12.08.2023

Dostum Prof.Dr.Nihat Falay aradı,‘’İstanbul Üniversitesinin Yabancı Akademisyenleri‘’ başlıklı yeni eserini yollayacaktı.163 bilim insanını değerlendirmişti. Ben bunlardan biri, Prof. Neumark ile tanışmanın ayrıcalığını yaşamıştım.
Onlar, Türkiye’ye vermişlerdi, işin özeti buydu…
Bunları düşünürken Pakize Türkoğlu öğretmenin ölüm haberini aldım.
Pakize öğretmeni sizlere anlatmalıyım.
Pakize öğretmen,1927’deToros dağının bir orman köyünde doğdu.
‘’Apaydınlık bir eğitim cenneti ‘’olarak andığı Aksu Köy Enstitüsü’nü bitirdi. Hasanoğlan Yüksek Köy Enstitüsü’nü bitiren 14 kızdan biriydi.
1992’ye dek öğretmenlik yaptı. Öğrencisi Onay Akbaş onun için ‘’Bazı insanlar vardır, akan ırmaktırlar, onlarla bir şekilde birlikte olduğunuzda sizde bir şeyler değişmiştir artık.Bazı insanlar vardır: Vardırlar ve farkındadırlar! Hocam Pakize Türkoğlu işte öyle biridir‘’ diyecektir.
Üstat Doğan Hızlan noktayı koyacaktır:
-O bir Cumhuriyet kızıdır…
Pakize öğretmenin öyküsü bir Enstitü’lü olmakla kalmadı…
Türkiye Öğretmenler Sendikası’nın(TÖS) kuruluşundan kapatılmasına dek üyesiydi, yönetiminde görev aldı.
2004’den sonra Köy Enstitüsü deneyine odaklandı. Tonguç ve Enstitüleri, Kızlar da Yanmaz- Genç Cumhuriyet’te Kız Çocuğu olmak, Kısa Süren Hasat-Köy Enstitüsünde Öğrenci Olmak ve Kimseli Kimsesiz–Yakacık Yetiştirme Yurdu Yıllarım başlıklı eserler yayınladı. Her bir eseri çokca baskı yaptı, zira içtendi ve deney doluydu ( Kitapları Türkiye İş Bankası Kültür Yayını’dır).
Türkiye’nin Kültür Atlası başlıklı çalışmamızı hazırlarken Pakize öğretmeni aradım, deneyimini onun ağzından öğrenmek istedim. Anlattı,ama yetinmedi bana Pakize Türkoğlu-Armağan Kitap adlı çalışmayı yolladı, adeta bir el oyası gibiydi. Hemen her sayfasında benim için yazdığı yönlendirici notlar vardı. Kitabın girişinde el yazısıyla şöyle sesleniyordu:
-Bölge ekonomileri ve kültürü üstüne yapacağınız çalışma için çok sevindim. Çünkü benim eğitim gördüğüm köy enstitüleri aslında bölge ekonomileri ve kültürü üstüne program geliştirerek,kalkınmayı desteklemeyi amaçlayan bir eğitim politikasıydı.
Arada görüşüyorduk…
Sağlıklı idi, berrak zihniyle hep can aklıcı soruyu sorardı, bu tavrıyla tipik bir Enstitü’lü idi.
Dostum Yalçın Bayar‘in yazısından ölümünü öğrendim, 96 yaşındaydı.
Oğlu ve dostum Büyükelçi Gürcan Türkoğlu‘nu aradım,‘’Kalça kemiğini kırdıktan sonra hızla ilerleyen bir olumsuzluk süreci‘’ şeklinde son günlerini anlattı. Ona‘’Bu Hayattan Şöylece Geçenler ve Bu Hayata Katanlar var.Pakize öğretmen ikincincisiydi. Ne mutlu ona ve onu tanıyanlara… ‘’ dedim.
Evet, bu dünyadan bir yıldız daha kaydı….
Pakize Öğretmen, Köy Enstitüleri’nin yaşayan son kadın öğretmeniydi.
Köy Enstitüleri üzerine doktora tezinin sahibi Kanada’lı Dr. Fay Kirby‘nin ‘’Türk olan herşeyin en Türkü, yerli olan herşeyin en yerlisi bir eser‘’ dediği
Köy Enstütüleri’nin bu mümtaz ferdi Pakize öğretmenin ışıklar altında uyumasını diliyorum.
Yaşar Kemal‘in Demirciler Çarşısı Cinayeti’ ndeki çok anlamlı ifadesiyle ‘’O güzel insanlar, o güzel atlara bindiler, çektiler gittiler ‘’.