14.03.2025

Son dönemde Avrupa’daki fuarcılık sektöründe ciddi bir yavaşlama gözlemleniyor.
Pazarın doygunluğa ulaşması, artan rekabet ve fuar ziyaretçilerinin giderek daha yerel bir kitleye dönüşmesi, büyük organizatörleri marka fuarlarını ertelemeye veya yurt dışına taşımaya zorluyor.
Bu noktada, Avrupa’daki marka fuarların yöneldiği özellikle Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkeler, ekonomilerini çeşitlendirmek ve küresel ticaretin önemli bir parçası haline gelmek için fuarcılık sektörüne büyük yatırımlar yapıyorlar. Yeni fuar alanları inşa eden/ açan bu ülkeler, uluslararası firmaları ve katılımcıları çekmek için cazip teşvikler sunuyorlar. Bu sayede markalar, kendilerini gösterebilecekleri yeni pazarlar keşfederken, bölgedeki fuarcılık sektörü büyük bir ivme kazanıyor.
Ancak, Orta Doğu ile sınırlı kalmayan bu büyüme trendi, Asya’daki Çin ve Hindistan gibi ülkelerde de kendini gösteriyor. Bu ülkeler, düzenledikleri büyük ölçekli fuarlarla küresel rekabeti bir üst seviyeye taşıyorlar. Güneydoğu Asya da fuarcılıkta dikkat çeken bir yükseliş içinde; bölgedeki ekonomik büyüme ve uluslararası yatırımlar, fuar ve etkinlik sektörüne olan ilgiyi her geçen yıl artırıyor.
Türkiye Nerede Duruyor?
Türkiye, sahip olduğu köklü ve uluslararası çapta değerli fuarlarla bu küresel dönüşüm sürecinde kritik bir konumda yer alıyor. Ancak, mevcut trendleri yakından takip etmek ve uluslararası büyük fuarları Türkiye’ye çekmek için daha güçlü yatırımlara ve lobiye ihtiyaç var. Aksi takdirde, mevcut fuarların ziyaretçi kalitesinin düşmesi ve etkinliklerin giderek küçülmesi kaçınılmaz hale gelebilir.
Türkiye’nin coğrafi konumu, ticaret ağı ve sektör çeşitliliği, küresel fuarcılık için büyük bir fırsat sunuyor. Bu potansiyelin değerlendirilmesi ve Türkiye’nin fuarcılıkta yeniden ivme kazanması için devlet ve özel sektör iş birliğiyle güçlü stratejiler geliştirilmesi gerekiyor.