9.12.2023

Çorum İş Kadınları Derneği, kadının seçme ve seçilme hakkının 89.yıldönümünde ‘’Cumhuriyetin Kadınları’’ konulu bir panel düzenledi.
Arkeolojinin başyazmanı dostum Nezih Başgelen dirayetli bir kolaylaştırıcılık yaptı. Sonrasında ‘’Çorum’a Değer Katan’’ 4 insana, Dr.Rıfat Patır, Mehmet Yolyapar, Prof.Aygül Süel ve İsmail Alapala’ya şükran dile getirildi.
‘’Latife Hanım’’ sunumumu kısaltarak sizinle paylaşacağım.
29 Ocak 1923 günü Gazi’den şöyle bir buyruk gelir:
-Hemen hazırlan,kadıyı çağırıyorum, emir emirdir.
Babası Muammer Uşaklıgil’in ‘’Size uygunsa, bizim için de uygundur’’ sözleri ve 4 tanık, 45 konuk huzurunda peçesiz Latife hanım ile Gazi, Kadı’nın sorusuna ‘’evet’’ diyerek, karı-koca ilan edilirler.Latife hanımın yorumu şudur:
-Kocasıyla birlikte nikah masasına oturan ilk Türk kızıyım.
Latife hanım 24 ve Gazi 41 yaşındadır. Adı Latife Mustafa Kemal olacaktır.
1923’ten 5 Ağustos 1925’e 910 sürecek bu evlilik için Time dergisinin yorumu: Türkiye yüzünü Batı’ya çevirdi .
‘’Balayı’’ Ege’dedir… Balya’da aynı safta namaz kılınır. Latife hanım, Akbaş köyünde bir binanın ilkokul çevrilmesini önerir. Burası Cumhuriyet Türkiye’sinin ilk okuludur.
Balayının etkisi büyüktür: İzmir’deki İktisat Kongresi’nde 6 ‘’kadın’’ işçi delegesi katılacak, 300 kişilik kadın dinleyici locası oluşturulacaktır.
Gazi-Latife hanım evliliği dünyada da yankılanır. NY Times ve Chicago Tribune gazeteleriyle İngilizce görüşen Latife hanımdır.
Gazi’nin 9 Ağustos 1925’te Latife hanıma yolladığı ‘’talakname’’ ile Türkiye’ nin 1 no’lu kadını ‘’boş düşmüştür’’. Mecelle erkeği ‘’tek ses’’ olarak kabul etmekte, kadına ‘’söz hakkı’’ yoktur. Talaknamede yapılan tek değişiklik ‘’ Sizi serbest bırakmaya muafık buldum’’ yerine ‘’Birbirimizden ayrılmaya karar verdik ‘’ ifadesidir.
İpek Çalışlar’ın yorumu düşündürücüdür:
-Bu boşanmanın kamu vicdanında makul bir yere oturması için Latife hanımın kötü bir kadın olarak anılması gerekiyordu, bu boşanmayı hak edecek kadar kötü…
Latife hanım için yazılan 9 eser ‘’erkek’’ dünyasındandır. Üçünde ‘’resmi tarih yazıcısı‘’ İsmet Bozdağ’ca sadece karalanır.
Latife hanım, Uşaklıgil ya da pasaporttaki müstear adıyla Fatma Sadık olacaktır.
Küçük bir ayrıntı: Latife hanıma soyadı kanunu sonrası ‘’Uşşaki’’ soy ismini Gazi verir, anlamını ‘’Aşıklardandır ‘’ olarak açıklar.
Gazi’nin yaşamında Afet İnan yer alır.
Latife hanım ise 50 yıl boyunca hiç konuşmaz.Bir mektubunda ‘’ Benim seninle yaşadığım mesut dakikaları hiçbir kadın yaşamamıştır’’diyen Latife hanımın evliliği için yorumu ‘’Ben bugüne kadar olduğu gibi şimdiden sonra da leyh ve aleyhte hiçbir kelime sarf edecek değilim’’şeklindedir.
Daha 1923’de Azerbeycan Elçisinin eşine ‘’Kadınlığın yükselmesi birinci derecede ehemmiyetdedir’’ diye yazan Latife hanımın kadına bakışını İpek Çalışlar şöyle yorumlar:
-Latife hanım kadının peçesini atmasını bir özgürlük davası olarak görüyor,siyasi temsil hakkını savunuyor, talak ve çokeşliliği sona erdirecek bir Medeni Kanun projesini destekliyordu. Hukuk bilgisine sahip Latife’nin Medeni Kanun çalışmaları sırasında aktif bir bir rol oynadığını tahmin etmek zor değil.(…) Yıllar içinde Latife’nin o günlerde oynadığı öncü rolün tamamen unutturulmuş olmasını kadın hareketi açısından büyük bir kayıp olarak görüyorum.
Bu ‘’unutturma eylemi’’ nin dışında duran tek insan, Cumhuriyetin ilk kadın avukatı Süreyya Ağaoğlu’dur. Ağaoğlu, Bir Ömür Böyle Geçti adını taşıyan özyaşam öyküsünde şöyle diyecektir:
-Türk kadınına yapmış olduğu hizmetler için Atatürk’ü ve Latife hanımı hatırlamayı bir vazife bileceğim…
2006’da İpek Çalışlar Latife Hanım adlı eserini yayınlar.
Eser, 600 bin adet basılır,10 dile çevrilir. Eser ‘’değişimin habercisi‘’ olan Latife hanımın ‘’Mustafa Kemal Paşa’nın başına gelmiş bir kaza ‘’ olmadığını çok açık seçik olarak anlatmaktadır.