26.09.2026

Kentsel dönüşüm, sadece bina yenilemek değildir

Türkiye’de kentsel dönüşüm denildiğinde çoğumuzun aklına eski bir binanın yıkılması ve yerine yenisinin yapılması geliyor. Oysa gerçek dönüşüm, yalnızca binayı değil; sokağı, mahalleyi ve şehrin bütününü ele almayı gerektirir.

Deprem gerçeği nedeniyle yapı stokumuzu yenilemek zorundayız. Ancak sağlam binalar üretirken yaşanabilir şehirler kuramazsak sorunun yalnızca bir bölümünü çözmüş oluruz.

Bugün bazı dönüşüm projelerinde parsel bazında hareket edildiğini görüyoruz. Eski bina yıkılıyor, yerine daha yüksek ve daha fazla bağımsız bölümü bulunan yeni bir bina yapılıyor. Fakat aynı sokaktaki yol genişliği, otopark kapasitesi, yeşil alanlar ve altyapı çoğu zaman değişmiyor. Bina yenilenirken mahallenin taşıması gereken nüfus ve araç yükü artıyor.

Bu durumda yapı güvenli hâle gelse bile şehir üzerindeki baskı büyümeye devam ediyor.

Özellikle Karadeniz şehirlerinde planlama çok daha büyük önem taşıyor. Eğimli arazi, sınırlı yerleşim alanları, zemin koşulları ve dar ulaşım aksları yapılaşmayı zorlaştırıyor. Her boş alanı bina yapılabilecek bir arsa olarak görmek doğru değildir. Arazinin jeolojik yapısı, ulaşım imkânı, yağmur suyu tahliyesi ve afet anındaki erişilebilirliği birlikte değerlendirilmelidir.

Harita ve planlama çalışmalarının önemi de burada ortaya çıkıyor. Sağlıklı bir dönüşüm; doğru ölçüm, doğru zemin verisi, doğru mülkiyet analizi ve bölgenin gelecekteki ihtiyaçlarının belirlenmesiyle başlar. Proje daha çizilmeden önce arazinin bize ne söylediğini anlamamız gerekir.

Kentsel dönüşüm aynı zamanda sosyal bir meseledir. İnsanları yıllardır yaşadıkları mahallelerden uzaklaştıran, aidiyet duygusunu ortadan kaldıran ve yalnızca ekonomik değeri yüksek projeler üreten bir anlayış eksik kalır. Dönüşümün merkezinde bina kadar insan da bulunmalıdır.

Yeni yapılarda enerji verimliliği, otopark, ulaşım, yeşil alan ve ortak yaşam alanları artık lüks olarak görülmemelidir. Bunlar çağdaş ve sürdürülebilir şehirlerin temel ihtiyaçlarıdır.

Türkiye’nin yalnızca yeni binalara değil, doğru planlanmış mahallelere ihtiyacı var. Bunun için belediyelerin, kamu kurumlarının, mühendislerin, şehir plancılarının, mimarların ve müteahhitlerin ortak bir anlayışla hareket etmesi gerekiyor.

Başarıyı sadece kaç binanın yenilendiğiyle ölçmemeliyiz. Yenilenen bölgelerde insanların daha güvenli, düzenli ve huzurlu yaşayıp yaşayamadığına da bakmalıyız.

Çünkü kentsel dönüşüm, eski bir binayı yıkıp yenisini yapmak değil; geleceğin şehrini bugünden doğru kurmaktır.

Yazarın Diğer Yazıları

Karadeniz'in İlk ve Tek Ekonomi Portalı

Okumak İçin Resimlere Tıklayınız.
Kapat
× Anasayfa Abone ol Tüm haberler Ekonomi Bölgesel Şirketler Gündem Belediye Sektörler Politika e-Dergi e-Gazete Web TV Künye Karadeniz sohbetleri Yazarlar