12.09.2026
Eskişehir Porsuk Festivali’nde 30.000 genç insan, ayakta, Mor ve Ötesi Grubu’nun Bir Derdim Var şarkısını hep birlikte söylerken,
Eskişehir BŞB Başkanı Ayşe Ünlüce’nin ‘’yeni bir siyaset ancak gençlerle elele yükselebilir’’ saptamasının çok yerinde olduğunu anladım.
Eskişehir yerel yönetimini farklı kılan nedir?
Model bir felsefeye dayalı: Eskişehir yerel yönetim modeli, ‘’başarıya’’ değil, bir ‘’felsefeye’’ dayalı. Bu felsefe ‘’insanı’’ eksen alıyor, ‘’özgüveni’’ ve ‘’öz kaynak kullanımını’’ önemsiyor. Yılmaz Büyükerşen’in doçentlik tezi ‘’Türkiye ve Kendi Kendine Yeterli Büyüme Olanakları‘’ idi. 1969’da Eskişehir Sanayi Odası Başkanı Mümtaz Zeytinoğlu ve arkadaşlarının ‘’Topluma Dönük Sanayici Bildiris ’’ bu tezi dayanak aldı. Bildiri yankılandı, o kadar ki rahmetli Abdi İpekçi onlarca başyazı yazdı, rahmetli Ali Gevgilili bunu ‘’Düşünenlerin Forumu’’na konu yaptı. Büyükerşen, 1999’da Eskişehir BŞ Belediye Başkanı olunca tezini yaşama geçirdi. Gondollar, oturma bankları, küçüklü-büyüklü aletler, bünyede,Makine Yapım Dairesi’nde imal edildi, çiçekler Belediye Fidanlığı’nda üretildi. Aynı ilke Ayşe Ünlüce döneminde geçerliydi: ‘’Önce öz imkanlarımızı kullanalım’’.
1’e 50’ye varan maliyet farkları Eskişehir’e kolayca güzellikler yaratmasına zemin yaratıyor.
2026 Eskişehir Yılı: Bu fikir şöyle anlatılıyor:Eskişehir’in sahip olduğu tarihsel birikimi, kültürel zenginliği, üretim gücünü ve çağdaş kent kimliğini daha hale getirmek...Bu yüzden bu bir ‘’yıl’’ değil, bir ‘’şehir seferberliği’’. ‘’Kente aidiyet duygusunu daha görünür kılmak’’ işin özü. Festivale çoşkuyla katılan 100.000’i aşkın insan ‘’ait olmayı’’ kanıtlıyor. Doğru işler bir yumak gibidir... Yumağı açın, ipin devamı gelir. Yılmaz Büyükerşen hocanın öngörüsüyle başlayan ‘’insana dayalı, insani bir kent yaratmak modeli’’, Ayşe Ünlüce döneminde aynen sürüyor. ‘’Bisiklet Yolları’’, ‘’ Arabasız Pazar’’, ‘’Halk Okulu’nda KPSS Hazırlık Programı’’, ‘’ Düşük Glütenli Küllüoba Ekmeği ‘’,’’Dorlion markalı İçimlik Zeytinyağı Üretimi’’, ‘’Kent Kadınlarıyla İlçe Gezileri‘’,’’İpek Böcekçiliğini Canlandırma Projesi’’, ‘’Açık Hava Sinemaları’’, ‘’Sanatçı Atölyeleri’’, ‘’Kukla Tiyatrosu’’, bunların hepsi, insana canevinden dokunan projeler....
Farklılaşmayı görelim: 2000’de kentin 5 müzesi vardı, bugün bu sayı 50. (Bu veri için Arkeolog Ömer Yıldız’a teşekkür ederim).
Demokrasi ve Saydamlık: Eskişehir yerel yönetiminin planlı / programlı yürütüldüğünün kanıtı 2025-2029 yıllarını kapsayan Sttratejik Plan’ın ‘’Bir Bakışta Stratejik Plan ‘’ bölümünde gizli. Kısa / öz / herşeyi anlatıyor. Sırrı ‘’ bolca proje’’ üretmek değil. Az sayıda yerel yönetimde gördüğüm ‘’Saydamlık ve Kurumsal Mali Durum ve Beklentiler Raporu’’ demokrasinin işlerliğinin ‘’hesap vermeye‘’ dayalı olduğunu bize anlatıyor.
Ve Eskişehir Avrupa Konseyi’nin ‘’Şeref Bayrağı Ödülü’’nü aldı. Çoktan hak etmişlerdi... Bayrak takdim töreninde Ayşe Ünlüce’nin ‘’Bu bayrağın onuru Büyükerşen hocaya ait ‘’ diyerek, onu sahneye çağırıp, elini öpmesi bir ‘’vefa dersi ‘’ydi.
Eskişehir yerel yönetimi bir model....
Çare / çözüm arayanlara, bu yerel yönetimin işleyişine yakından bakmayı öneriyorum.
Yaşar Kemal Karıncanın Su içtiği’nde diyor ki: İnsan, düşleri öldüğü gün ölür.
Not: Nazar değdi, Taş Tepeler Kazı Heyeti Başkanı Prof.Dr. Necmi Karul, kazıda çalışırken kolunu kırdı. Neyse ki, tez ayağa kalktı, geçmişler olsun...
Not: İsveç, Berlin Eyaleti ve Mecklenburg’daki seçimler ırkçı partilerin yükselişini ölçen bir barometre konumunda olacak.
Not: Başkan Trump seçimi kazanması halinde her bir vatandaşına 5.000 dolar vaat etti. Bir saatte 80 mesaj yayınlayan kişinin akıl sağlığı kuşku uyandırıyor.
Not: Ayvalık Film Festivali 5.yaşında. Yaratıcısı Azize Tan’ı kutlarım, Anadolu’nun herhangi bir yerinde bu işin olabileceğini kanıtladı.


