24.06.2023

Antik dönemde yemekeylemi kahvaltı ve akşam yemeğinden ibaret. Gerçek değişmiyor,‘’yoksul’’ ve ‘’varsıl’’ sofraları var. Kırmızı etin her türlüsü varsıl sofralarının baş köşesinde.
Tarihi Antandros Şehrini Kurtarma ve Yaşatma Derneği Başkanı dostum Gülçin Cömert, yazar Nurdan Çakır-Tezgin’in kaleme aldığı ‘’Antandros’tan Günümüze Antik Zaman Sofraları‘’kitabını gönderdi. Okudum, bir şeyler yazma sözü verdim, bugün bu ‘’söz‘’ yerine geliyor.
Antandros Derneği, tam bir sivil toplum oluşumu. 380 üyesi var. İşleri-güçleri, antik Antrandos kentini yeniden ayağa kaldıran Gürcan Polat hocaya payanda olmak. 3000 çocuğumuza arkeopark eğitimi vermeleri kendi başına bir iş.
‘’Ahçı Fok’’ olarak namlanan yazar Nurdan Çakır-Tezgin(doğ.1959) eserinde yer alan antic yemeklerin esin kaynağı Herodot’tan Homeros’a Sokrat’tan Apicius‘a, yemekleri ve tarif yazmış-çizmiş filozoflar. Homeros’un ‘’İncir Uyutması’’ tarifini vereceği kimin aklına düşer? Apicius’un De re Coquinaria’sı tam bir yemek külliyatı.
Antik dönemde yemekeylemi kahvaltı ve akşam yemeğinden ibaret. Gerçek değişmiyor,‘’yoksul’’ ve ‘’varsıl’’ sofraları var. Kırmızı etin her türlüsü varsıl sofralarının baş köşesinde. Balık,deniz otları ve kıyı hayvanları ise yoksulların.Oysa Braudel, Akdeniz ve Akdeniz Dünyası’nda 20 yy‘da balığın da kıtlaştığını anlatır. Ama soğan / pırasa / lahana / baharat / incir ve dağ yemişinden oluşan Sokrat’ın Halk Yemeği yoksul sofralarını paklamaya yetiyor.
Nurdan hanım yalın bir gerçeği ‘’Antik dönemi şu üç sıvı ile okumakta yarar var: Garum, zeytinyağı ve şarap.Bu üçlüye ilaveten şıra ve sirkeyi de anmazsak eksik kalır ‘’ sözleriyle anlatıyor.‘’Antik Dönem Mutfağının Demirbaşı‘’ olan ‘’garum’’ bir balık sosu. Küçük ve büyük balıklar toprak kapta tuzlu su ve bahratlı otlarla karıştırılıyor, güneşe bırakılıp, çürütülüyor.
Tepside Sebze, garum sosunun tad verdiği bir yemek. Pancar, pancar yaprakları, pırasa, yeşil kokulu otlara üzüm şırası,et suyu,yulaf unu ile garumun katışımı fırında pişiriliyor.
‘’Keşkek’’ ve onun atası olan ‘’lapa’’ sofraların şaşmaz bir yemeği. 19 girdisi olan bir ‘’yulaf lapası’’ insanı doyurmaz mı?
Antik kültürün çerez ve atıştırmalık alışkanlığı dikkatimi çekti: Ballı şarap, acı bakla, nohut, incir ‘’atıştırmalık tezgahları’’nda satılırmış.
Bu ‘’zengin’’ çalışma, bana ne denli ‘’yoksullaştığımızı’’ anlattı. Yemek çeşitlerinden, yemek girdilerinden ve yeme-içme kültüründen yana…
Mezopotamya’nın 300 kadar ekmek çeşidi var. Hitit metinlerinde adı geçen kete ve börekvari lapayı kim anımsıyor? Ateş üstünde pişen ve en eski ekmek çeşidi olup, mayasız mangal ekmeğini ‘’mazzah’’ (maza) tatlı şaraba bananı kaldı mı?
Platon’un deyimiyle ‘’bedensel haz’’ veren yiyeceklerin çoğu artık yok.
Noktayı koymadan: Kitabın ‘’künye’’ bölümünde adı anılan Arkeolog Nezih Başgelen 1982’de kurduğu Arkeoloji ve Sanat Yayınları ile 800’e yakın eser yayınlandı, Türkiye arkeolojisinde heykeli dikilecek adamdır.Nurdan Çakır-Tezgin’in bu anlamlı eseri günyüzüne başka türlü nasıl çıkardı ki?
İda Dağı eteklerinde kurulu olan Manastırhan Butik Otel’in öncü girişimcileri Murat ve Uğur Bostancıoğlu kardeşler, mekânlarında kültüre mayalanma zemini yaratıyorlar,varolsunlar. Antik 30 çeşit yemeği ‘’arkeolojik kazı’’ yaparak hazırlayan ahçıbaşı Tutku Malay’ı da kutluyorum.
Antandros sikkesini basacak denli gözüpek olan Gülçin Cömert ve 380 yol arkadaşı: ‘’Sağolun’’…
Bu zenginliğin günümüze taşınmasını sağlayan filozof yazarlara da şükran…