13.03.2025

Neden grup vergi konsolidasyonu?

Holdinglerin garanti incelemelerine biraz daha geniş açıdan bakalım.

Kabul edelim, Kurumlar Vergisi Kanununda OECD transfer fiyatlandırması rehberi esas alınarak düzenlenen transfer fiyatlandırması hükümleri vergi ihtilaflarını azaltamadı

Pek çok sebebi olabilir. Bunlardan birisinin kurumlar vergisi reformunun 'grup vergi konsolidasyonu' ayağının eksik kalması olduğunu düşünüyorum.

TF düzenlemeleri özünde, bir şirketler grubuna ait olup farklı ülkelerde faaliyet gösteren işletmelerin aralarındaki işlemlerin emsallere uygun olarak fiyatlandırılmasını ifade ediyor. Bizde olduğu gibi yurt içi işlemlere de uygulanabiliyor.

Temel amacı, emsallere uygunluk ilkesine aykırı fiyatlandırma yoluyla kazancın bir ülkeden diğerine aktarılmasını önlemek. Yüksek vergiliden vergisize.

Çoğu ülkede TF düzenlemelerinin yanında grup şirketlerinin birlikte vergilendirilmesini düzenleyen grup vergi konsolidasyonu gibi sistemler bulunuyor. Bu sistemler yurt içi ilişkili kişi işlemlerini TF düzenlemelerinin dışına çıkarıyor.

Grup vergi konsolidasyonu, aynı gruba ait şirketlerin tek bir işletme gibi, işlemlerinin birleştirilerek vergilendirilmesini ifade ediyor. Şirketler için konsolide kazanç hesaplanıyor, tek beyanname veriliyor.

Gruba transfer fiyatlandırması hükümleri uygulanmıyor.

Doç. Dr. Gülşen Gedik’in 'Grup Şirketlerinin Vergilendirilmesi Sistemleri ve Konsolidasyon' kitabını okumanızı tavsiye ediyorum.

5520 sayılı KVK tasarısını hazırlayan Vergi Konseyi, grup vergi konsolidasyonunun diğer faydalarının yanı sıra yurt içi TF uzlaşmazlıklarını önlemekte de etkili olacağını düşünüyordu.

Maalesef, grup konsolidasyonu önerisine Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'dan destek bulamadı. Bakan, muhtemelen bürokratlarının telkinleriyle, kurumlar vergisi oranının yüzde 33'den 20'ye düşürüldüğü bir süreçte, vergi gelirlerinin daha fazla düşmesi ihtimalini göze alamadı.

2008 yılında, grup şirketlerinin yurt içi işlemlerinde TF düzenlemesinin kapsamını sınırlandıran bir kanun değişikliği yapıldı. Vergi Konseyi ile Gelir İdaresi yetkilileri arasında, sanırım Sapanca'da Bakan Unakıtan'ın da katıldığı bir çalışma toplantısı gerçekleştirilmişti.

Önerilen değişiklik, örtülü kazanç dağıtımını hazine zararı koşuluna bağlıyordu. Konsey, 'hazine zararı' terimini, emsallere uygunluk ilkesine aykırı belirlenen fiyatlandırmayla ‘kurumlar vergisinin’ eksik ödenmesi olarak anlıyordu. Toplantıda da böyle mutabık kalınmıştı.

Ama belli ki bu tanım bürokratların içine sinmedi. TBMM'ye gönderilen taslakta hazine zararı sadece kurumlar vergisinin değil her türlü verginin eksik ve geç ödenmesi olarak tanımlandı.

Bu şekilde yasalaşan düzenleme neredeyse uygulamada hiçbir iyileşme sağlamadı.

Sözün özü, bugün garanti hizmetleri yarın başka bir konu. Vergi ihtilafı yaratmaya bayılmıyorsak yurt içi ilişkili kişi işlemlerini TF kapsamı dışına çıkarmayı düşünmeliyiz.

Grup vergi konsolidasyonu bunu sağlayabiliyor.

Karadeniz'in İlk ve Tek Ekonomi Portalı

Okumak İçin Resimlere Tıklayınız.
Kapat
× Anasayfa Abone ol Tüm haberler Ekonomi Bölgesel Şirketler Gündem Belediye Sektörler Politika e-Dergi e-Gazete Web TV Künye Karadeniz sohbetleri Yazarlar