7.02.2023

New York Times (31.01.2023) anlamlı bir haber-yorumla Mahatma Gandhi‘yi (1869-1948) katledilmesinden 75 yıl sonra bize anımsatmış.
Evet, Hint kurtuluş mücadelesinin büyük önderi Mahatma Gandhi…
Hindistan’daki ana yollar onun adını taşır. Büyük / yenilikçi projelere ‘’Gandhi’’ adının verilmesi gelenektir. Selefi Jawaharlal Nehru’nun (1889-1964) sözleri Gandhi en iyi betimleyen ifadelerdir :
-Gandhi ülkesini hep aydınlatacaktır. O kadar ki 1000 yıl sonra bile onun bu ışığı Hindistan üstünde gözükecektir.
Gandi‘nin doğduğu Madurai, onun bağımsızlık meşalesini yaktığı yerdir. 2018’de gezme olanağı bulduğum müzesi onun anılarıyla doludur.
1921’de ülkesine döndüğünde ev çıkrığında dokunmuş “khadi” yi ( yerel şalvar) kuşanıyor. Ölümüne dek onu bir daha elbise giyinmiş olarak görmeyeceğiz.
Hint bayrağının ortasındaki simge, Hint bağımsızlığının da simgesi. Mesaj şudur:
-Ülke ve haneler, yemede ve içmede kendi kendine yeterli olmalıdır.
Bu ilke bugün de geçerli...
Yazılım endüstrisi ülkede böyle doğdu, nükleer ve atom böyle üretildi, uzay sanayisine bu ilkeyle girildi, jenerik ilaç yapımında sivrildi. İlaç sanayisi çok-uluslu şirketlerin hemen hepsiyle davalı…
Hind kurtuluş mücadelesinde öğrendiğim ikinci olgu, bağımsızlık mücadelesinin 150 yılı bulduğu… İlk başkaldırı 1857‘de, çokca can yitip gidiyor. Hind kurtuluşunun sadece pasifizm (itaatsizlik) ile gerçekleştiğini söylemek ‘’yanlış’’ olur.
Üçüncü olgu Gandhi’yle Türki İş Bankası ile ilintisi. Bankanın kuruluş sermayesi konusunu “Gazi’nin Hind Müslümanlarından gelen yardım parasını tahsis etti“ sözleriyle geçiştiririz.
Hinduların ve Müslümanların İngiliz’e ortak başkaldırısında Gandhi 1919’da İstanbul‘un İngiliz işgal güçlerince teslim alındığı yıl katılır. Gandhi’ni etkin olduğu bir harekette onun bu yardım parasının yollanmasından habersiz olduğunu düşünemiyorum.
Müzede, ondan geride kalanlar 2 yemek kabı , 2 kaşık,1 gözlük , 1 köstekli saat , 2 sandalet ve 1 ashram kitabı…
“Ölüm, kibirlenerek bir şeyler edindiğimiz ortamın bittiği andır!“ onun tanımıdır..
21.yy‘da onun gibi Gazi Mustafa Kemal, Sun Yat Sen, Ho Chi Minh ve Mandella‘yı anabiliyoruz.
“Mahatma “ ( Yüce Ruh ) ya da Hint halkının onu andığı isimle “ Bapu “ ( Babamız ) anısı önünde saygıyla eğiliyorum.
Ya ustamız Yaşar Kemal ne diyor: Bir insan gökten düşmez. Onun kişiliğini koşulları oluşturur. Bu kişilik onun yaratıcılığını sağlar.(…) Bir kişi kendinden, kendi koşullarından , doğduğu topraktan, altında yaşadığı gökyüzünden, yaşadığı ilişkilerden, zenginleştiği dilden, en küçük ayrıntılardan nasıl sıyrılır da bir başkası olabilir ? Olabilse de niçin?