18.02.2023

Deprem uzmanlık alanım değil… Bu ‘’resim’’ hazırlığında dostlarım Atila Alpöge, Orhan Ertuğruloğlu, Abdullah Soykan ve Fatih Kurunaz‘un katkılarını aldım, sağolsunlar…
Yazar Sedat Ergin’in incelemeleri, dirençli bir konutun nasıl inşa edilebileceğini anlatıyor (Hürriyet, 10-16 Şubat 2023). Ya da ‘’olmayana ergi yöntemiyle ‘’(reductio ad absurdum ) tersine yaparak depremde yokolmanın nedenselliğini…
Depreme karşı iyi mücadele örneklerinden söz edelim.
Tavşancıl, Kocaeli’nin beldesi olarak 1999 Marmara Depremini geçirdi ama yaşamadı. Kentin Belediye Başkanı Salih Gün (CHP) ‘’Kuzey Anadolu Fay Hattı ‘’ nın buradan geçtiği bilinciyle, kenti 3 kat ile sınırladı.
Tavşancıl‘ın 1999 Depremi’nde ölü ve yaralısı yoktu.
Erzin, Hatay’ın 41 bin nüfuslu bir ilçesi. İskenderun’a 45 km uzaklıkta ve deprem alanı içinde yer alan örnek bir narenciye yetiştiricisi. İhracat yapıyorlar.1022 ortaklı Ernar Tarımsal Kooperatifi (1973) tarımı farklı kıldıran anlayışın dinamosu. 2019‘da Erzin‘e belediye başkanı olarak seçilen Av. Ökkeş Elmasoğlu (CHP) 1976 tarihli İmar Planı‘nın deprem gerçeğini göz önüne almadığını fark etti. 1/1000 Ölçekli İlave Revizyon Uygulama Planı hazırladı (2021). 1054 ha’lık kentsel alanda konutu 446 ha ile sınırladı. Plan Açıklama Raporu’nda şunlar öne çıkıyor :
-1.derece deprem bölgesinde yer alması nedeniyle yapılaşma öncesinde mutlaka Afet Yönetmeliği hükümlerine uyulmalıdır.
Başkan ne yaptı?
-Kendi adıma vicdanım çok rahat, hiçbir şekilde kaçak inşaata izin vermedik.
Bilgileri Le Monde’un 16 Şubat tarihli baskısından edindim, sanki ‘’ iyi ‘’ ve ‘’ doğru’’ yu göstermek istemeyen bir ‘’görünmez el ‘’ var.
6 Şubat Depremi’nde Antakya ve İskenderun ağır kayıplar verirken, 45 km ötedeki Erzin’de ölen ve yaralanan olmadı.
Elbistan, bir Maraş ilçesi olarak depremde ağır kayıplar verirken, Elbistan Devlet Hastanesi bu kayıplardan hiç etkilenmedi, depremde ayakta kaldı. Gizemini Mühendis Mehmet Emre Özcanlı anlatıyor:
-Erzincan’lı bir aile olarak 1939 ‘dan bu yana depremden etkileniyoruz. 3 kez Japonya’ya giderek Sismik İzolatör Sistemi’ni öğrendim. Bununla depremde yapının yeryüzü bağlantısı kesiliyor.
İşin ek maliyeti sadece % 5 (beş).
Depremleri çok az hasar ve asgari can kaybıyla atlatan Japonya’da işin sırrına ‘’ Bosai Kültürü‘’ deniliyor. Depremi, kültürel miraslarının bir parçası olarak nesilden nesile aktarmak işin sırrı. Bosai, bir önleme kültürü.
Coğrafya bilgesi Prof.Dr.Abdullah Soykan Japonya’da ‘’Denetimi nasıl yapıyorsunuz ?’’ sorusuna ‘’Denetim yapmıyoruz, konu insan canı olunca biz işin gereğini yapıyoruz ! ‘’cevabını unutmuyor.
EKONOMİ gazetesi depremin 8-10 Milyar $’lık yük getirdiğini hesaplıyor.Bu GSYH‘nın % 1-1.5‘u. Hesaplama salt yıkımı içeriyor… Oysa MTA’nın Yenilenmiş Diri Fay Haritası, Türkiye’de ve 5.5 ve üstü büyüklüğünde, 45 il ve 110 ilçeyi etkileyebilecek 485 diri fay olduğunu belgeledi.
Bu 110 ilçede konut ve binaların ücretsiz ve zorunlu olarak ‘’Bina Deprem Tesbiti ‘’nin yapılması bir kamu sorumluluğu. Bu yapılacak ki depreme dayanıklı olabilecek yeni Anadolu şekillenmesi ortaya çıkabilsin.
Önemli olan, yeni bir depremde kaybın asgarileştirilmesi, dağlanan yüreklerin azalması…
Deprem Yönetmeliği‘nin 8 ve Yapı Denetim Mevzuatı’nın 11 kez değiştiği bir ülkede, bu misyon görevi yepyeni ve farklı bir iktidar anlayışı gerektiriyor.
Edebiyatımızın ulu çınarı Yaşar Kemal’in 1952 Erzurum Depremi sonrası Cumhuriyet’e yazdığı röportaj dizisindeki sözlerle ‘’ Zor, zelzele ölümden de zor ‘’ aynıyle vaki değil mi ?