12.11.2022

İsrael seçimleri bağnaz bir ırkçılığın yükseliş haberini izlerken B. Netenyahu ‘nun ‘’My Story ‘’ başlıklı Simon § Schuster ‘den çıkma 736 sayfalık biyografisini okuyor ya da gelin buna ‘’boğuşuyordum ‘ diyelim.
Kitap tam anlamıyla bir ‘’ Siyasetin Güç Analizi ‘’. Netenyahu güce tapıyor adeta. ‘‘’Diplomatik güç iyidir ama aktif şiddet ve ambargo kullanımı daha iyidir ‘’ onun görüşü. Bu görüşün uzantısı olarak ‘’ Filistin konusunda ödün sadece tehdit unsuru yaratır ‘’ diyor. Kamusal etki yaratmak için her türden aracı kullanmakta sakınca görmüyor. Vatandaşın ‘’arzuladığı ‘’ konuları değil de ‘’Vatandaşın En Çok Korktuğu ve Öfkelendiği Konular ‘’ ın testini yaptırıyor, politikasını bunun üzerine kuruyor.
İşte bu Netenyahu seçimden ‘’ galip ‘’ çıktı.
Ama Netenyahu Knesset ‘de 62 ‘’ evet ‘’ oyunu almak için her türden sağ aşırılıkla koalisyon yapmak zorunda.‘’En iyi Arap, ölü olanıdır !‘’ diyen ‘’Kahanistler’’ başta geliyor. Kurucusu Meir Kahane’den adını alıyor.Örgüt 2004-2022 arasında ABD ‘nin terörist listesindeydi.
Şimdi böyle bir anlayışın İsrael hükümet koalisyonunda yer almasının orta-doğu uyuşmazlığı üstündeki etkisini kestirmek zor değil. ‘’Vahşi Sağ’’ın bu yükselişi ırkçılığın bilenmesi anlamına geliyor.
Adına ‘’ küreselleşme ‘’ dediğimiz olgu, ülke sınırlarını kaldırırken insanlar arasında duvar ördü.
80. yaşına basan Günter Walraff ‘ın önemi burada ortaya çıkıyor….
Walraff ‘ı Türkiye kamuoyu 1985’de yazdığı ‘’ En Alttakiler ‘’ çalışmasıyla tanıyor.İki yıl boyunca ‘’Ali Levent Sinirlioğlu ‘’ kimliğiyle Türk işçiler arasında birebir yaşadıktan sonra yazdığı eseri 23 dile çevrildi ve 5 milyon adet basıldı. Onun yaptığı bu iş günümüzde ‘’ Walraffing Yöntemi ‘’olarak anılıyor. Bu yöntemi ‘’ Toplumun maskesini düşürmek için klık değiştirmek zorundasınız ! ‘’ şeklinde tanımlıyor. ‘’ Vatan Olan Gurbet ‘’ çalışmam için Walraff’ı Köln’deki evinde ziyaret etmiştim. Kitabın ona ait bölümünü özetleyerek aktarıyorum :
‘’Ali nerede diye soruyoruz Walraff’a... Ali 5 milyon evde yaşıyor. Türklerin simgesi Ali’nin yaşadığı akıl almaz haksızlıklar itimeler ve kakılmalar, dam gibi yerlerde yatıp kalkması üstündeki gizlilik perdesi bu kitabımla gün yüzüne çıktı. Takke düşmüştü ! Walraff , Ali’nin tıpatıp kendisi . “ Ali “ deyince dalıyor , sonra çıkıyor sonra sigaradan bir “ püf “ çekiyor , bir yudumda kahve ve sürdürüyor : Takke düştü , çünkü Ali bunları 1985’in Almanyası’nda yaşıyordu ve Ali 24 yıldır Almanya’da bir gettoda kapatılarak , adeta hadım ediliyordu.
Walraff ‘’Ali şimdi nerede ? sorusuna şu cevabı veriyor:
-Ali şimdi iyi bir yerde... Yerini Rus ve Romen mülteciler aldı, sıralama değişti. Ama Ali hala adı nedeniyle boy hedefi olabiliyor. Rasist bakış hala var.
Aralarında fersah fersah uçurumlar olan toplum kümecikleri yaratırsanız cemiyet olmazsınız. Bir de ‘ paralel toplum ‘ diye sözcük oyunu yapıyorlar , ne neye paralel ? Onu adı uçurum toplumları olmalı....
Sosyal sefalet her milliyet arasında geziniyor ve “ En Alttakiler “ her yerde var. Ben de haksızlık olduğu sürece yazacağım ve gündemi de etkileyeceğim...”
Walraff, Almanya politikasının ‘’ yabancılar ‘’ konusuna çeki düzen verdi, marjinal bilinen bir konuyu projeleştirdi. Önce Yabancı işçiler konusu tüm Alman siyasi partilerinin ‘’programı ‘’ na girdi. Yabancı kökenli milletvekilleri bir prestij konusu haline geldi. Günümüzde 25 ‘in üstünde yabancı kökenli milletvekili, 1 Meclis Başkanvekili ve 1 Federal Bakan ( Cem Özdemir ) var.
Günümüzde de ‘’ gerçek gündemi ‘’ yakalayan Walraff’lara ihtiyacımız var, ne dersiniz ?
Günter Walraff 80.yaşın kutlu olsun !
Söz Yaşar Kemal ustanın, diyor ki : Bir toplum hoşgörüsü kadar güçlü,sağlam, haklıdır.Zulmü kadar zalim, zayıftır.Irkçılık ise en korkunç hastalıktır ‘’.