürülebilir büyüme sağlaması için, rekabetçiliği destekleyen ve ihracatçının maliyet yükünü artırmayan politikalar izlemesi büyük önem taşıyor. Yeni yönetmelik, analiz hizmetlerinde fiyat rekabetini ortadan kaldırarak ihracatçıların operasyonel maliyetlerini artırabilir.
Bu nedenle, Bakanlığın sektör temsilcileriyle bir araya gelerek yönetmeliği revize etmesi ve serbest piyasa dinamiklerine uygun düzenlemeler yapması bekleniyor. Aksi halde, artan maliyetler hem ihracatçıyı hem de tüketiciyi olumsuz etkileyecek bir sürecin başlangıcı olabilir.
HAFTANIN SÖZÜ 'Başarı, pes etmeyenlerin hikayesidir'