26.08.2023

Hekimler verdiği hizmet kadar gelir alıyor, sabit gelir yok. 50 çalışan doktor, toplamda 120 personel, yılda 70 bin insana sağlık hizmeti veriyor. Fiyatlarsa çok makul, zira Mağusa insanı dar gelirli.
Arjantin için yazdıklarım için dostum Ahmet Tan’dan şu notu aldım:
-Milletçe sıcak hava ile yattığımız, patlayan dolar çatlayan TL haberleriyle kalktığımız bu bunaltıcı günlerde "okur klan"ına yine şahane bir pencere açmışsın.
Arjantin gerçekten uğruna hem ağlanacak, hem doyasıya yaşanacak şahane bir ülke.
Aradan 30 yıl geçtiği halde Arjantin aynı dolar/peso'nun Arjantin'i, Türkiye aynı dolar / TL'nın Türkiye'si.
Aslında ben geçen hafta kaldığım yerden Latin Amerika’dan devam edecektim. Ama zeytinin, peynirin, ekmeğin eş yazarı dostum Berrin Bal Onur’un ‘’umut istiyoruz!‘’ çağrısından esinlendim ve Kuzey Kıbrıs’tan bir anlamlı örneği yansıtmak istedim.
Kıbrıs deyince, 7 Eylül’de Mağusa’lı Retro Çalgıcıları, 6 Şubat depremindede ölen 34 Mağusa’lı can için İzmir’de, BŞB Başkan Tunç Soyer’in konuğu olarak bir ‘’dayanışma konseri’’ verecek. İzmir’de yaşayan dostlarım bu etkinliği lütfen kaydetsin.
Mektuplarımın vefalı okuru, dostum Ahmet Sucu’yu, 2000‘i aşkın dostu, kurucusu olduğu Özgün Zeytinyağı Fabrikası‘nın bahçesinde, keşkek hayrıyla anmışlar. Ben de ‘’helalinden bir zeytin sevdalısı‘’ olan bu has dostuma özlemimi iletiyorum.
1990’lı yıllar …
Türkiye’nin dört bir yerinde okuyan Kıbrıslı Türk öğrenciler bir Üniversite Temsilciler Konseyi kurmuş. Konuştukları konu hep şu: Hepimiz iş- güç sahibi olacağız. Ama nasıl olur, işimizi en iyi biçimde yaparız?
Bir doktor adayı, 1828-1889 arasında yaşamış Rus yazar Nikolay Çernişevski‘ nin ‘’Nasıl Yapmalı? ’’adlı romanını yaşama geçirmeyi öneriyor.
Bu roman, düşünce , kültür ve yaşama biçimiyle yaratılan ‘’yeni insanı‘’ anlatır. Yazarı 27 yıllık bir Sibirya sürgünü sonrası ölmüştür.
Bu roman genç hekimlere bir örnek olur. 17 Kıbrıslı Türk hekim, KKTC‘nin ‘’gazi’’ ama yoksul kenti Mağusa’da 1997’de ‘’Mağusa Tıp Merkezi ‘’ni (MTM) kurar.
Girişim Kuzey Kıbrıs’ta bir ‘’ ilk ‘’ tir. Çünkü onlar ‘’Bana ait bir yer olsun da, ne olursa olsun!‘’ anlayışını kırmış, ortak iradeyi yaşama geçirmişlerdir.
İlk olmak belki önemlidir, ama daha anlamlı olan onu yaşatmak ve kurumsallaştırmaktır..
Bu başarılır…
Çünkü bu örnekte ben yoktur, biz yaratılmıştır… Özel çıkarlar değil , sağlık ve gönenç öne çıkmıştır.
Sağlık yüksek maliyetli bir olay….
Tıp teknolojisi geliştikçe, maliyetler de artıyor. ‘’Maliyetleri kısalım!‘’ diyemesiniz. MTM bunu dengeliyor.
Hekimler verdiği hizmet kadar gelir alıyor, sabit gelir yok. 50 çalışan doktor, toplamda 120 personel, yılda 70 bin insana sağlık hizmeti veriyor. Fiyatlarsa çok makul, zira Mağusa insanı dar gelirli.
‘’Kıbrıs‘ta bir şey olmaz / yapılamaz ‘’ genellemesini MTM bence bu felsefe ve bakışla kırdı…
Daha sonra 105 ortaklı Unicap kuruldu, onlar da tarımsal sanayi alanında iyi bir örnek oldu.
30 yaşına 2 kala, çok ortaklı, geniş gönüllü ve yek yürekli Tıp Merkezi Ailesine ve çalışanlarına nice yıllar diliyorum…
Yaşar Kemal diyor ki: İnsan,düşleri öldüğü gün ölür….