5.03.2022

Popülizm konusunda çok fazlaca yorum geldi dostlarımdan...
Anlaşılan bu işin teorik çatışı henüz örülmemiş. Yakın zamanda Türkçemize umarım bir dizi çalışmanın çevirisi kazandırılır. Zira popülizm dört dala at oynatmaya devam ediyor, edecek de...
Bugün sizlere bir ‘’ Uruguay Öyküsü ‘’ anlatacağım. Bu ülkeye gittim, huzurunu ve gerilimsiz yaşamını sokakta gördüm, bakalım siz ne düşünüyorsunuz?
X
Dün gibi anımsıyorum: 2018’de Venedik Film Festivali’ndeydim, ‘’Pepe: Yüce Bir Yaşam ‘’ filminin yönetmeni olarak Emir Kusturica anons edildi. Kusturica şöyle hafif bir duruşla ayağa kalktı, alkışlandı, ama o yerine oturmadı. Yanında oturan zatın kolundan tuttuğunu onu ayağa kaldırdığını anımsıyorum.
Evet, yanlış değildi, yönetmen Başkanlık görevini devretmiş olan kısa boyuyla hemen tanıdığımız Pepe’yi festivale getirmişti.
Kopan ve süregelen alkışı anlatmam mümkün değil, sonu gelmiyordu. Uruguay demokrasisini geri getirmek için o da ağır bir bedel ödemiş,15 yıl hapis yatmıştı. Başkan seçildikten sonra kendi vosvos marka arabası ile göreve gelip-giden, maaş almayan o güzel insanı alkışıyla herkes kucaklamak istiyordu.
Filmi de onun gibi ‘’ büyük‘’ bir gösteriydi....
İşte size bu Uruguay’ın aldığı yolu anlatmak istiyorum, zira The Economist dergisi son sayısında bu ülkenin ‘’ içini dökmüş’’, bu verilerden de çok yararlandım.
Uruguay, 3.5 milyon nüfusu olan, tarım ve hayvancılığı dayalı bir ekonomi...
12 yıllık bir dikta rejiminden sonra, 1984’de demokrasiye dönüş yaptı. Bununla kalmadı, yarattığı ‘’ özgürlük rejimi ‘’ ile Latin Amerika’nın kişi başına en yüksek olan ülkesi olmayı başardı. İstikrar getiren anayasal yapı ve akıllı ekonomik teşviklerin payı bu başarıda büyük etken oldu. Ülke, nüfusuna göre dünyanın en büyük yazılım ürünü ihracatçısı konumuna geldi. Şimdi bu ülkenin üçte iki nüfusu orta direkten oluşuyor.2025’de 20 bin $’lık kişi başına gelire erişecek.
2010’da başkan olan ve kısa adıyla ‘’Pepe‘’ olarak tanınan Jose Mujıca, eğitimi ülkenin 1.sektörü yaptı. Ülkenin insan gücü niteliğini çok arttırdı. Bununla, yazılım sektörü büyük bir sıçrama gösterdi.
Ülke içinde kurulan 12 serbest bölge, bir ‘’ start-up cenneti ‘’ yarattı. Dünyanın her yerinden bu serbest bölgelerden gelen girişimciler var. 2021’de bu startup‘lar içinden biri unicorn ( milyar dolarlık şirket ) oldu.
Ülkenin komşu ülkeleriyle ekonomik bağı bu dönemde azaldı. Dış ticaret Brezilya ve Arjantin‘e bağımlı olmaktan çıktı. İşçi haklarının temeli genişledi. İşçi sınıfının üçte biri sendikalı oldu.
2015 sonrası yönetime gelen merkez sağ da rota kırmadı, popülizme yönelmedi.
Uruguay, 27 Mart Pazar günü yaşamsal bir referandum yapacak. 2020 sonrası KHK şeklinde uygulanan 476 yasal düzenleme için halkın onayı istenecek.
Görünen o ki, Uruguay‘ın demokrasi ve istikrar rotasından çıkma olasılığı yok.
Latin Amerika’nın bu ülkesini başkent Montevideo’nun sokaklarındaki tango dansı ile tanıdım.İnsanları o zamanlar yoksuldu ama yoksun değildi.
İnanıyorum ki,bu ülke menzilini şaşırmadan bir ‘’örnek demokrasi örneği ‘’ ve ‘’ekonomik üs bölgesi’’ olarak yoluna devam edecek.
Uruguay, bize bir kez daha bir ülkenin çıkış yapmasında temelin istikrarlı politikadan geçtiğini gösteriyor.
Bu istikrarın temelini ise çerçevesi dolu, tanımları sarkmayan bir anayasa oluşturuyor. Uruguay bir adım öteye gitti: Temel konularda yürütme organı muhalefet partileri ile oydaşmak zorunda...
İşin bir ‘’sırrı’’ yok !
Demokrasi temel, istikrar şaşmaz bir ölçü olunca, Uruguay gibi bir ‘’hiç bir işin para etmediği bir ülke‘’ (land of no profit) bile 20.000 $‘a doğru emin adımlarla yürüyebilen bir ekonomi yaratabiliyor.
(km / gönderi :5.03.2022 )
____________________
*Pepe’nin yaşamını Emir Kusturica ‘’ Yüce Bir Yaşam ‘’ ( El Pepe : A Supreme Life ) adıyla 2018’de film yaptı,you tube‘den izlenebiliyor, öneririm...